Ana içeriğe geç
Sözlük

sanatkar ile cümle

sanatkar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sen oldukça sanatkarsın.You're quite a craftsman.
Yetenekli sanatkâr parçalanmış vazoyu parça parça restore etti.The skilled craftsman restored the shattered vase piece by piece.
Emin Minaresi yerel sanatkarlar tarafından yerel materyallar kullanılarak yapılmıştır.The Emin Minaret was constructed by local craftsmen using local materials.
Bilgi ve bilgeliklerini (sanatkarlıklarını icra ederek) taşlara, dağlara, doğaya yansıttılar.He is a loving mentor who teaches him all he knows about the mountains and the wilderness.
1768) 13 Ekim – Julius Caesar Ibbetson, sanatkar (d.1765) October 13 – Julius Caesar Ibbetson, English artist (b.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Ancestors were great warriors and artists.
Yani bu da taklitçi sanatkarları durdurmaya yetmiyor..So, that does not stop the knock-off artists.
Bu yıllarda Priştine, esnafın ve sanatkârların düzenlediği fuarlarla da tanınıyordu.At this time, Pristina was also known for the tradesmen and craftsmen organized fairs.
II. Dünya Savaşı'nda sonra Eileen Agar gayet üretken popüler bir sanatkar olarak sanatının zirvesine erişti.Nach Ende des Zweiten Weltkrieges nahm Weiss eine intensive Tätigkeit als Musiker auf.
Şehir bir sanatkar-sanayi merkezi olup birçok seramikçi, mücevharatçı ve diğer sanatkarlar bulunmaktaydı.La ville était un centre d'industrie qui abritait de nombreux potiers, bijoutiers et artisans.
Babası bir sanatkar fotoğrafçı idi.Son père était un éditeur artistique.
Emin Minaresi yerel sanatkarlar tarafından yerel materyallar kullanılarak yapılmıştır.Il minareto di Emin fu costruito da artigiani locali usando materiali del luogo.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Fu un buon politico e un generoso protettore di artisti e letterati.
Şehir bir sanatkar-sanayi merkezi olup birçok seramikçi, mücevharatçı ve diğer sanatkarlar bulunmaktaydı.La città era un importante centro manifatturiero ed ospitava numerosi vasai, gioiellieri ed artigiani.
Sudralar: işçi ve sanatkarlar sınıfı.Università: Corporazioni delle Arti e Mestieri.
Şehir amblemi Torre Adriana (Adriana Kulesi: Porta della Fiera\deki sanatkar dükkanları yakınında.La torre Adriana, locata vicino alle botteghe artigiane di Porta della Fiera.
Ahşap bölümleri ve işlemleri çok sanatkarane yapılmıştır.Металлические балки и другие части его конструкции художественно обработаны.
Sanatkârın 70 civarında bestesi bulunmaktadır.Автор около 70 научных работ.
Mürekkepbalıklarının mürekkepleri yüzyıllarca sanatkarlar tarafından yazı ve çizimde kullanılmıştır.Экспонировались произведения живописи и графики, созданные художником за последние несколько лет.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Foi um grande benfeitor e protetor de intelectuais e artistas.
Bu uzun havalar usul ile çalınmaz her sanatkarların arzusuna göre serbestçe çalınır.Na luz da luz liberto, por todo o sempre artista.
Bugünkü esnaf ve sanatkarlar odası gibi.Tegenwoordig zijn er kunst- en souvenirwinkels gehuisvest.
Müzede genelde İzlandalı Sanatkarların eserleri vardır.Normalnie nadawane tylko Islandzkim artystom.
Mürekkepbalıklarının mürekkepleri yüzyıllarca sanatkarlar tarafından yazı ve çizimde kullanılmıştır.Fåglarnas cykliska flyttningsbeteenden har observerats och tolkats i årtusenden.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Була улюбленим місцем літераторів та художників.
Çok yönlü yetenekleri olan, yaratıcı bir sanatkârdı vede iyi bir pilot hocasıydı.Як педагог відзначався чудовими лекторськими здібностями, був дуже добрим керівником дипломних проектів.
Sanatkarane yapılanlar altın ve yaldızla tezyin edilirdi.Služby věštkyně byly placeny zlatem nebo uměleckými díly.
Mihrap ve minberindeki sanatkarlık açısından değerlidir.Régészeti és őslénytani szempontból jelentéktelen.
Özellikle Koreli sanatkarlar sedef kakma sanatında kendilerini geliştirmişlerdir.A szíjgyártó mesterségek különösen a hajdúböszörményi mesterek kezén fejlődött művészivé.
Özellikle Koreli sanatkarlar sedef kakma sanatında kendilerini geliştirmişlerdir.Sinettien veistäminen kehittyi omana taiteenlajinaan.
