Ana içeriğe geç
Sözlük

sami ile cümle

sami kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Polis, Sami'nin parmak izlerini kapı tokmağının üzerinde buldu.The police found Sami's fingerprints on the doorknob.
Sami yağmur başlamadan hemen önce eve geldi.Sami got home just before it started to rain.
Sami liseden mezun olur olmaz evlenmeyi planlıyor.Sami plans to get married as soon as he graduates from high school.
Sami'ye Leyla'dan özür dilemesi gerektiğini söyledim.I told Sami that he should apologize to Layla.
Sami bugün çok meşgul gözükmüyordu.Sami didn't seem very busy today.
Sami bugün çok meşgul görünmüyordu.Sami didn't seem very busy today.
Sami'nin Arapça konuşamayacağına oldukça eminim.I'm pretty sure that Sami can't speak Arabic.
Sami'nin garip fikirleri var.Sami has a lot of strange ideas.
Bana Sami hakkında söyleyebileceğin herhangi bir şey var mı?Is there anything you can tell me about Sami?
Sami hâlâ çok mutlu görünmüyor.Sami still doesn't look very happy.
Sami'ye verdiğim ayakkabılar onun için fazla küçüktü.The shoes I gave Sami were too small for him.
Sami'nin hala bana çok para borcu var.Sami still owes me a lot of money.
Sami oldukça çok konuşuyor, değil mi?Sami talks quite a lot, doesn't he?
Sami eskiden onu yapardı, değil mi?Sami used to do that, didn't he?
Sami onu yanlış şekilde yapıyor.Sami is doing that the wrong way.
Sami onu neden yapamadığını bize açıkladı.Sami explained to us why he couldn't do that.
Sami için de bir bilet alabilir misin?Can you get a ticket for Sami, too?
Sami jaluzileri açtı.Sami opened the blinds.
Sami herkesin onun için düşündüğü kadar deli değildir.Sami isn't as crazy as everybody thinks he is.
Sami konserden pek fazla hoşlanmış görünmüyordu.Sami didn't seem to enjoy the concert very much.
Sami ile çalışmak bir zevkti.It was a pleasure to work with Sami.
Sami'nin çocukları bir süre önce burada onu arıyordu.Sami's kids were here a while ago looking for him.
Sami hava karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.Sami almost never goes out after dark.
Sami'nin o zaman bir işi yoktu.Sami didn't have a job at that time.
Sami, Çin yemeklerinden hiç hoşlanmaz.Sami doesn't like Chinese food at all.
Sami muhtemelen senin sandığından daha zengindir.Sami is richer than you probably think he is.
Sami sadece klasik müzik dinler.Sami only listens to classical music.
Sami tek başına köşede oturuyor.Sami is sitting in the corner all by himself.
Sami aslında Avustralya'dan geliyor.Sami originally comes from Australia.
Onu hala Sami ile yapmak istiyorum.I still want to do that with Sami.
Hâlâ Sami'nin onayını istiyorum.I still would like Sami's approval.
Sami neler olduğunu bilen tek kişidir.Sami is the only one who knows what happened.
Sami, çoğu insanın sandığından daha gençtir.Sami is younger than most people think he is.
Sami genellikle saat dokuzdan beşe kadar çalışır.Sami usually works from nine to five.
Sami dün kot pantolon giymiyordu.Sami wasn't wearing jeans yesterday.
Sami o zaman üniformasını giymiyordu.Sami wasn't wearing his uniform then.
Sami geçen hafta sonu ördek avlamaya gitti.Sami went duck hunting last weekend.
Sami beni hatırlamayabilir ama ben onu hatırlıyorum.Sami may not remember me, but I remember him.
Sami bugün onu yapamayacak.Sami won't be able to do that today.
Sami duyamadığım bir şey mırıldandı.Sami muttered something that I couldn't hear.
Sami o sorun hakkında endişeliydi.Sami concerned about that problem.
Sami, Leyla'nın söylediği bir şeyi dinlemeyi reddetti.Sami refused to listen to anything Layla said.
Sami pek iyi bir satranç oyuncusu değildir.Sami is not a very good chess player.
Sami artık onu yapmak istemediğini söylüyor.Sami says he doesn't want to do that anymore.
Sami partilere sık sık davet edilmiyor.Sami is not often invited to parties.
Sami artık Leyla'yı hiç düşünmediğini söylüyor.Sami says he never thinks about Layla anymore.
Sami hâlâ tam olarak razı değil.Sami is still not entirely satisfied.
Sami hâlâ tamamen memnun değil.Sami is still not entirely satisfied.
Sami hâlâ bütünüyle tatmin olmuş değil.Sami is still not entirely satisfied.
Sami bütün günü evi temizleyerek geçirdi.Sami spent the entire day cleaning the house.
Sami bütün öğleden sonra hapşırdı.Sami has been sneezing all afternoon.
Sami, çevirmen olmaya karar verdi.Sami has decided to become a translator.
Sami okuduğu yere yakın yaşamak istedi.Sami wanted to live close to where he studied.
Sami nihayet onu yapmayı bitirdi.Sami has finally finished doing that.
Sami şimdi huzur içinde ölebilir.Sami can now die in peace.
Tom'un köpeği benimkinden daha samimi.Tom's dog is friendlier than mine.
Sami, Leyla'nın oğlunun babasıydı.Sami was the father of Layla's son.
Sami seks bağımlısıydı.Sami was addicted to sex.
Sami yastığının altında bir silahla uyudu.Sami slept with a gun under his pillow.
Sami yerel donanım mağazasını işletiyordu.Sami ran the local hardware store.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod