Ana içeriğe geç
Sözlük

sam ile cümle

sam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sami, Kosta Rika'ya gidip muz yetiştirmek istiyordu.Sami wanted to go to Costa Rica and grow bananas.
Sami becerikli bir adamdı.Sami was a resourceful guy.
Sami şimdi konudan ayrıldı.Sami has just wandered off.
Sami'nin Leyla'yla olan kötü ilişkisi ona yük oluyordu.Sami's bad relationship with Layla was weighing on him.
Sami'nin Leyla'yla olan kötü ilişkisi ona dert oluyordu.Sami's bad relationship with Layla was weighing on him.
Sami biyolojik annesiyle buluşmak istedi.Sami wanted to meet his biological mother.
Sami biyolojik annesiyle tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet his biological mother.
Sami kim olduğunu bilmek istiyordu.Sami wanted to know who he was.
Sami porno izlemeden mastürbasyon yapamaz.Sami can't masturbate without watching porn.
Sami porno ile mastürbasyon yapıyor.Sami masturbates with porn.
Sami porno olmadan mastürbasyon yapamaz.Sami can't masturbate without porn.
Sami pornoya mastürbasyon yapıyor.Sami masturbates to porn.
Sami çevresindeki insanlara egemen oldu.Sami dominated the people around him.
Sami ve Leyla birbirlerinin kollarına geri döndüler.Sami and Layla were back in each others arms.
Leyla evi Sami için temizlemeye başladı.Layla started cleaning house for Sami.
Sami ve Leyla sarılıp öpüşüyorlardı.Sami and Layla were hugging and kissing.
Sami bıçağı köprüden attı.Sami threw the knife off the bridge.
Sami hedefine ulaştı.Sami reached his goal.
Sami amacına ulaştı.Sami reached his goal.
Sami kampüsteydi.Sami was on the campus.
Sami, Leyla'ya derinden aşık.Sami is deeply in love with Layla.
Wendy, seni erkek kardeşim Sam'le tanıştırmak istiyorum.Wendy, I want to introduce you to my brother Sam.
Sami, Mısır'a kaçtı.Sami fled to Egypt.
Ormanın kenarında gördüğünüz şey çadır değil, daha ziyade bir saman yığınıdır.What you see on the edge of the woods is not a tent, but rather a haystack.
Herkes çok samimiydı.Everyone was very friendly.
İnsanlar çok samimiydi.The people were very friendly.
Tom'un samimi olduğunu biliyorum.I know that Tom is sincere.
Umarım Tom samimidir.I hope Tom is sincere.
Tom'un hayali bir şampiyonluk kazanmaktır.Tom's dream is to win a championship.
Tom bildiğim en samimi kişi.Tom is the friendliest person I know.
Tom samimi olabilir, ancak bundan şüpheliyim.Tom could be sincere, but I doubt it.
Tom hiç samimi davranmadı.Tom has never been friendly.
Umarım samimiydin.I hope you were friendly.
Tom samimi bir çocuk.Tom is a friendly kid.
Tom samimi değildi.Tom wasn't friendly.
Sami dışarı çıktı.Sami went outside.
Sami, Leyla'yı havuzda ölü buldu.Sami found Layla dead in the pool.
Sami çabucak hastaneye geldi.Sami quickly drove to the hospital.
Sami hayatı için savaşıyordu.Sami was fighting for his life.
Sami hayat mücadelesi veriyordu.Sami was fighting for his life.
Sami'nin saat dokuzda öldüğü söylendi.Sami was pronounced dead at nine o'clock.
Sami'nin saat dokuzda öldüğü açıklandı.Sami was pronounced dead at nine o'clock.
Sana güvendim, Sami.I trusted you, Sami.
Sami'nin tırnakları yoktu.Sami had no nails.
Leyla, Sami'yle konuşmak için sempati atağına geçti.Layla went on a charm offensive to talk to Sami.
Sami ve Leyla'nın aşklarını kâğıt üzerinde ifade etmekte hiçbir sorunları yoktu.Sami and Layla had no problem professing their love on paper.
Sami açıkça hırslıydı.Sami was obviously ambitious.
Sami hep son bilendi.Sami was always the last to know.
Sami aptal değildi.Sami was no fool.
Sami ve Leyla arasındaki gerginlik yatışmaya başlıyor.Tensions are starting to simmer between Sami and Layla.
Sami kovulmuş olabilirdi.Sami would have been kicked out.
Sami, Fadıl ile hokey oynadı.Sami played hockey with Fadil.
Sami ve Leyla'nın birlikte muhteşem bir hayatları vardı.Sami and Layla had a wonderful life together.
Sami okulda başarılı olarak kardeşlerini gölgede bırakmayı arzu ediyordu.Sami hoped to outshine his siblings by doing well at school.
Sami ve Layla'nın iş görüşmesi vardı.Sami and Layla had a business meeting.
Sami patronuna e-posta gönderdi.Sami e-mailed his boss.
Sami güvenilir değildi.Sami wasn't trustworthy.
Sami kıyafetlerimi çıkartmaya başladı.Sami started taking my clothes off.
Gerçekten Tom'un yeterince samimi olduğunu düşünüyor musun?Do you really think Tom is warm enough?
Tom bana hiç şampuan kullanmadığını söyledi.Tom told me that he never uses shampoo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod