Ana içeriğe geç
Sözlük

sandı ile cümle

sandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.E as porás na tenda da revelação, perante o testemunho, onde venho a vós.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.I necháš jich v stánku úmluvy před svědectvím, kdež přicházím k vám.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.In položi jih v shodni šator pred pričevanje, kjer se shajam z vami.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.그 지팡이를 회막 안에서 내가 너희와 만나는 곳인 증거궤 앞에 두라
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Læg dem så ind i Åbenbariogsteltet foran Vidnesbyrdet, der, hvor jeg åbenbarer mig for dig.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Ngươi phải để các gậy đó trong hội mạc , trước hòm bảng chứng , là nơi ta gặp ngươi .
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Ngươi phải để các gậy đó trong hội mạc, trước hòm bảng chứng, là nơi ta gặp ngươi.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Og du skal legge dem i sammenkomstens telt foran vidnesbyrdet, der hvor jeg kommer sammen med eder.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Pane ne sitten ilmestysmajaan lain arkin eteen, missä minä teille ilmestyn.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Plaats deze staven in het Heilige der Heiligen in de tabernakel, waar Ik u altijd ontmoet voor de ark.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Pondrás estas varas en el tabernáculo de reunión, delante del testimonio, donde yo me encontraré con vosotros
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Să le pui în cortul întîlnirii, înaintea mărturiei, unde Mă întîlnesc cu voi.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Sedan skall du lägga in dem i uppenbarelsetältet framför vittnesbördet, där jag uppenbarar mig för eder.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Složíš ich v stáne shromaždenia pred svedoctvom, kam prichádzavam k vám.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.tedd le azokat a gyülekezet sátorában a bizonyság [ládája] elé, a hol megjelenek néktek.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Tu les déposeras dans la tente d`assignation, devant le témoignage, où je me rencontre avec vous.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.και θελεις αποθεσει αυτας εν τη σκηνη του μαρτυριου εμπροσθεν του μαρτυριου, οπου θελω ευρισκεσθαι μεθ' υμων
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.и положи их в скинии собрания, пред ковчегом откровения, где являюсь Я вам;
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Положи ги в шатъра за срещане пред плочите на свидетелството, гдето Аз се срещам с вас.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.והנחתם באהל מועד לפני העדות אשר אועד לכם שמה׃
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.وضعها في خيمة الاجتماع امام الشهادة حيث اجتمع بكم.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.你 要 把 這 些 杖 存 在 會 幕 內 法 櫃 前 、 就 是 我 與 你 們 相 會 之 處
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.你 要 把 這些 杖 存在 會幕內法 櫃前 、 就是 我 與 你 們相會之處
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:El Presidente Onama dijo, y creo que todos podemos estar de acuerdo con este objetivo,
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:오바마 대통령이 이런 말을 했습니다. 저는 우리 모두 이와 같은 목표에 동의해야한다고 생각합니다.
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:le président Obama a dit, et je pense que nous serons tous d'accord sur cet objectif,
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:Preşedintele Obama a afirmat, şi cred că toţi putem să fim de acord cu acest ţel,
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:Prezydent Obama powiedział, i myślę, że wszyscy możemy się zgodzić z tym celem:
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:- und ich denke, dieser Zielsetzung schließen wir uns an - Folgendes:
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:הנשיא אובמה אמר, ואני חושב שכולנו נוכל להסכים עם המטרה הזו,
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:قال الرئيس أوباما وانا اعتقد ان الجميع يتفق مع هذا
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:目指すゴールには誰もが同意します 「最初の鉄道や最初の高速道路
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Es cierto, creía que tratar con estas almas enfurecidas me iba a volver loco.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.É verdade, pensei que lidar com estas almas enraivecidas daria comigo em doido.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.È vero, ho pensato che affrontare queste anime rabbiose una ad una mi avrebbe condotto alla pazzia.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Jag trodde att jag skulle bli galen av att prata med alla själarna.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Jeg troede, at jeg ville blive skør af at tale med alle sjælene.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Luulin, että sielujen käsittely yksitellen tekisi minut hulluksi.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Prawdą jest, że dochodzenie do ładu z każdą z tych dusz doprowadziło mnie niemal do obłędu.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Πράγματι, νόμιζα ότι η σχέση με αυτές τις οργισμένες ψυχές θα με τρέλαινε.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Да, я думал, что если буду иметь дело с этими неистовыми душами, то это сведёт меня с ума.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır.Chúng là những câu mà nghi vấn những điều mà chúng ta cho là luôn đúng.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?Ce sont celles qui remettent en cause les choses que nous pensons déjà être vraies.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?Die stellen de dingen in vraag die we al menen te weten.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?Es sind solche, die unsere Wahrheit hinterfragen.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?이런 것들은 이미 우리가 진실이라고 믿고 있는 것에 대한 의문점들 입니다.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?Ponen en duda las cosas que ya pensamos verdaderas, ¿sí?
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?To te, które kwestionują rzeczy, które uważamy za pewne.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?Είναι αυτές που αμφισβητούν τα πράγματα που θεωρούμε ότι είναι ήδη αληθινά.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?Те са тези въпроси, които питат за нещата, за които мислим, че са истина.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?Це ті запитання, які ставлять під сумнів все те, в чому ми були впевнені на 100%.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?Это вопросы, подвергающие сомнению то, в чём мы полностью уверены.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?אלו השאלות שמערערות על אמיתות קיימות. נכון?
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?إنها تلك التي تشكك في الأمور التي نعتقد أنها صحيحة بالفعل. أليس كذلك؟
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır. Değil mi?「生命はいかに始まったのか」とか
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır.São as que questionam as coisas que pensamos serem verdade.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır.Sono proprio quelle che mettono in dubbio le cose che diamo per vere.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır.Sú to tie, ktoré skúmajú a pýtajú sa na veci, ktoré už považujeme za pravdivé.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır.Yaitu pertanyaan yang mempertanyakan hal-hal yang kita pikir adalah benar.
Eğer babam sandım daire içinde hareket eden Eğer yüksek araç ile birlikte hareket ediyoruz, çünküAnda berpikir Ayah bergerak dalam lingkaran karena Anda tinggi pindah bersama dengan mobil
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod