sandığım ile cümle
sandığım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Durum sandığımızdan daha kötü.The situation is worse than we believed.
Sandığımdan daha az zaman var.There is less time than I thought.
Arkadaşım sandığım adam beni kandırdı.The man who I thought was my friend deceived me.
Kobe'nin yıkımı sandığım kadar kötüydü.The devastation in Kobe was as terrible as I had imagined.
Hemşire sandığım kadının doktor olduğunu şimdi öğrendim.I now understand that the woman I thought was a nurse is a doctor.
Hemşire sandığım kadının doktor olduğunu şimdi anlıyorum.I now understand that the woman I thought was a nurse is a doctor.
Bu benim takım sandığım.This is my tackle box.
Durum bizim sandığımızdan daha kötü.The situation is a lot worse than we imagined.
Kaybettiğimi sandığım bir şeyi buldum.I found something I thought I'd lost.
Benim sandığımda bir halatım var.I've got a rope in my trunk.
Bir şey bulduğumu sandığımı söyledim.I said I think I found something.
Hazır olabileceğimi sandığımı söyledim.I said I think I might be ready.
Çözmeme yardım edebileceğini sandığım bir sorunum var.I have a problem I think you can help me solve.
Sandığımdan daha hastayım.I'm sicker than I thought I was.
Yaşın sandığımdan büyükmüş.You're older than I thought you were.
Sandığımdan daha çok ortak noktamız var.We have more in common than I expected.
Kaybettiğimi sandığım kredi kartımı buldum.I found my credit card that I thought I'd lost.
Durum sandığımız kadar kötü olmayabilir.The situation might not be as bad as we thought.
Köpekler sandığımızdan daha zeki.Dogs are smarter than we think.
Ben o sandığım bir fotoğraf bırakmak sahip; ve ben, sevgili Bay Sherlock kalırI leave a photograph which he might care to possess; and I remain, dear Mr. Sherlock
Sandığımı getirir misin?Would you get my trunk?
Bu da bize bildiğimizi sandığımız şeylerden biri hakkında birşeyler söylüyor.But it also tells us something about one of these things that we think that we know.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Well, this is much more prevalent than we thought at the time.
Yani, benim olduğumu sandığım kişiyi. Benim Batılı tabirlYou know, my who I think I am, my conventional Western sense of
Sen, benim olduğunu sandığım kişi değilsin.You are not what I thought you were
Halen devam etmekte olduğunu sandığım bir oyun geçmişi daha var.Now there's another play history that I think is a work in progress.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.And we have to be able to go into scary places where we may, you know, we think we know.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.You can't run a place on this scale simply from Beijing, even though we think this to be the case.
Doğru olduğunu sandığımız şeyleri sorgulayanlardır.They're the ones that question the things we think to be true already.
Sandığımızdan da yüksek sesle patladı.It boomed even louder than we expected.
Sandığım gibi değilmiş.It's not what I imagined.
Sandığımdan da hızlı oldu.It came faster than I thought
Sonunda ortaya çıkacağını sandığımız düşünce buydu.That's what we thought was going to come out of this.
Yoksa yaşam sandığımızdan daha mı yakın?Or is life closer than we think?
Çünkü bugünkü barbarlık belki sandığımız barbarlık değil.Because it's not, the barbaria we have today, it's perhaps not the barbaria we think.
Bir şey sandığım yok !Of course I do.
İşte sandığım şey devam ediyor.Here's what I think is going on.
Şimdi sandığım aldatmaca çoğu insanın Madagaskar dilini konuşmadığıdır.Now the trick with this is that I'm guessing most people here don't speak Malagasy.
Her şeyden önce, bu imkansızdı, sandığımız şey değildi.First of all, it was impossible, and it's not what it was.
Devletin Durumu Konusmasinda hepimizin katilacagini sandigim su hedeften bahsetti:President Obama said, and I think we could all agree with this goal,
Benim emeklilik sandığımdan yüzde bir yani yılda 1 milyar dolar kazanıyorlar. -From my pension fund they're getting 1% per year of $1 billion.
Bazen çözümler sandığımızdan da kolay oluyorlar.Manchmal ist die Lösung einfacher als wir denken.
Kendimi kendim sandığım birini, bir insanı gündelik, basit, iç yaşamıyla vermek denemeleri.We Are What We Do will Menschen inspirieren, mit einfachen, alltäglichen Dingen die Welt zu verbessern.
Sandığımdan daha iyi çıktı.Salió mejor de lo que creí.
Sandığımızdan daha da kötü.Es peor de lo que pensábamos.
Kendimi kendim sandığım birini, bir insanı gündelik, basit, iç yaşamıyla vermek denemeleri.Azok szavával a verseiben, akiké a nehéz élet, a nehéz sors, a mindennapi küzdelem.
Burası, Crowley'in öldüğünü sandığımız noktadır.ローランが死去したと伝えられる場所には石碑が勃っている。
Burası, Crowley'in öldüğünü sandığımız noktadır.멀린이 매장되었다고 전해지는 장소 중 하나다.
Ama çiçek hastalığını yendiğimizi sandığımız anda talihimiz yine gülmedi.Et dans un cruel revirement de situation, après que nous avons presque entièrement conquis la variole,
Ama çiçek hastalığını yendiğimizi sandığımız anda talihimiz yine gülmedi.우리가 천연두를 거의 퇴치시켰을 무렵 - 사태가 다시 악화됐죠.
Ama çiçek hastalığını yendiğimizi sandığımız anda talihimiz yine gülmedi.בהיפוך מרושע, אחרי שכמעט ניצחנו את האבעבועות-
Ama çiçek hastalığını yendiğimizi sandığımız anda talihimiz yine gülmedi.وفي انتكاسة قاسية بعد ذلك كان علينا ان نهاجم الجدري ونغزوه تقريبا-
Ama çiçek hastalığını yendiğimizi sandığımız anda talihimiz yine gülmedi.これは社会起業家として学ばなければならない 最後の詰めの領域なのです
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Aber es sollte sich nicht so einfach herausstellen, wie es zunächst aussah.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Aí o Dan liderou a equipa de síntese deste cromossoma com mais de um milhão de pares de bases.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Dar s-a dovedit că nu avea să fie aşa de uşor până la urmă.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.De kiderült, hogy végül mégsem lesz olyan egyszerű.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.하지만, 이 실험은 쉽게 마무리되지 않았습니다.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Maar uiteindeljk bleek het niet zo eenvoudig te zijn.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Mais il s'est avéré que ce ne serait pas si simple en fin de compte.