Sanırım çılgın olduğumu düşünüyorsun.I suppose you think I'm nuts.
Sanırım zengin olduğumu düşünüyorsun.I suppose you think I'm rich.
Sanırım Tom'un gerçekten aptal olduğunu düşünüyorsun.I suppose you think Tom is really stupid.
Sanırım yardım etmemi istiyorsun.I suppose you want me to help.
Sanırım bunun için ödeme yapmamı istiyorsun.I suppose you want me to pay for this.
Sanırım Tom'la Boston'da yaşamak istiyorsun.I suppose you want to live in Boston with Tom.
Sanırım ofisimi kullanmak istiyorsun.I suppose you want to use my office.
Sanırım buna ihtiyacın olacak.I suppose you'll be needing this.
Sanırım yarın bütün gün çalışıyor olacaksın.I suppose you'll be studying all day tomorrow.
Sanırım Tom'un gitmesine izin vereceksin.I suppose you'll let Tom go.
Sanırım zaten toparlandın ve gitmeye hazırsın.I suppose you're already packed and ready to go.
Sanırım Tom hakkında endişelisin.I suppose you're worried about Tom.
Sanırım zaten bir vize için başvurdun.I suppose you've already applied for a visa.
Sanırım önceden bir bilet aldın.I suppose you've already bought a ticket.
Sanırım Tom'dan haberin var.I suppose you've heard about Tom.
Sanırım o evet anlamına geliyor.I take it that means yes.
Sanırım o olağan dışı.I take it that's unusual.
Sanırım işler daha iyi gidebilirdi.I take it things could've gone better.
Sanırım Tom erkek arkadaşınız.I take it Tom is your boyfriend.
Sanırım birkaç saat burada sıkıştık.I take it we're stuck here for the next few hours.
Sanırım sen ve Tom geçinmediniz.I take it you and Tom didn't get along.
Sanırım gitmemeye karar verdin.I take it you decided not to go.
Sanırım katılmıyorsun.I take it you disagree.
Sanırım onaylamıyorsun.I take it you disapprove.
Sanırım sen de Tom'a inanmıyorsun.I take it you don't believe Tom either.
Sanırım mesajımı aldın.I take it you got my message.
Sanırım Tom'la bir sorunun var.I take it you have a problem with Tom.
Sanırım ne olduğunu duymadın.I take it you haven't heard about what happened.
Tom'u oldukça iyi tanıdığını sanıyorum.I take it you know Tom pretty well.
Sanırım Tom'u seviyorsun.I take it you like Tom.
Sanırım Tom ile konuştun.I take it you talked to Tom.
Sanırım siz ikiniz geçinmiyorsunuz.I take it you two don't get along.
Sanırım ikiniz birbirinizi tanıyorsunuz.I take it you two know each other.
Sanırım evli değilsin.I take it you're not married.
Sanırım şaşırmadın.I take it you're not surprised.
Sanırım bir karar verdin.I take it you've made a decision.
Sanırım Tom'un Mary'yi öptüğünü asla görmedin.I take it you've never seen Tom kiss Mary.
Sanırım haberi gördün.I take it you've seen the news.
Sanırım kahvaltı günün en önemli yemeği.I think breakfast is the most important meal of the day.
Sanırım buradaki her şey kontrol altında.I think everything here is under control.
Sanırım her şey işlevsel.I think everything is functional.
Sanırım şimdi her şey kontrol altında.I think everything is under control now.
Sanırım her şey kontrol altında.I think everything is under control.
Sanırım aynı fikirdeyim.I think I agree.
Sanırım Tom'a inanıyorum.I think I believe Tom.
Sanırım kolumu kırdım.I think I broke my arm.
Sanırım onu cevaplayabilirim.I think I can answer that.
Sanırım onu düzenleyebilirim.I think I can arrange that.
Sanırım seni yenebilirim.I think I can beat you.
Sanırım bu öğleden sonra uğrayabilirim.I think I can come over this afternoon.
Sanırım projeyi pazartesi öğleden sonraya kadar tamamlayabilirim.I think I can complete the project by Monday afternoon.
Sanırım onu yapabilirim.I think I can do it.
Sanırım bunu açıklayabilirim.I think I can explain this.
Sanırım ne olduğunu açıklayabilirim.I think I can explain what's going on.
Sanırım onu anlayabilirim.I think I can figure it out.
Sanırım yolumu bulabilirim.I think I can find my way.
Sanırım zaman bulabilirim.I think I can find the time.
Sanırım Tom'a yardım ettirebilirim.I think I can get Tom to help.
Sanırım onunla baş edebilirim.I think I can handle that.
Sanırım kendim bununla baş edebilirim.I think I can handle this myself.