Ana içeriğe geç
Sözlük

san ile cümle

san kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Her iki şişeyi içemedim, bu yüzden birini sana bıraktım.I couldn't drink both bottles, so I left one for you.
Sanki yıllarca birbirlerini görmemişler gibi İki insan yürekten tokalaşıyorlardı.The two people were shaking hands heartily as if they had not seen each other for years.
Birkaç günlük istirahat sana iyi gelecektir.A few days' rest will do you good.
Bir saat içinde sana geleceğim.I will come to you in an hour.
Güzel sanatlar on beşinci yüzyılda İtalya'da gelişti.The fine arts flourished in Italy in the 15th century.
On iki kişinin oturması için yeterince sandalye var mı?Are there enough chairs to seat 12 people?
11 saat içinde, 7.30 gibi San Francisco'ya varacağız.In 11 hours, we will arrive in San Francisco around 7:30.
100 metreyi on iki saniyede koşabilir.He can run 100 meters within twelve seconds.
On iki saniyede 100 metre koşabilir.He can run 100 meters within twelve seconds.
"Son teslim tarihini kaçırırsam ne olur?" "Bahse girerim sana kızacaktır.""What if I miss the deadline?" "I bet he will get mad at you!"
"Yağmur yağacak mı?" " Sanırım yağmaz.""Will it rain?" "I hope not."
"Bazen sana uğramamın bir sakıncası var mı? " "Hayır, hiç. ""Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
"Bazen sana telefon etmemin bir sakıncası var m?" "Hayır, hiç.""Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
"Bu kimin sandalyesi?" "Benim.""Whose chair is this?" "It is mine."
UFO ne demek? Sanırsam, tanımlanamayan uçan nesne demek."What does U.F.O. stand for?" "It means Unidentified Flying Object, I guess."
Sanki onun ne olduğunu biliyormuş gibi konuşma.Don't talk ... as if you know what it's like...
Sen ilerle ve ben sana daha sonra yetişirim.You walk on and I will catch up with you later.
Sana, elimden gelen en hızlı şekilde yazacağım.I will write to you as soon as I can.
Sana bir sürprizim var.I have a surprise for you.
Sana güvendiğim için bunu yapmanı istiyorum.I'm asking you to do this because I trust you.
Sana âşık olmaktan kendimi alamadım.I couldn't help but fall in love with you.
Maalesef sana gücendim.I'm afraid I've offended you.
Sana güveniyorum.I am counting on you.
Sanırım geleceği düşünsen iyi olur.I think you had better look forward.
Erkek kardeşim sana saygılarını yolluyor.My brother sends you his regards.
Erkek kardeşim benden iki yaş büyük ve üç santimetre daha kısa.My brother is two years older than I, but he is three centimeters shorter.
Sözleşme taslağı için sana teşekkür ederim.Thank you for the draft of the Agreement.
Deneyim sana sağ duyuyu öğretecektir.Experience will teach you common sense.
Sana bir uyarıda bulunmak için seninle görüşmek zorunda kaldım.I had to see you to give you a warning.
Sanat öğrenimi yapmak iyi bir zevk gerektirir.It requires a good taste to study art.
Sanat herkes tarafından sevilir.Art is loved by everybody.
Sanat hayatın monotonluğu kırar.Art breaks the monotony of our life.
Sanat benim mesleğimdir.Art is my lifework.
Sanat uzun, hayat kısadır.Art is long, life is short.
Sanat bir lüks değil fakat bir gerekliliktir.Art is not a luxury, but a necessity.
Hiçbir kültürel geçmiş, sanatı anlamak için gerekli değildir.No cultural background is necessary to understand art.
Bir sanatçı gözüyle,bu değerlidir, duyarım.To the eye of an artist, this is valuable, I hear.
Beni görmeye geldiğin için sana çok teşekkür ederim.Thank you very much for coming to see me.
Karar vermek sana kalmış.It's up to you to decide.
Kararı sana bırakacağım.I'll leave the decision to you.
Sonuç kamuya açıklanır açıklanmaz, onu sana söyledim.I told you the result as soon as it was made public.
Köpek bir sandalyenin üzerinden atladı.The dog jumped over a chair.
Ah, sana göstereyim.Oh, let me show you.
Modern sanat hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of modern art?
Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.I have difficulty understanding abstract modern art, especially Mondrian.
Sana yapılması söylenildiği gibi yap.Do as you were told to do.
Sana daha önce söyledim!I told you before!
Sana daha önce dedim!I told you before!
Sana söylenildiği gibi yap.Do as you are told.
Onu sana söylenildiği gibi yap.Do it as you are told.
Şahsen, seçimi kimin kazanacağının herhangi bir yaratacağını sanmıyorum.Personally, I don't think it makes any difference who wins the election.
Başkalarına sana davranılmasını istediğin gibi davran.Do unto others as you would have them do unto you.
Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma.Do unto others as you would have them do unto you.
Müşterilere nasıl davranılacağını sana söyledim.I have told you how to treat customers.
Daha sonra sana telefon edeceğim.I will telephone you later on.
Ben daha sonra sana bildireceğim.I'll let you know later.
Bu sana keder getirecektir.This will bring you to grief.
Sanırım görüşmenin bozulması için kısmen suçlanacaksın.I think you're partly to blame for the negotiation breakdown.
Işık hızı saniyede yaklaşık 186.000 mildir.The velocity of light is about 186,000 miles per second.
Işık saniyede yaklaşık 186.000 mil hızla ilerliyor.The light travels at about 186,000 miles a second.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
san ile cümle - Sayfa 13 - san kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App