Sami dün gece Leyla'yla birlikteydi.Sami was with Layla last night.
Sami gitti.Sami is gone.
Sami'nin darbeleri Leyla'yı öldürmedi.Sami's blows didn't kill Layla.
Sami, annesi ve büyükannesi tarafından yetiştirildi.Sami was raised by his mother and grandmother.
Sami, annesi ve büyükannesi tarafından büyütüldü.Sami was raised by his mother and grandmother.
Sami'nin abisi Kahire'de yaşıyordu.Sami's older brother lived in Cairo.
Sami'nin ağabeyi Kahire'de yaşıyordu.Sami's older brother lived in Cairo.
Sami mütevazi bir evde yaşadı.Sami lived in a modest house.
Sami'nin çocukları onun dünyasıydı.Sami's kids were his world.
Sami, çocuklarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koydu.Sami put the needs of his children before his own needs.
Sami'nin altı çocuğu vardı.Sami had six children.
Sami'nin bir kız arkadaşı yoktu.Sami didn't have a girlfriend.
Sami yerel bir kilisede vakit geçirdi.Sami spent time at a local church.
Sami ve Leyla gizlice buluşmaya başladılar.Sami and Layla started meeting in secret.
Sami ve Leyla gizli olarak buluşmaya başladılar.Sami and Layla started meeting in secret.
Sami soygun için hapsedildi.Sami was incarcerated for robbery.
Sami kadınları manipüle edebiliyordu.Sami was able to manipulate women.
Sami kilisede kurtuluş buldu.Sami found redemption at church.
Sami bir yardımcı papaz olmak istiyordu.Sami wanted to become a deacon.
Sami, Leyla'yı asla boşamamış.Sami never divorced Layla.
Sami'nin bazı fiziksel sorunları vardı.Sami had some physical problems.
Sami gerçekten kaygılıydı.Sami was really worried.
Sami birisini öldürmekten bahsetti.Sami talked about killing someone.
Sami bir kilise üyesiydi.Sami was a church member.
Sami sadece altı mil uzakta yaşıyordu.Sami lived just six miles away.
Sami hiç evlenmedi.Sami never married.
Sami bir ipotek şirketi için çalıştı.Sami worked for a mortgage company.
Sami, Leyla'yı kilisede gördü.Sami saw Layla at church.
Sami, Leyla'dan para borç aldı.Sami borrowed money from Layla.
Sami kilisenin saymanıdır.Sami is the church's treasurer.
Sami mükemmel hedeftir.Sami is the perfect target.
Sami'nin hiç seçeneği yoktu.Sami had no choice.
Sami ciddiydi.Sami was serious.
Sami başını kuma gömdü.Sami buried his head in the sand.
Sami onların hiçbirinden sorumlu değildi.Sami wasn't responsible for any of it.
Sami sorgusuz süalsiz Leyla'ya itaat etti.Sami obeyed Layla without question.
Sami rahat değildi.Sami was not comfortable.
Sami eve doğru yola çıktı.Sami headed home.
Sami eve yöneldi.Sami headed home.
Sami onu itiraf etmek istemedi.Sami didn't want to admit that.
Sami, Leyla'nın kapısını çaldı.Sami knocked on Layla's door.
Sami bağıramadı.Sami wasn't able to yell.
Sami, Leyla'yı eşarplarından biri ile boğdu.Sami strangled Layla with one of her scarfs.
Sami parayı mahzende tuttu.Sami kept the money in the cellar.
Sami kredi kartlarıyla dolu bir çanta buldu.Sami found a purse full of credit cards.
Sami soğuk ve kalpsiz bir şekilde öldürüldü.Sami was killed in a cold and heartless way.
Sami, Leyla'nın banka kartını kullandı.Sami used Layla's debit card.
Sami, Leyla'nın arabasını birkaç blok ötede park etti.Sami parked Layla's car a few blocks away.
Sami, Leyla'nın arabasını çaldı.Sami stole Layla's car.
Sami hiçbir soru sormadı.Sami didn't ask any question.
Sami hiç soru sormadı.Sami didn't ask any question.
Sami, Leyla'ya yardım etmeyi kabul etti.Sami agreed to help Layla.
Sami manipüle edildi.Sami was manipulated.
Sami'nin çocukları uyudu.Sami's children slept.
Sami'ye gaz lazımdı.Sami needed gas.
Sami'nin benzine ihtiyacı vardı.Sami needed gas.
Sami eve döndü.Sami returned home.
Sami, çalıntı arabayı mezarlığa bıraktı.Sami dumped the stolen car by a cemetery.
Sami, çalıntı arabayı mezarlığa terk etti.Sami dumped the stolen car by a cemetery.
Sami, Leyla'yı arabayla eve bıraktı.Sami drove Layla home.