Leyla, Sami'nin e-postasını engelledi.Layla blocked Sami's e-mail.
Leyla ve Sami birlikte camiye gittiler.Layla and Sami went to the mosque together.
Leyla, Sami'ye bir öpücük sözü verdi.Layla promised Sami a kiss.
Sami mi? Sadece ergenlik dönemi aşkıydı.Sami? It was just a teenage crush.
Sami muhteşem bir çocuktu.Sami was a gorgeous boy.
Sami muhteşem bir oğlandı.Sami was a gorgeous boy.
Sami mükemmeldi.Sami was perfect.
Sami, Leyla'yı dışarı çıkardı.Sami took Layla out.
Sami, Leyla'yı gezmeye götürdü.Sami took Layla out.
Leyla, Sami'nin arabasını beğendi.Layla liked Sami's car.
Leyla bir süredir Sami'ye hayranlık duyuyor.Layla has been admiring Sami for a while.
Sami'nin her gün gördüğü tek kız Leyla'ydı.Layla was the only girl Sami saw every day.
Sami mahalleye sabah gazetesini teslim ediyor.Sami delivers the morning paper in the neighborhood.
Leyla gerçekten Sami'den hoşlanıyordu.Layla really liked Sami.
Leyla, Sami'den çok hoşlanıyordu.Layla really liked Sami.
Bütün kızlar Sami'ye bayılıyordu.All girls were crazy about Sami.
Bütün kızlar Sami'ye deli oluyordu.All girls were crazy about Sami.
Leyla, Sami'ye bir çek verdi.Layla gave Sami a check.
Leyla, Sami'ye ödeme yaptı.Layla paid Sami.
Leyla, Sami'ye para verdi.Layla paid Sami.
Leyla parayı Sami'ye verdi.Layla gave Sami the money.
Leyla her zaman Sami'ye yardım ediyordu.Layla was always helping Sami.
Leyla daima Sami'ye yardım ediyordu.Layla was always helping Sami.
Leyla ve Sami romantik bir randevu geçirdi.Layla and Sami had a romantic date.
Leyla, Sami'nin araba kullanmasına izin verdi.Layla let Sami drive.
Orası Sami'nin balık avına çıktığı yer.It's a place where Sami goes fishing.
Leyla ve Sami birbirlerini tanıyorlardı.Layla and Sami knew each other.
Leyla, Sami tarafından tecavüze uğradı.Layla was raped by Sami.
Leyla ve Sami göle park ettiler.Layla and Sami parked at the lake.
Leyla ve Sami öpüşmeye başladılar.Layla and Sami started kissing.
Leyla ve Sami kendileri hariç hiçbir şeye dikkat etmedilerLayla and Sami paid attention to nothing except to themselves.
Leyla, Sami'yi arabadan çıkardı.Layla pulled Sami out of the car.
Leyla, Sami'yi savunmaya çalıştı.Layla tried to defend Sami.
Leyla, Sami'yi koruyamadı.Layla wasn't able to protect Sami.
Leyla, Sami'yi yakalamaya çalıştı.Layla tried to get Sami up.
Leyla geri gelip Sami'yi öldürecek.Layla is going to come back and kill Sami.
Leyla ve Sami tatlı küçük bir akşam geçirdiler.Layla and Sami had a sweet little evening.
Sami, Leyla'ya saldırdı.Sami assaulted Layla.
Leyla, hikayesini Sami'ye anlattı.Layla told her story to Sami.
Sami, tecavüz ve saldırı nedeniyle 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Sami was sentenced 18 years for rape and assault.
Leyla, Sami için gerçekten çok kötü hissetti.Layla felt really bad for Sami.
Leyla, Sami'yi asla unutmayacak.Layla will never forget Sami.
Sami, Leyla'nın onun erkekliğini öldürdüğünü hissetti.Sami felt that Layla had killed his manhood.
Leyla, Sami'yi arkadaşlarından biri aracılığıyla tanıyordu.Layla knew Sami through one of her friends.
Sami, Leyla'ya boyun eğdirip tecavüz etti.Sami overpowered and raped Layla.
Leyla kendini Sami ile konuşamayacak kadar utangaç hissetti.Layla felt too shy to talk to Sami.
Leyla, Sami'nin profil resmini gördü ve onu beğendi.Layla saw Sami's profile picture and she liked it.
Leyla, Sami'yi pek iyi tanımıyordu.Layla didn't know Sami very well.
Leyla, Sami'nin komik olduğunu düşündü.Layla thought Sami was funny.
Leyla, Sami'yi liseden hatırlıyor.Layla remembers Sami from high school.
Leyla ve Sami bir alışveriş merkezinde bir araya geldiler.Layla and Sami met at a shopping mall.
Leyla ve Sami bir alışveriş merkezinde buluştular.Layla and Sami met at a shopping mall.
Leyla, Sami ile buluşmayı kabul etti.Layla agreed to meet Sami.
Leyla, Sami'yi görmek için heyecanlanıyordu.Layla thrilled to see Sami.
Leyla, Sami ile bizzat tanışmaktan heyecanlıydı.Layla thrilled to meet Sami in person.
Leyla, Sami'yi alışveriş merkezine götürdü.Layla drove Sami to the shopping mall.
Leyla ve Sami alışveriş merkezine gidecekler.Layla and Sami are going to the mall.
Leyla, Sami'ye küçük bir hediye satın aldı.Layla bought Sami a little present.
Leyla, Sami'yi ortaokuldan hatırlıyordu.Layla remembered Sami from junior high school.
Sami bir kutu prezervatif satın aldı.Sami bought a box of condoms.