Sami'nin anormal düşünceleri vardı.Sami had deviant thoughts.
Sami konuşmayacak.Sami is not going to talk.
Sami, Leyla'nın neden bu şekilde davrandığını anlamıyordu.Sami didn't understand why Layla acted like this.
Sami zararsız bir oyuncak ayıydı.Sami was a harmless teddy bear.
Sami usta bir suçluydu.Sami was a master criminal.
Sami o konuda herhangi bir şey yapmadı.Sami didn't do anything about it.
Sami'nin raporu bitirmek için 10 Haziran'a kadar vakti var.Sami has until June 10 to finish the report.
Sami, istemezse bunu yapmak zorunda değildir.Sami doesn't have to do this if he doesn't want to.
Sami gece yarısına kadar çalıştı.Sami worked until midnight.
Sami asla daha fazla zaman istemedi.Sami never asked for more time.
Sami gece yarısı vardiyasında çalışıyor.Sami works the midnight shift.
Sami'nin onu yapmak için hiç arzusu yoktu.Sami had no desire to do that.
Sami uyuyakaldı ve uyandığında saat sabah altıydı.Sami fell asleep and when he woke up, it was six AM.
Sami'nin kalbi hızla atmaya başladı.Sami's heart started racing.
Sami, Leyla'nın cesedini yaklaşık saat altı otuzda buldu.Sami found Layla's body around six thirty.
Sami onu bekliyordu.Sami was expecting that.
Sami'nin tutuklanması sürpriz oldu.Sami's arrest came as a surprise.
Sami, Leyla'ya o konuda endişelenmemesini söyledi.Sami told Layla not to worry about that.
Sami yine çıkmaya başladı.Sami started dating again.
Sami yine flört etmeye başladı.Sami started dating again.
Sami biraz meraklıydı.Sami was somewhat curious.
Sami ilgilendi.Sami was interested.
Sami ilgiliydi.Sami was interested.
Sami'nin, ömrünün sonuna kadar kilitli kalması gerekir.Sami should be locked up for the rest of his life.
Sami ömrünün geri kalanını hapiste geçirecek.Sami is gonna spend the rest of his life in jail.
Sami hayatının geri kalanında burada kalacak.Sami is gonna stay here for the rest of his life.
Sami evcil hayvanları sever.Sami loves pets.
Sami'yi çok sevdim.I loved Sami a lot.
Sami'nin hayatı değişti.Sami's life was changed.
Sami'nin yaşamı sonsuza dek değişti.Sami's life was changed for ever.
Sami'nin hayatı sonsuza dek değişti.Sami's life was for ever changed.
Sami kendini başından vurdu.Sami shot himself in the head.
Sami şimdi parmaklıkların arkasında.Sami is behind bars now.
Sami yakındaki bir otelde bekledi.Sami waited at a nearby hotel.
Sami yakındaki bir otelde bekliyordu.Sami waited at a nearby hotel.
Sami tetiği çekti.Sami pulled the trigger.
Sami ona az dikkat etti.Sami paid little attention to that.
Sami bir Star Wars hayranıydı.Sami was a Star Wars fan.
Sami bir Star Wars fanıydı.Sami was a Star Wars fan.
Sami, Leyla'yı itiraf etti.Sami confessed to Layla.
Sami hapishanede Ferit ile tanıştı.Sami met Farid in jail.
Sami hapishanede Ferit'le karşılaştı.Sami met Farid in jail.
Sami buradan yaklaşık bir blok uzakta yaşıyor.Sami lives about a block away from here.
Sami buradan yaklaşık bir blok ötede yaşıyor.Sami lives about a block away from here.
Sami ağlamaya başladı.Sami started to cry.
Sami bağırmaya başladı.Sami started to cry.
Sami suçluluk duygularıyla mücadele etti.Sami struggled with feelings of guilt.
Sami beklenmedik bir şekilde grubundan ayrıldı.Sami unexpectedly quit his band.
Sami, Leyla'ya geldi ve onun gruba katılmasını istedi.Sami came to Layla and asked her to joint the group.
Sami yeni bir hayata başlamak için ortadan kayboldu.Sami disappeared to start a new life.
Sami neredeyse bir yıldır grubuyla gitar çalmaktadır.Sami has been playing guitar with his band for almost a year.
Sami neredeyse bir yıldır grubuyla birlikte gitar çalıyor.Sami has been playing guitar with his band for almost a year.
Sami yepyeni bir vites satın aldı.Sami bought a brand new gear.
Sami yepyeni bir dişli satın aldı.Sami bought a brand new gear.
Sami ona neredeyse inanmadı.Sami almost didn't believe it.
Sami dertsiz bir çocukluk geçirdi.Sami had a care-free childhood.
Sami insanlarla konuşmaktan keyif alıyordu.Sami liked to talk to people.
Sami hayatın güzel olduğunu düşündü.Sami thought life was good.
Sami hayatın güzel olduğunu düşünüyordu.Sami thought life was good.
Sami bir değişikliğe ihtiyacı olduğuna karar verdi.Sami decided he needed a change.