sandığı ile cümle

sandığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Aşa ceva nu se poate conduce doar din Beijing, chiar dacă noi credem că aşa se întâmplă.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Je kan op deze schaal een land niet zomaar vanuit Beijing besturen, hoewel we denken dat dit het geval is.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.이런 규모를 베이징에서만 관장하는 것은 불가능합니다. 마치 그렇게 보일지라도 말이죠.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Man kan ikke styre et noget i denne størrelsesorden blot fra Beijing, selvom vi tror, at det er tilfældet her.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Näin suurta aluetta ei voida johtaa pelkästään Pekingistä, vaikka niin uskoisimmekin.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Nemůžete řídit takhle rozlehlou zemi jen z Pekingu, ačkoliv si myslíme, že tomu tak je.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Nie można rządzić takim tworem jedynie z Pekinu, choć myślimy, że właśnie tak jest.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Non è possibile controllare un posto di una tale portata semplicemente da Pechino, anche se la pensiamo così.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Ви не можете міряти все по Пекіну, навіть якщо ми думаємо що це хороший приклад.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Не може да управлявате площ от такъв мащаб просто от Пекин, въпреки че си мислим, че това е така.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.Сложно управлять подобной территорией исключительно из Пекина, хотя мы именно так себе это представляем.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.אתה לא יכול לנהל בקנה מידה כזה מבייג'ינג. למרות שאנו סבורים שזהו המצב.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.فلايمكن بسط سلطة " بكين - العاصمة - " على هذا الحجم الشاسع حتى لو كنا نعتقد ان هذا ما يحصل
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.こういった事はあると私たちが思っていてもです そんなことは絶対にないんです
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Es como si justo cuando... ...creemos que lo hemos conseguido, se nos escapa de las manos.
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Jakby nam umykał, ilekroć myślimy, że jest na wyciągnięcie ręki.
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Juuri, kun se on ulottuvillamme, se livahtaa käsistämme.
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Sabes, parece que... ... sempre que achamos que está ao nosso alcance, foge-nos.
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Sai, è come se... proprio quando pensi di averla raggiunta, ti sfugge.
Bu sanki... Tam ula,stıgımızı sandıgımız anda bizden kaçıp uzakla,sıyor.Знаешь, это всё равно что... мы уже думаем, что он близко, но он от нас ускользает.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Alle Øversterne og hele Folket bragte da Afgiften med Glæde og lagde den i Kisten, til den var fuld;
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Da bar alle høvdingene og alt folket pengene frem med glede og kastet dem i kisten, til alt var kommet inn.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Da freuten sich alle Obersten und alles Volk und brachten's und warfen's in die Lade, bis sie voll ward.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.En alle leiders en burgers waren blij, brachten het geld en deden het in de kist tot die helemaal vol zat.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Hết thảy các quan trưởng và cả dân sự đều vui mừng, đem bạc đến bỏ vào trong hòm cho đến đầy.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Hết_thảy các quan trưởng và cả dân_sự đều vui_mừng , đem bạc đến bỏ vào trong hòm cho_đến đầy .
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.In veselili so se vsi poglavarji in vse ljudstvo, in prinašali so ter metali v skrinjo, dokler niso dokončali.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Kaikki päämiehet ja kaikki kansa toivat iloiten rahaa ja heittivät arkkuun, kunnes se täyttyi.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.모든 방백과 백성들이 기뻐하여 마치기까지 돈을 가져다가 궤에 던진지라
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.kor a vezérek mindnyájan és az egész nép örömmel vivék [az õ ajándékaikat] és veték a ládába, míg megtelék.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Tedy veselila se všecka knížata i všecken lid, a přinášejíce, metali do truhly, až se zpořádali.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Tutti i capi e tutto il popolo si rallegrarono e portarono il denaro che misero nella cassa fino a riempirla
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Vtedy sa radovali všetky kniežatá i všetok ľud a donášali a hádzali do truhlice, až dokončili.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Και ηυφρανθησαν παντες οι αρχοντες και πας ο λαος, και εισεφερον και ερριπτον εις το κιβωτιον, εωσου γεμισθη.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.И всичките първенци и всичките люде се зарадваха и донасяха и туряха в ковчега догде се напълнеше.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.И обрадовались все начальствующие и весь народ, и приносили и клали в ящик дотоле, доколе он не наполнился.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.וישמחו כל השרים וכל העם ויביאו וישליכו לארון עד לכלה׃
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.ففرح كل الرؤساء وكل الشعب وادخلوا والقوا في الصندوق حتى امتلأ.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.眾 首 領 和 百 姓 都 歡 歡 喜 喜 地 將 銀 子 送 來 、 投 入 櫃 中 、 直 到 捐 完
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.眾首領 和 百姓 都 歡歡 喜喜 地 將銀子 送來 、 投入 櫃 中 、 直 到 捐完
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Aj, truhla smlouvy Panovníka vší země půjde před vámi přes Jordán.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Ecco l'arca dell'alleanza del Signore di tutta la terra passa dinanzi a voi nel Giordano
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Eis que a arca do pacto do Senhrr de toda a terra passará adiante de vós para o meio do Jordão.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.förbundsarken, hela jordens Herres förbundsark, drager nu framför eder över Jordan.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.glejte, skrinja zaveze Gospoda vse zemlje pojde pred vami v Jordan.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.He aquí, el arca del pacto del Señor de toda la tierra cruzará el Jordán delante de vosotros
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Hľa, truhla smluvy Pána celej zeme pojde pred vami do Jordána.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Iată, chivotul legămîntului Domnului întregului pămînt va trece înaintea voastră în Iordan.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Íme az egész föld Urának frigyládája elõttetek megy át a Jordánon!
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.katso, kaiken maan Herran liitonarkki kulkee teidän edellänne Jordanin poikki.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.보라 온 땅의 주의 언약궤가 너희 앞서 요단으로 들어가나니
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Này , hòm giao_ước của Chúa cả thế_gian đi trước các ngươi vào sông Giô-đanh .
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Này, hòm giao ước của Chúa cả thế gian đi trước các ngươi vào sông Giô-đanh.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Oto, skrzynia przymierza Panującego nad wszystką ziemią pójdzie przed wami przez Jordan.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Se, han som er all jordens Herre, hans pakts-ark går foran eder ut i Jordan.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Se, HERRENs, al Jordens Herres, Ark skal gå foran eder gennem Jordan.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Siehe, die Lade des Bundes des Herrschers über alle Welt wird vor euch her gehen in den Jordan.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.voici, l`arche de l`alliance du Seigneur de toute la terre va passer devant vous dans le Jourdain.
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.Want de ark van het verbond van God, Die de HERE van de hele aarde is, zal u over de rivier leiden!
Bütün yeryüzünün Egemenine ait olan Antlaşma Sandığı, sizden önce Şeria Irmağını geçecek.ιδου, η κιβωτος της διαθηκης του Κυριου πασης της γης προβαινει εμπροσθεν σας εις τον Ιορδανην

İlgili Sayfalar