sandığı ile cümle

sandığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Giô-suê dậy sớm và những thầy tế_lễ khiêng hòm của Ðức_Giê - hô-va .
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.In Jozue vstane zjutraj zgodaj, in duhovniki neso skrinjo GOSPODOVO,
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Iosua s'a sculat cu noaptea'n cap, şi preoţii au luat chivotul Domnului.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Joosua nousi varhain seuraavana aamuna, ja papit ottivat Herran arkin.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Josué levantou-se de madrugada, e os sacerdotes tomaram a arca do Senhor.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Josué se leva de bon matin, et les sacrificateurs portèrent l`arche de l`Éternel.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Josué se levantó muy de mañana, y los sacerdotes tomaron el arca de Jehovah
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Józsué pedig felkele jó reggel, és felvevék a papok az Úrnak ládáját.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.여호수아가 아침에 일찌기 일어나니라 제사장들이 여호와의 궤를 메고
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Morgenen efter stod Josva tidlig op, og prestene bar Herrens ark.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Och följande morgon stod Josua bittida upp, och prästerna togo HERRENS ark.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Opět povstal Jozue ráno a kněží nesli truhlu Hospodinovu.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Potom vstal Jozua skoro ráno, a kňazi vzali a niesli truhlu Hospodinovu.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Tidligt næste Morgen gjorde Josua sig rede, og Præsterne bar HERRENs Ark,
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Und Josua machte sich des Morgens früh auf, und die Priester trugen die Lade des HERRN.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Wstał zasię Jozue rano, a kapłani wzięli skrzynię Pańską.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Και εξηγερθη ο Ιησους το πρωι, και οι ιερεις εσηκωσαν την κιβωτον του Κυριου
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.И на сутринта Исус стана рано, и свещениците дигнаха Господния ковчег,
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.וישכם יהושע בבקר וישאו הכהנים את ארון יהוה׃
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.فبكر يشوع في الغد وحمل الكهنة تابوت الرب
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.約 書 亞 清 早 起 來 、 祭 司 又 抬 起 耶 和 華 的 約 櫃
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.約書亞 清早 起 來 、 祭司 又 抬起 耶和華 的 約櫃
Esnaf ve Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççe _ İngilizce _ Rusça _ Estonya DiliAmmatinharjoittajien ja yrittäjien työttömyyskassasuomi _ ruotsi _ englanti _ venäjä _ viro
Esnaf ve Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççe _ İngilizce _ Rusça _ Estonya DiliFondo de subsidio de desempleo para empresarios y profesionalesfinés _ sueco _ inglés _ ruso _ estonio
Esnaf ve Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççe _ İngilizce _ Rusça _ Estonya DiliYrkesutövarnas och företagarnas arbetslöshetskassafinska _ svenska _ engelska _ ryska _ estniska
Esnaf ve Girişimciler İşsizlik SandığıFince _ İsveççe _ İngilizce _ Rusça _ Estonya Dili创业者和个体经营者的失业基金芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语 _ 俄语 _ 爱沙尼亚语
Evet, bu benim, emekli sandığı -Ese soy yo, un fondo de pensiones.
Evet, bu benim, emekli sandığı -Ini saya, dana pensiun. -
Evet, bu benim, emekli sandığı年金基金。
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Cara a Cara demostró que lo que pensábamos imposible era posible. ¿Y saben qué? También era fácil.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.'Face 2 Face' a demonstrat că ce credeam noi imposibil a fost posibil -- şi încă destul de uşor, aş spune.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da."Face 2 Face" ha dimostrato che l'impossibile è possibile -- e sapete cosa vi dico? E' stato anche facile.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.'Face 2 Face'가 보여준 것은 우리가 불가능하다고 생각했던 게 가능하더라는 것입니다. -- 그리고 여러분도 알다시피 오히려 쉬웠습니다.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Face 2 Face liet zien dat het onmogelijke toch mogelijk bleek -- en gemakkelijk om te doen zelfs.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Face 2 Face menunjukkan bahwa yang kami pikir tidak mungkin ternyata mungkin -- dan bahkan gampang.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Face 2 Face pokazało, że niemożliwe jest możliwe -- co więcej jest bardzo proste.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Face 2 Face ukázalo, že to, čo sme pokladali za nemožné, bolo možné -- a viete čo, dokonca ľahké.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Face 2 Face ukázal, že to, co jsme považovali za nemožné, bylo možné -- a víte co? Dokonce snadné.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Face 2 Face מדגימה שמה שנתפס כבלתי אפשרי, הוא אפשרי -- ואתם יודעים מה, אפילו פשוט.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Το Πρόσωπο με Πρόσωπο επέδειξε ότι αυτό που θεωρούσαμε αδύνατο ήταν δυνατό -- και, ξέρετε, ακόμα και εύκολο.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da."Лице в лице" показа, че това което смятахме за невъзможно е възможно -- и даже мога да кажа, че беше лесно.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Проект Face2Face доказывает, что невозможное возможно - и даже легко.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.وجه لوجه اثبت ان ما كنا تعتقد انه مستحيل اصبح ممكنا-- وكان ايضا سهلا.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.不可能に思えたことが 実は可能だったことです むしろ簡単でした 境界を広げたわけではなく
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da."面對面"證實左 有啲我哋覺得唔可能嘅事系可能發生嘅 -- 而且,你知唔知呀?好易架咋。
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.A Filiszteusok pedig vevék az Isten ládáját és elvitték Ében-Ézerbõl Asdódba.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Después de haber capturado el arca de Dios, los filisteos la llevaron de Eben-ezer a Asdod
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Die Philister aber nahmen die Lade Gottes und brachten sie von Eben-Ezer gen Asdod
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Filistejci so pa vzeli skrinjo Božjo in jo donesli iz Eben-ezerja v Asdod.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Filistenii au luat chivotul lui Dumnezeu, şi l-au dus din Eben-Ezer la Asdod
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Filisterne tog da Guds Ark og bragte den fra Eben Ezer til Asdod.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Filistinští pak vzali truhlu Boží, a zanesli ji z Eben-Ezer do Azotu.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Filistrene tok Guds ark og førte den fra Eben-Eser til Asdod.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.I Filistei, catturata l'arca di Dio, la portarono da Eben-Ezer ad Asdod
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.블레셋 사람이 하나님의 궤를 빼앗아 가지고 에벤에셀에서부터 아스돗에 이르니라
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Kun filistealaiset olivat ryöstäneet Jumalan arkin, veivät he sen Eben-Eseristä Asdodiin.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Les Philistins prirent l`arche de Dieu, et ils la transportèrent d`Ében Ézer à Asdod.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.När filistéerna hade tagit Guds ark, förde de den från Eben-Haeser till Asdod.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Os filisteus, pois, tomaram a arca de Deus, e a levaram de Ebenézer a Asdode.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Phi-li-tin lấy hòm của Ðức Chúa Trời, đi từ Ê-bên-Ê-xe tới Ách-đốt.

İlgili Sayfalar