Ana içeriğe geç
Sözlük

sandalyeler ile cümle

sandalyeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sandalyeler hareketsiz, canlı değiller.إنها جامدة، إنها ليست حية.
Sandalyeler hareketsiz, canlı değiller.ですが 皆さんは物質から成り立ち
Sandalyeleri gelişigüzel adlandırdım. Biz en soldaki 1 numaralı sandalyeden başlayalım.Oznaczenia dla krzeseł są arbitralne, zacznijmy od krzesła z lewej oznaczonego numerem 1.
Sandalyeleri gelişigüzel adlandırdım.이건 임의로 이름을 붙인 것이죠, 하지만 왼쪽에 있는
Sandalyeleri gelişigüzel adlandırdım.هذه تسميات عشوائية للكراسي
Sandalyeleri gelişigüzel adlandırdım.では左側の1の椅子から始めましょう。
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.Aşa ridică mâna.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.De sitter i sina stolar och gör sig så små det går och de gör så här när de räcker upp handen.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.Istuessaan he tekeytyvät pieniksi ja viittaavat näin.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.의자에 앉을 때는 몸을 작게 해서 앉고 손을 뜰 때도 이렇게 들어요.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.Sedijo na stolu in se delajo majhne, dvigujejo roko takole.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.Se sientan en su silla, bien pequeñitos. Y al levantar la mano, lo hacen así.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.Siedzą tak, aby wydawać się jak najmniejszymi. Zgłaszają się tak.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.Ze zitten op hun stoel en maken zich klein. Ze steken hun hand zo op.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.Вони сідають на стілець і робляться непомітними, і руку вони тягнуть ось так.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.בכיסאותיהם ומקטינים את עצמם, והם עושים ככה כאשר הם מצביעים.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.على مقاعدهم ويجعلون من أنفسهم أصغر. ويفعلون هكذا عندما يرفعون أيديهم.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.手を挙げるときも こんな感じです これについて気付くことが 2つあります
Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.빈 칸을 만들게요 그냥 빈 칸들입니다: 1, 2, 그리고 3.
Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim. Bir, iki, üç.Stol 1, 2, och 3.
Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim. Bir, iki, üç.وسوف تكون فارغه
Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.Elas serão somente brancas:
Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.Estaran vacias:
Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.Ik noem ze stoel 1, 2 en 3. Ik noem ze stoel 1, 2 en 3.
Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.Puste krzesła, oznaczymy je jako:
Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.Sono vuote: 1, 2 e 3.
Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.Предположим, у меня есть 3 кресла. Обозначу их просто черточками:
Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.これらには誰も座っていません。 1, 2, 3. 3つの椅子があり、そこに7人の人がいるとします。
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Ghế thì nằm trên bàn và vẫn uống, và nó uống rất nhiều. (Cười)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)A székek már az asztalon vannak, de ő még mindig iszik, sokat iszik.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)Es wurde bereits aufgestuhlt, aber er trinkt immer noch... ...und er trinkt viel.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)Hij drinkt nog terwijl de stoelen al op tafel staan, en hij drinkt veel.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)Стільці вже на столах — а він досі п'є, і п'є він чимало.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)Столовете са на масата, той все още пие, а той пие доста.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.의자들은 테이블 위에 있고, 여전히 술을 마시고 있습니다. 또한 그(자동차)는 술을 많이 마십니다. (자동차가 휘발류를 많이 소비한다는 것을 비유함) (웃음)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Krzesła już ułożone na stołach, a on dalej pije. A pije tęgo! (śmiech)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Las sillas están sobre las mesas y el sigue bebiendo, y el bebe mucho.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Les chaises sont sur les tables et il continue à boire, et il boit beaucoup.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Le sedie sono già sui tavoli e lui sta ancora bevendo. e beve molto. (Risata)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Scaunele sunt strânse pe masă, dar el încă bea şi el bea mult.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Židle už jsou pozvedané a on pořád pije, a že pije hodně.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Οι καρέκλες έχουν μπει πάνω στο τραπέζι, κι αυτός πίνει ακόμα πίνει πολύ! (Γέλια)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Вечеринка закончена, он продолжает пить, и он уже порядочно напился. (Смех)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.הכסאות כבר מונחים על השולחנות, אבל הוא עדיין שותה, והוא שותה הרבה.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.الكراسي على الطاولات و تزال تشرب، وشربت كثيرا.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.しかも たくさん飲むんです 彼はよく咳をしてとても自分勝手
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Chúng tôi ngồi trên những dãy bàn thế này, và chúng tôi làm mọi việc một cách thật tự lập.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Istuimme pulpettiriveissä ja työskentelimme aika itsenäisesti.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Kami duduk dalam barisan meja seperti ini, dan kami melakukan sebagian besar pekerjaan kami secara mandiri.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.책상에 이렇게 줄 맞추어 앉았었고, 그리고 대부분의 학업을 스스로가 했습니다.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Nos sentábamos en filas de escritorios, y hacíamos la mayor parte de nuestro trabajo de forma autónoma.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Padsorokban ültünk, így, és munkánk java részét egyedül végeztük el.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Seděli jsme v řadách takhle a většinu úkolů jsme dělali vesměs samostatně.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Sedeli smo v takih vrstah klopi in večino dela opravili precej samostojno.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Sedevamo in file di banchi così, e lavoravamo in maniera abbastanza autonoma.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Sentávamo-nos em filas de secretárias como esta, e fazíamos a maior parte do nosso trabalho de forma autónoma.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Stăteam în rânduri de birouri în felul acesta, şi ne făceam majoritatea temelor destul de autonom.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Unsere Schreibtische waren in Reihen angeordnet, und wir machten unsere Arbeit meist recht selbstständig.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Vi sad i rækker af skriveborde, sådan her, og vi lavede det meste af vores arbejde ret selvstændigt.
Sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturur ve işimizin büyük kısmını kendi kendimize yapardık.Vi satt i rader av bänkar som denna, och vi gjorde det mesta av vår arbete självständigt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod