sandığım ile cümle

sandığım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Występuje to znacznie częściej niż kiedyś myśleliśmy.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Λοιπόν, αυτό είναι πολύ πιο διαδεδομένο από ό,τι πιστεύαμε αυτή τη χρονική περίοδο.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Кстати, аутизм распространён гораздо больше, чем мы раньше думали.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Това се случва по-често, отколкото мислехме тогава.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.אך לעתים קרובות באופן משונה,
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.حسنا, هذا منتشر جدا أكثر مما كنا نعتقد في ذلك الوقت.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.この分野で働き始めたとき自閉症は稀で-
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.A esta velocidade, devemos chegar ao outro lado da montanha mais depressa do que pensávamos.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.A este ritmo, deberíamos llegar al otro lado de la montaña antes de lo que pensábamos.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.Di questo passo, dovremmo uscire dalla montagna più in fretta del previsto.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.I den här takten kommer vi fram snabbare än vi trodde.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.I dette tempo kommer vi hurtigere frem, end vi troede.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.Pääsemme vuoren toiselle puolelle odotettua nopeammin.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.Znajdziemy się po drugiej stronie szybciej, niż sądziliśmy.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.Με αυτό το ρυθμό θα φτάσουμε απέναντι πιο σύντομα από ό,τι νομίζαμε.
Bu hızla dağın öbür tarafına sandığımızdan daha çabuk ulaşacağız.Таким образом мы попадём на ту сторону горы быстрее, чем мы думали.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Aşa ceva nu se poate conduce doar din Beijing, chiar dacă noi credem că aşa se întâmplă.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Je kan op deze schaal een land niet zomaar vanuit Beijing besturen, hoewel we denken dat dit het geval is.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.이런 규모를 베이징에서만 관장하는 것은 불가능합니다. 마치 그렇게 보일지라도 말이죠.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Man kan ikke styre et noget i denne størrelsesorden blot fra Beijing, selvom vi tror, at det er tilfældet her.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Näin suurta aluetta ei voida johtaa pelkästään Pekingistä, vaikka niin uskoisimmekin.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Nemůžete řídit takhle rozlehlou zemi jen z Pekingu, ačkoliv si myslíme, že tomu tak je.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Nie można rządzić takim tworem jedynie z Pekinu, choć myślimy, że właśnie tak jest.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Non è possibile controllare un posto di una tale portata semplicemente da Pechino, anche se la pensiamo così.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Ви не можете міряти все по Пекіну, навіть якщо ми думаємо що це хороший приклад.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Не може да управлявате площ от такъв мащаб просто от Пекин, въпреки че си мислим, че това е така.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Сложно управлять подобной территорией исключительно из Пекина, хотя мы именно так себе это представляем.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.אתה לא יכול לנהל בקנה מידה כזה מבייג'ינג. למרות שאנו סבורים שזהו המצב.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.فلايمكن بسط سلطة " بكين - العاصمة - " على هذا الحجم الشاسع حتى لو كنا نعتقد ان هذا ما يحصل
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.こういった事はあると私たちが思っていてもです そんなことは絶対にないんです
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Es como si justo cuando... ...creemos que lo hemos conseguido, se nos escapa de las manos.
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Jakby nam umykał, ilekroć myślimy, że jest na wyciągnięcie ręki.
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Juuri, kun se on ulottuvillamme, se livahtaa käsistämme.
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Sabes, parece que... ... sempre que achamos que está ao nosso alcance, foge-nos.
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Sai, è come se... proprio quando pensi di averla raggiunta, ti sfugge.
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Знаешь, это всё равно что... мы уже думаем, что он близко, но он от нас ускользает.
Çiçek hastalığından tam da kurtulduğumuzu sandığımız anda virüs geri geldi.우리가 천연두를 거의 퇴치시켰을 당시 천연두가 다시 도졌습니다.
Çiçek hastalığından tam da kurtulduğumuzu sandığımız anda virüs geri geldi.Toen we de pokken bijna hadden uitgeroeid, kwamen ze weer terug.
Çiçek hastalığından tam da kurtulduğumuzu sandığımız anda virüs geri geldi.כשכמעט מיגרנו את האבעבועות, הם חזרו שוב,
Çiçek hastalığından tam da kurtulduğumuzu sandığımız anda virüs geri geldi.عندما كنا قد تقريبا القضاء على الجدري، عاد مرة أخرى،
Çiçek hastalığından tam da kurtulduğumuzu sandığımız anda virüs geri geldi.タタの町にある企業が労働者を呼び込み
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Car la barbarie d'aujourd'hui n'est peut-être pas celle que l'on pense.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Denn die Barbarei, die es heute gibt, ist vielleicht nicht die, für die wir sie halten.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Die barbarij kan er anders uitzien dan hoe we die kennen.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.오늘날의 야만이 아니라, 아마 우리가 생각하는 야만도 아닐 것입니다.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Pentru că barbaria pe care o avem azi nu e probabil barbaria pe care ne-o imaginăm.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Perché la barbarie di oggi non è forse la barbarie che crediamo.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Porque a barbárie que temos hoje talvez não seja a barbárie que pensamos.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Protože to není barbarství, co máme dnes, nejspíš to není barbarství, myslíme si.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.To co jest dziś to nie barbarzyństwo, nie to o czym myślimy.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Vì nó không phải, thứ mọi rợ của chúng ta hôm nay, có thể không phải là thứ dã man mà ta nghĩ.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Γιατί δεν είναι, η βαρβαρότητα που ζούμε σήμερα, δεν είναι ίσως η βαρβαρότητα που σκεφτόμαστε
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Защото то не е, варварството, което имаме днес, вероятно не е варварството, което смятаме.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Тому що наше нинішнє дикунство - це не те дикунство, що ми думаємо.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Это даже не варварство, которое есть сейчас, может даже не то варварство, о котором мы думаем.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.בגלל שזה לא אותו דבר, הברבריות שיש היום, זו אולי הברבריות שבמחשבה שלנו.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.لأنها ليست الهمجية التي لدينا اليوم، انها ربما ليست الهمجية التي نعتقدها.
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.野蛮にも色んな種類がありますから
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:El Presidente Onama dijo, y creo que todos podemos estar de acuerdo con este objetivo,
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:오바마 대통령이 이런 말을 했습니다. 저는 우리 모두 이와 같은 목표에 동의해야한다고 생각합니다.

İlgili Sayfalar