sandığı ile cümle

sandığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››J`y ai placé l`arche où est l`alliance de l`Éternel, l`alliance qu`il a faite avec les enfants d`Israël.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››내가 또 그곳에 여호와께서 이스라엘 자손으로 더불어 세우신 언약 넣은 궤를 두었노라
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››Och där har jag satt arken, i vilken förvaras det förbund som HERREN slöt med Israels barn.»
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››Og der har jeg satt arken, hvori Herrens pakt er, den pakt som han gjorde med Israels barn.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››og jeg har der beredt en Plads til Arken med den Pagt, HERREN sluttede med Israeliterne."
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››Tamżem też postawił skrzynię oną, w której jest przymierze Pańskie, które uczynił z synami Izraelskimi.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››und habe hineingetan die Lade, darin der Bund des HERRN ist, den er mit den Kindern Israel gemacht hat.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››và tại đền ấy đã đặt cái hòm đựng giao ước của Ðức Giê-hô-va mà Ngài lập với dân Y-sơ-ra-ên.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››và tại đền ấy đã đặt cái hòm đựng giao_ước của Ðức_Giê - hô-va mà Ngài lập với dân Y-sơ-ra-ên .
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››Vi ho collocato l'arca dell'alleanza che il Signore aveva conclusa con gli Israeliti»
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››Y he puesto allí el arca, en la cual está el pacto de Jehovah que él hizo con los hijos de Israel.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››και εθεσα εκει την κιβωτον, εν η κειται η διαθηκη του Κυριου, την οποιαν εκαμε προς τους υιους Ισραηλ.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››И там турих ковчега, в който е заветът, който Господ направи с израилтяните.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››И я поставил там ковчег, в котором завет Господа, заключенный Имс сынами Израилевыми.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››ואשים שם את הארון אשר שם ברית יהוה אשר כרת עם בני ישראל׃
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››ووضعت هناك التابوت الذي فيه عهد الرب الذي قطعه مع بني اسرائيل
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››我 將 約 櫃 安 置 在 其 中 、 櫃 內 有 耶 和 華 的 約 、 就 是 他 與 以 色 列 人 所 立 的 約
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››我 將約 櫃 安置 在 其中 、 櫃內 有 耶和華 的 約 、 就是 他 與 以色列人 所立 的 約
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.A položíš pokrývku na truhlu svedoctva vo svätyni svätých.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Azután tedd rá a fedelet a bizonyság ládájára a szentek szentjébe.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Ðoạn , hãy để cái nắp thi_ân trên hòm bảng chứng , đặt trong nơi chí thánh .
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Ðoạn, hãy để cái nắp thi ân trên hòm bảng chứng, đặt trong nơi chí thánh.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.In deni pokrov sprave na skrinjo pričevanja v Najsvetejšem.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Ja aseta armoistuin lain arkin päälle, joka on kaikkeinpyhimmässä.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.너는 지성소에 있는 증거궤 위에 속죄소를 두고
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Leg dan het verzoendeksel op de ark van het verbond in het Heilige der Heiligen.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Letakkan tutup Peti Perjanjian di atas petinya
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Och du skall sätta nådastolen på vittnesbördets ark inne i det allraheligaste.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Og du skal sette nådestolen ovenpå vidnesbyrdets ark i det Aller-helligste.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Og Sonedækket skal du lægge over Vidnesbyrdets Ark i det Allerhelligste.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Položíš také slitovnici na truhlu svědectví v svatyni svatých.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Położysz też ubłagalnię na skrzyni świadectwa w świątnicy najświętszej.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Pondrás el propiciatorio sobre el arca del testimonio, en el lugar santísimo
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Porás o propiciatório sobre a arca do testemunho no santo dos santos;
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Porrai il coperchio sull'arca della Testimonianza nel Santo dei santi
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Să pui capacul ispăşirii pe chivotul mărturiei, în Locul prea sfînt.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Tu mettras le propitiatoire sur l`arche du témoignage dans le lieu très saint.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Und sollst den Gnadenstuhl tun auf die Lade des Zeugnisses in dem Allerheiligsten.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.Και θελεις επιθεσει το ιλαστηριον επι της κιβωτου του μαρτυριου εν τω αγιω των αγιων.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.И до положиш умилостивилището върху ковчега с плочите на свидетелството в пресветото място.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.И положи крышку на ковчег откровения во Святом-святых.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.ונתת את הכפרת על ארון העדת בקדש הקדשים׃
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.وتجعل الغطاء على تابوت الشهادة في قدس الاقداس.
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.又 要 把 施 恩 座 安 在 至 聖 所 內 的 法 櫃 上
Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.又 要 把 施恩 座 安在 至聖 所 內 的 法櫃上
Belki insanlar, ölüm ve hayat hakkında senin sandığından daha çok şey biliyordur!Quizás sabe más de lo que crees sobre la gente, la vida y la muerte.
Ben bir emekli sandığıyım.Saya adalah dana pensiun.
Ben bir emekli sandığıyım.Yo soy un fondo de pensiones.
Ben bir emekli sandığıyım.私はカリフォルニアの教師達の退職基金を運営したり、
Benim bir emekli sandığı olduğumu ve borç verebilecek param olduğumu varsayalım. -Digamos que yo soy un fondo de pensiones, y que tengo mucho dinero para prestar a otras personas.
Benim bir emekli sandığı olduğumu ve borç verebilecek param olduğumu varsayalım. -Sebagai contoh, saya adalah seorang pensiunan dan saya memiliki uang pensiun untuk dipinjamkan ke orang lain.
Benim bir emekli sandığı olduğumu ve borç verebilecek param olduğumu varsayalım. -お金を持っています。 私はそのお金を他の人に貸したいと思っています、 なぜなら、
Benim emeklilik sandığımdan yüzde bir yani yılda 1 milyar dolar kazanıyorlar. -Desde mi fondo de pensiones van a obtener el 1% al año de $ 1 mil millones.
Benim emeklilik sandığımdan yüzde bir yani yılda 1 milyar dolar kazanıyorlar. -受け取り。 この年金基金から、彼らは1.5%、
Ben o sandığım bir fotoğraf bırakmak sahip; ve ben, sevgili Bay Sherlock kalırAku meninggalkan foto yang ia mungkin peduli memiliki, dan saya tetap, sayang Mr Sherlock
Ben o sandığım bir fotoğraf bırakmak sahip; ve ben, sevgili Bay Sherlock kalırAm plecat o fotografie pe care el ar putea grijă să se posedă, şi eu rămân, domnule Sherlock
Ben o sandığım bir fotoğraf bırakmak sahip; ve ben, sevgili Bay Sherlock kalırHagyok egy fényképet, amely talán ellátás rendelkeznek, és maradok, kedves Mr. Sherlock
Ben o sandığım bir fotoğraf bırakmak sahip; ve ben, sevgili Bay Sherlock kalırIch lasse eine Fotografie, die er darauf, sein besitzen, und ich bleiben, lieber Mr. Sherlock
Ben o sandığım bir fotoğraf bırakmak sahip; ve ben, sevgili Bay Sherlock kalırIk laat een foto die hij eventueel zorg aan te bezitten; en ik blijf, lieve heer Sherlock
Ben o sandığım bir fotoğraf bırakmak sahip; ve ben, sevgili Bay Sherlock kalırI zostawić fotografię, która może mu tam do posiadać, a ja nadal, kochany panie Sherlock

İlgili Sayfalar