Süslü bronz giriş kapısı 1175'te Trani Barinsanus adlı bir sanatkar tarafından yapılmıştır.Οι ορειχάλκινες θύρες της πύλης έγιναν από τον Μπαριζάνο ντα Τράνι το 1179.
Özellikle Koreli sanatkarlar sedef kakma sanatında kendilerini geliştirmişlerdir.Juga porselen dan lukisan Korea dikembangkan dengan gaya khasnya.
Bilgi ve bilgeliklerini (sanatkarlıklarını icra ederek) taşlara, dağlara, doğaya yansıttılar.また豊富な知識や的確なアドバイスによりエースの中山、口さがないムードメーカーの山本らにもその力量を認められる。
Bir heykeltıraş, mutfak tasarımcısı ve üreticisi olan babası sayesinde sanatkârane bir ortamda yetişti.父親が飾り棚のデザイナー・制作者、彫刻家だったので、美術的な環境で育った。
Tarihinde çok sanatkarlar yetiştirmiştir.历史上有许多学者。
Bugünkü esnaf ve sanatkarlar odası gibi.משמש כיום כמשכן לאמנויות ולחנויות של אמנים.
Calışma hayatının hemen hemen tümünü Fransa'da XIV. Louis'in sarayında sanatkar müzisyen olarak geçirdi.Krajem života služio je i kao kraljevski zemljopisac na dvoru Luja XIV.
Şehir bir sanatkar-sanayi merkezi olup birçok seramikçi, mücevharatçı ve diğer sanatkarlar bulunmaktaydı.Mesto je bilo središče industrije, kjer je živelo veliko lončarjev, draguljarjev in drugih obrtnikov.
Sanatkârın 70 civarında bestesi bulunmaktadır.Parašė apie 70 mokslinių straipsnių.
Bu pelerini yapanlar Müslüman sanatkarlar, nereden mi anlıyoruz, birlikte bakalım.Er wurde von islamischen Handwerkern gemacht.
Bu pelerini yapanlar Müslüman sanatkarlar, nereden mi anlıyoruz, birlikte bakalım.فا هي ممتلئة بالرسوم الأسلامية, فقد صنعت على أيدي حرفيين مسلمين
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.Artyści, którzy wcześniej byli ograniczeni, teraz mogą robić rzeczy, które wcześniej nie były możliwe.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.A umělci, dříve omezeni, mohou nyní tvořit věci, které nikdy, nikdy předtím nebyly možné.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.A umelci, ktorí boli kedysi obmedzovaní, môžu dnes robiť veci, ktoré nikdy predtým neboli možné.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.E artisti che prima erano limitati ora possono fare cose che in precedenza non erano assolutamente possibili.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.Iar artiștii care cîndva erau îngrădiți acum pot face lucruri care înainte erau cu totul imposibile.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.또한 제한을 받던 예술가들은 이전에는 절대로 불가능했던 것들을 할 수 있습니다.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.Kunstenaars die voorheen beperkt waren, kunnen nu dingen doen die vroeger gewoon onmogelijk waren.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.Künstler, die in der Form eingeschränkt sind, können heute Dinge tun, die ihnen zuvor nie möglich waren.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.lhes haviam sido possíveis. Portanto, esta é uma época de grande desenvolvimento.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.Những nghệ sỹ từng bị giới hạn nay có thể làm những điều mà chưa bao giờ khả thi với họ như trước đây.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.Og kunstnere der tidligere var bundet kan nu gøre ting der aldrig, nogensinde var mulige for dem før.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.Y los artistas, que estaban limitados, pueden ahora hacer cosas que antes no podían.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.ואמנים שבעבר היו מוגבלים עכשיו יכולים לעשות דבר שמעולם לא היו אפשריים בשבילם לפני.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.والفنانون الذين كانوا مقيّدين سابقا يمكنهم الآن القيام بالأشياء التي لم تكن متاحة لهم، لهم سابقا.
Ve önceden kısıtlanan sanatkarlar onlar için önceden asla mümkün olmayan şeyleri şimdi yapabilirler.アーティストも 以前は絶対にどうやっても不可能だったことが 今は できるようになりました そう これは絶大な 繁栄の時であり
Yani bu da taklitçi sanatkarları durdurmaya yetmiyor..Así que eso no detiene a los artista de la imitación.
Yani bu da taklitçi sanatkarları durdurmaya yetmiyor..Asta nu îi împiedică pe artiștii de mâna a doua.
Yani bu da taklitçi sanatkarları durdurmaya yetmiyor..Daarmee houd je de kopieerindustrie dus niet tegen.
Yani bu da taklitçi sanatkarları durdurmaya yetmiyor..Das hält die Nachahmer also nicht ab.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod