sanatı ile cümle
sanatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.Desgraciadamente, en algún momento nuestro arte, ese pasatiempo tan agradable, se acaba.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.Din păcate, la un moment dat, arta, un hobby atât de îmbucurător, se termină.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.Helaas komt er ooit een eind aan onze leuke hobby 'kunst'.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.Infelizmente, a certa altura a nossa arte — um passatempo tão agradável — termina.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.Không may, vào một thời điểm nào đó nghệ thuật của chúng ta -- một thứ giải trí vui vẻ -- kết thúc.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.자, 그러나 어느 순간부터 우리의 이런 예술, 이 행복한 놀이가 끝이 납니다.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.Leider endet irgendwann unsere Kunst - so ein freudiger Zeitvertreib.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.Malheureusement, à un certain moment, notre Art -- un passe-temps si joyeux -- prend fin.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.Niestety, kiedyś kończy się nasza sztuka i beztroska młodość.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.Sfortunatamente, a un certo punto la nostra arte -- un piacevole passatempo -- finisce.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.К сожалению, в какой-то момент нам приходится прекратить занятия творчеством.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.На жаль, в якийсь момент наше мистецтво - таке радісне проведення часу - завершується.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.לצערנו, בנקודת זמן כלשהי האמנות שלנו - בילוי כל כך עליז - נגמרת.
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.لسوء الحظ، في نقطة معينة فننا -- ياله من وقت ممتع مضى -- ينتهي
Maalesef, bir noktada sanatımız - bu neşeli meşgale - biter.子供たちは学校や習い事に通い始め 宿題も出される
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.Helaas worden de kleine kunstenaars in ons verstikt voor we kunnen vechten tegen de verdrukkers van de kunst.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.불행하게도 우리 안에 어린 예술가들은 우리가 예술의 압제자들과 맞서 싸우기 전에 이미 질식해서 죽어버립니다.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.Leider werden die kleinen Künstler in uns erstickt, bevor wir gegen die Unterdrücker der Kunst kämpfen können.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.Niestety mali artyści w nas zostają zduszeni zanim staniemy do walki z ciemiężcami sztuki.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.למרבה הצער, האמנים הקטנים בתוכנו נחנקים למוות לפני שאנחנו מקבלים הזדמנות לקום כנגד המדכאים הגדולים של האמנות.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.للأسف، الفنانين الصغار داخلنا خنقوا للموت قبل أن نستطيع أن نحارب ضد طغاة الفن.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.芸術の抑圧者との戦い方を覚える前に 息の根を止められてしまう 檻に閉じ込められて
Maniyerizmi düşündüğümüzde, sanatın kaynağının doğa değil de sanat olduğunu düşünürüz.Když uvažujeme o manýrismu, můžeme říct, že je to umění vycházející z umění namísto z přírody.
Maniyerizmi düşündüğümüzde, sanatın kaynağının doğa değil de sanat olduğunu düşünürüz.Quando noi pensiamo al Manierismo, noi vi pensiamo come all'arte presa dall'arte, invece che dalla natura.
Maniyerizmi düşündüğümüzde, sanatın kaynağının doğa değil de sanat olduğunu düşünürüz.Когато мислим за маниеризма, мислим за изкуство, отразяващо изкуство, вместо изкуство, изобразяващо природа.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Adoro l'arte di Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Eu gosto mesmo da arte de Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Ich liebe Mantegnas Werke.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Ik ben dol op de kunst van Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Îmi plac picturile lui Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Jag gillar verkligen Mantegnas målningar.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.J'aime beaucoup l'art de Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Jeg kan virkelig godt lide Mantegnas kunst.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.정말 좋아하고, 만테냐의 작품도 정말 좋아하고,
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Mám rád Mantegnovy obrazy,
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Me gusta mucho el arte de Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Nagyon tetszenek Mantegna művei.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Naozaj sa mi páči Mantegnovo umenie.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Res so mi všeč Mantegnajeva umetniška dela.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Saya sangat menyukai karya seni Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Tôi thực sự thích nghệ thuật của Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Μ' αρέσει ιδιαίτερα η τέχνη του Μαντένια.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Мне очень нравятся картины Мантенья.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Страшно ми харесва изкуството на Мантеня.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Я дуже люблю стародавнє релігійне малярство.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.אני מאוד אוהבת את האמנות של מאנטניה.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.احب فنون الفنان مانتيجنا.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.古い教会を見るのは好きだ
Meryem Ana'nın burnunun ve ellerinin şeklinde Bizans sanatının etkilerini görüyoruz, .A pak je tu silný byzantský vliv, který je vidět na Mariině protáhlém nosu a prstech
Metropolitan Sanat Müzesi'nde Yunan ve Roma Sanatı Galerileri'ndeyiz.Nacházíme se v Metropolotním Muzeu, konkrétně v galerii Řecka a Říma.
Metropolitan Sanat Müzesi'nde Yunan ve Roma Sanatı Galerileri'ndeyiz.(Ж) Это Моника и Брайан. Мы находимся в Метрополитен-музее, в галереях древнегреческого и римского искусства.
Metropolitan Sanat Müzesi'nde Yunan ve Roma Sanatı Galerileri'ndeyiz.Моніка та Брайан у музеї мистецтва Метрополітен у галереях Греції та Риму.
Mimarinin, sanatın, bilgisayar programlarının ve internet güvenliğinin arkasında.Dar pe lângă bani și argumente, demonstrațiile se găsesc pretutindeni.
Mimarinin, sanatın, bilgisayar programlarının ve internet güvenliğinin arkasında.Elles sous-tendent l'architecture, l'art, la programmation informatique et la sécurité Internet.
Mimarinin, sanatın, bilgisayar programlarının ve internet güvenliğinin arkasında.증명은 건축, 예술, 컴퓨터 프로그래밍 그리고 인터넷 보안에도 숨겨져 있습니다.
Mimarinin, sanatın, bilgisayar programlarının ve internet güvenliğinin arkasında.Są częścią architektury, sztuki, programowania i ochrony internetu.
Mimarinin, sanatın, bilgisayar programlarının ve internet güvenliğinin arkasında.Son la base de la arquitectura, el arte, la programación y la seguridad en Internet.
Mimarinin, sanatın, bilgisayar programlarının ve internet güvenliğinin arkasında.Sottendono l'architettura, l'arte, la programmazione informatica, la sicurezza di internet.
Mimarinin, sanatın, bilgisayar programlarının ve internet güvenliğinin arkasında.Те са залегнали в основата на архитектура, изкуство, компютърно програмиране и интернет сигурност.
Mimarinin, sanatın, bilgisayar programlarının ve internet güvenliğinin arkasında.הם מהוות בסיס לארכיטקטורה, אומנות, תכנות ואבטחת האינטרנט.