Sami'nin sıkıntılı bir geçmişi vardı.Sami had a troubled past.
Sami'nin önceki evlilikten iki çocuğu oldu.Sami had two children from a previous marriage.
Sami'nin önceki evlilikten iki çocuğu vardı.Sami had two children from a previous marriage.
Sami inatçı bir insandı.Sami was a tenacious person.
Leyla kötü bir kızdı ve Sami kötü bir çocuktu.Layla was a bad girl and Sami was a bad boy.
Sami dün içki içmeye gitti.Sami went out drinking yesterday.
Sami'nin bir iş görüşmesi vardı.Sami had a job interview.
Sami şimdi kendine bakabilir.Sami can take care of himself now.
Leyla, Sami'den onu öpmesini istedi.Layla asked Sami to kiss her.
Sami macera arıyordu.Sami was looking for adventure.
Sami, Noel zamanında öldürüldü.Sami was killed at Christmas time.
Sami'nin sorunları çok daha erken başladı.Sami's problems started much earlier.
Sami arka koltukta oturuyordu.Sami was sitting in the backseat.
Sami 19 yaşındaki Leyla'yla çıkıyordu.Sami was dating 19-year-old Layla.
Sami 19 yaşındaki Leyla'yla flört ediyordu.Sami was dating 19-year-old Layla.
Sami, mavi yakalı bir banliyöde büyüdü.Sami grew up in a blue-collar suburb.
Sami, Leyla'dan hiç hoşlanmıyordu.Sami didn't like Layla at all.
Leyla, Sami'yi hatırlıyor.Layla remembers Sami.
Sami kendini Leyla'ya derinden borçlu hissetti.Sami felt deeply indebted to Layla.
Sami bir treni daha kaçırdı.Sami missed another train.
Sami'nin yaşayabileceği herhangi bir yeri yoktu.Sami didn't have any place to live.
Sami kendini arkadaşlarından biraz üstün hissetti.Sami felt a little bit superior to his friends.
Sami kontroldeydi.Sami was in control.
Leyla, Sami'yi memnun etmek için her şeyi yapabilirdi.Layla might do anything to please Sami.
Sami memnun etmek için her şeyi yapabilir.Sami might do anything to please.
Sami bir kediye ateş etti.Sami shot at a cat.
Sami bir ördeğe ateş etti.Sami shot a duck.
Sami nasıl ateş edileceğini öğrenmek istiyordu.Sami wanted to learn how to shoot.
Sami ve Leyla yöresel küçük bir lokantada takıldılar.Sami and Layla hung out at the local diner.
Sami hayatında ne yapmak istediğini bilmiyordu.Sami didn't know what he wanted to do in his life.
Sami, Leyla'nın yaşam tarzını kıskanıyordu.Sami envied Layla's lifestyle.
Sami ve Leyla bir kart oyunu oynadılar.Sami and Layla played a card game.
Sami kendinden tam olarak emin değildi.Sami wasn't entirely sure.
Sami kartları dağıttı.Sami dealt the cards.
Sami mükemmel planı hazırlıyordu.Sami hatched the perfect plan.
Sami, Leyla'yı öldürmek için mükemmel bir plan hazırladı ya da öyle düşündü.Sami hatched the perfect plan to murder Layla, or so he thought.
Sami hepsine sahip olmak istiyordu.Sami wanted to have it all.
Sami eve girdi.Sami entered the house.
Sami acil durum hizmetlerini aradı.Sami called the emergency services.
Sami polise DNA örnekleri sağladı.Sami provided DNA samples to the police.
Sami'nin saçı suç mahallinde bulundu.Sami's hair was found at the scene of the crime.
Sami itiraf etti ve polisi Leyla'ya götürdü.Sami confessed and led the police to Layla.
Sami üç gün sonra tutuklandı.Sami was arrested three days later.
Sami, Leyla'dan kurtulmak istedi.Sami wanted to get rid of Layla.
Sami, Leyla'dan kurtulmak istiyordu.Sami wanted to get rid of Layla.
Sami bir milyon dolarlık bir hayat sigortası poliçesine sahipti.Sami had a million-dollar life-insurance policy.
Sami'nin Leyla'dan kurtulması gerekiyordu.Sami needed to get rid of Layla.
Sami, mirasını Leyla ile paylaşmak istemedi.Sami didn't want to share his inheritance with Layla.
Sami suçlu bulundu.Sami was found guilty.
Sami annesini öldürmeye yardım etti.Sami helped kill his mother.
Sami durumu çok farklı görüyor.Sami sees things very differently.
Sami yaptığını söylediği şeyden dolayı masumdur.Sami is innocent of what he said he did.
Sami yaptığını söylediği şeyden dolayı suçsuzdur.Sami is innocent of what he said he did.
Sami anne ve babasını seviyor.Sami loves his parents.
Sami daha önce bize yalan söyledi.Sami has lied to us before.
Sami neler olduğunu biliyordu.Sami knew what was going on.
Sami yakın mesafeden vuruldu.Sami was shot at close range.
Sami yüzükoyun yatıyordu.Sami was lying face down.
Sami yüzüstü yatıyordu.Sami was lying face down.
Sami'nin tabancası bir kuyunun içinde bulundu.Sami's gun was found in a well.