Sami'nin çalışmasına gerek yok.Sami doesn't need to work.
Sami gerçekten saftı.Sami was really gullible.
Sami gerçekten böndü.Sami was really gullible.
Sami Leyla'yı kandırabilmişti.Sami was able to fool Layla.
Sami geç bir vardiya çalışıyordu.Sami was working a late shift.
Sami bir yol ayrımındaydı.Sami was at a crossroads.
Sami ve Leyla aynı şirkette çalışıyor.Sami and Layla work for the same company.
Sami karışık yaşantısının kontrolünü ele geçirdiğini düşünüyordu.Sami thought he had regained control of his complicated life.
Cinayetin faili Sami'ydi.Sami was the perpetrator of the murder.
Sami cinayetin failiydi.Sami was the perpetrator of the murder.
Sami sadece şok olmuştu.Sami was just shocked.
Sami, silah zoruyla soyuldu.Sami was robbed at gunpoint.
Sami'nin yedi dolar nakdi vardı.Sami had seven dollars in cash.
Sami'nin yedi bin dolardan çok daha fazlasına ihtiyacı var.Sami needs much more than seven thousand dollars.
Sami şok halindeydi.Sami was in a state of shock.
Sami, Leyla'yı hiç bu kadar perişan görmemişti.Sami had never seen Layla so distraught.
Sami, Leyla'yı hiç bu kadar öfkeli görmemişti.Sami had never seen Layla so distraught.
Sami'nin Leyla'yla sorunları vardı.Sami was having problems with Layla.
Sami çok kontrol ediyordu.Sami was very controlling.
Sami, Leyla'nın, hayatının her saniyesinde nerede olduğunu bilmeye ihtiyaç duydu.Sami needed to know where Layla was every second in her life.
Ertesi sabah Sami geldi.Sami came the next morning.
Sami Leyla'yı kimin vurduğunu biliyor.Sami knows who shot Layla.
Sami, hırsızlık ve uyuşturucuya bağlı suçlarla ilgili bir geçmişe sahipti.Sami had a history of theft and drug-related crimes.
Sami her şeyi bir kenara atıp Leyla'ya odaklandı.Sami cast everything else aside and focused on Layla.
Sami bir eroin bağımlısıydı.Sami was a heroin addict.
Sami bir uyuşturucu bağımlısıydı.Sami was a drug addict.
Sami, metresi Leyla'dan ayrıldı.Sami pulled away from his mistress, Layla.
Sami Leyla'yla daha fazla zaman geçirdi.Sami spent more time with Layla.
Sami, Leyla ile daha fazla vakit geçirdi.Sami spent more time with Layla.
Sami profesyonel bir denizciydi.Sami was a professional sailor.
Sami'nin kayığı çalınmıştı.Sami's boat was stolen.
Sami, Leyla'nın kayığını çaldı.Sami stole Layla's boat.
Sami'nin oraya bir kez daha gitmesi gerekiyor.Sami needs to go there one more time.
Sami ve Leyla, Kahire'de birkaç gün geçirdi.Sami and Layla spent a few days in Cairo.
Sami bana söylemek istemiyor.Sami doesn't want to tell me.
Sami eşine güveniyordu.Sami trusted his wife.
Sami yanlış hiçbir şey yapmadı.Sami didn't do anything wrong.
Sami'nin şeyleri çalınmıştı.Sami's items were stolen.
Sami para için iki kişiyi öldürdü.Sami killed two people for money.
Sami iki kişiyi para için öldürdü.Sami killed two people for money.
Sami hayrete düştü. Bu onun beklediği şey değildir.Sami was stunned. This is not what he was expecting.
Sami'nin benim için bir şeyi var.Sami has something for me.
Sami ve Leyla gece yarısı burada buluştu.Sami and Layla met here at midnight.
Para Sami'deydi.Sami had the money.
Sami'nin bunu yapmasına gerek yoktu.Sami didn't have to do this.
Sami'nin cinayeti çözülmemiş kaldı.Sami's murder has gone unsolved.
Sami'nin cinayeti faili meçhul kaldı.Sami's murder has gone unsolved.
Sami cinayetin bir soygun gibi görünmesini istedi.Sami wanted the murder to look like a robbery.
Sami hâlâ konuşmuyordu.Sami was still not talking.
Sami bir polis kaçağıydı.Sami was a police snitch.
Sami sahtekar bir polisti.Sami was a crooked cop.
Sami evinde vurulmuştu.Sami was gunned down in his house.
Sami aslında cinayetin arkasındaki fikir babasıydı.Sami was actually the mastermind behind the murder.
Sami yan odadaydı.Sami was in the next room.
Sami yandaki odada ne söylenmekte olduğunu duyabildi.Sami could hear what was being said in the next room.
Sami hepsini biliyordu.Sami knew it all.
Sami bir bok yığınından ibaretti.Sami was just a bunch of crap.
Bunu Sami dedi, ben değil.Sami said this, not me.
Sami şanslı bir adamdı.Sami was a lucky man.
Sami bir cinayetin kurbanıydı.Sami was the victim of a murder.