Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Filisterne tog da Guds Ark og bragte den fra Eben Ezer til Asdod.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Filistinští pak vzali truhlu Boží, a zanesli ji z Eben-Ezer do Azotu.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Filistrene tok Guds ark og førte den fra Eben-Eser til Asdod.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.I Filistei, catturata l'arca di Dio, la portarono da Eben-Ezer ad Asdod
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.블레셋 사람이 하나님의 궤를 빼앗아 가지고 에벤에셀에서부터 아스돗에 이르니라
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Kun filistealaiset olivat ryöstäneet Jumalan arkin, veivät he sen Eben-Eseristä Asdodiin.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Les Philistins prirent l`arche de Dieu, et ils la transportèrent d`Ében Ézer à Asdod.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.När filistéerna hade tagit Guds ark, förde de den från Eben-Haeser till Asdod.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Os filisteus, pois, tomaram a arca de Deus, e a levaram de Ebenézer a Asdode.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Phi-li-tin lấy hòm của Ðức Chúa Trời, đi từ Ê-bên-Ê-xe tới Ách-đốt.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Phi-li-tin lấy hòm của Ðức_Chúa_Trời , đi từ Ê - bên - Ê - xe tới Ách - đốt .
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Setelah orang Filistin merebut Peti Perjanjian Allah, mereka membawanya dari Eben-Haezer ke kota mereka, Asdod
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Tak tedy Filištíni vzali truhlu Božiu a dopravili ju z Ében-ézera do Ašdóda.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Tedy Filistynowie wzięli skrzynię Bożą, i zanieśli ją z Ebenezer do Azotu.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Οι δε Φιλισταιοι ελαβον την κιβωτον του Θεου και εφεραν αυτην απο Εβεν-εζερ εις Αζωτον.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.А филистимците, като хванаха Божия ковчег, занесоха го от Евен-езер в Азот.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Филистимляне же взяли ковчег Божий и принесли его из Авен-Езера в Азот.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.ופלשתים לקחו את ארון האלהים ויבאהו מאבן העזר אשדודה׃
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.فاخذ الفلسطينيون تابوت الله واتوا به من حجر المعونة الى اشدود.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.非 利 士 人 將 神 的 約 櫃 從 以 便 以 謝 抬 到 亞 實 突
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.非利士人 將神 的 約櫃從 以便 以 謝抬 到 亞實突
Finlandiya’da gönüllü işsizlik sandığı sistemi vardır.En Finlande, le système de caisse de chômage est facultatif.
Finlandiya’da gönüllü işsizlik sandığı sistemi vardır.En Finlandia existe un sistema de fondo voluntario de desempleo.
Finlandiya’da gönüllü işsizlik sandığı sistemi vardır.I Finland finns ett frivilligt system med arbetslöshetskassor.
Finlandiya’da gönüllü işsizlik sandığı sistemi vardır.Suomessa on vapaaehtoinen työttömyyskassajärjestelmä.
Finlandiya’da gönüllü işsizlik sandığı sistemi vardır.Система касс взаимопомощи безработным в Финляндии добровольная.
Finlandiya’da gönüllü işsizlik sandığı sistemi vardır.في فنلندا يوجد نظام صندوق بطالة طوعي عن العمل.
Finlandiya Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççeCaisse de chômage des entrepreneurs de Finlandefinnois _ suédois
Finlandiya Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççeFondo de subsidio de desempleo de los empresarios finlandesesfinés _ sueco
Finlandiya Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççeFöretagarnas Arbetslöshetskassa i Finlandfinska _ svenska
Finlandiya Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççeSuomen yrittäjäin työttömyyskassasuomi _ ruotsi
Finlandiya Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççeПредпринимательская касса взаимопомощи безработным в Финляндиифинский _ шведский
Finlandiya Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççeصندوق البطالة عن العمل لممارسي العمل الحرالفنلندية _ السويدية
Finlandiya Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççe芬兰创业者联盟的失业基金芬兰语 _ 瑞典语
Gelir endeksli gündelik para, üye olduğunuz işsizlik sandığı tarafından onaylanır ve ödenir.Ansiopäivärahan myöntää ja maksaa se työttömyyskassa, jonka jäsen olet.
Gelir endeksli gündelik para, üye olduğunuz işsizlik sandığı tarafından onaylanır ve ödenir.Den inkomstrelaterade dagpenningen beviljas och utbetalas av den arbetslöshetskassa där du är medlem.
Gelir endeksli gündelik para, üye olduğunuz işsizlik sandığı tarafından onaylanır ve ödenir.يقوم صندوق البطالة عن العمل الذي أنت عضو فيه بدفع البدل النقدي اليومي المرتبط بالدخل.
Gelir endeksli gündelik para, üye olduğunuz işsizlik sandığı tarafından onaylanır ve ödenir.失业收入保险金由您所属的失业保险基金会发放。失业保险金的数额取决于您在失业之前所得工资的数额。
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımAdevarul este ca am murit de dorul tau.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımDe waarheid is dat ik je zoveel heb gemist dat ik dacht dat ik dood zal gaan.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımDie Wahrheit ist, dass ich dich sehr vermisst habe, ich dachte, ich würde sterben.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandım사실은 있지 나 네가 보고 싶어서 죽 것 같았어
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımLa verità è che mi sei mancato così tanto che ho creduto di morire.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımLa verité c'est que tu m'as tellement manquée que j'ai cru en mourir.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımPravzaprav sem te na smrt pogrešala.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımPrawda jest taka, że tak bardzo za Tobą tęskniłam, że myślałam że umrę.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımSanningen är, att jag saknade dig så mycket att jag trodde jag skulle dö.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımSebenarnya, aku sangat merindukanmu, ku pikir aku akan mati karena itu.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımSự thật là, em nhớ anh muốn chết đi được.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımΗ αλήθεια είναι πως, μου έλειψες τόσο πολύ που νόμιζα πως θα πεθάνω.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımПо правде, я так скучала по тебе, думала, что умру.
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandımهذه الحقيقه لقد افتقدك كثيرا لدرجه اني اعتقدت باني سوف اموت
Gerçek şu ki, seni o kadar özledim ki, öleceğim sandım分かってるよ 全部
Gittiğini sandım.Aku pikir kau pergi.
Gittiğini sandım.Am crezut ca ai plecat.
Gittiğini sandım.Em cứ nghĩ rằng anh đã đi rồi.
Gittiğini sandım.Ich habe gedacht du seist längst weg.
Gittiğini sandım.Ik dacht dat je al weg was.
Gittiğini sandım.Jag trodde du hade gått.
Gittiğini sandım.J'ai cru que tu étais parti.