Sami ve Leyla mezuniyetlerini kutlamak için dışarı çıktılar.Sami and Layla went out to celebrate their graduation.
Sami, Leyla'nın hediyesinden etkilendi.Sami was touched by Layla's gift.
Sami'nin ailesinin evi bir korku evine dönüştü.Sami's family home became a house of horror.
Sami, umutsuz bir yardım talebi yaptı.Sami made a desperate plea for help.
Sami'nin ailesi yok edildi.Sami's family was destroyed.
Sami'nin sırrı açığa çıktı.Sami's secret was exposed.
Sami topraklarını camiye bağışladı.Sami donated his lands to the mosque.
Sami, Leyla'yı tatmin etmek için her şeyi yaptı.Sami did everything to satisfy Layla.
Sami'nin bankalarda çok parası vardı.Sami had a lot of money in the banks.
Sami, Leyla'yı yönlendiren tatmin edilemez hırstan tamamen habersizdi.Sami was completely unaware of the insatiable greed driving Layla.
Sami, hayatta elde ettiğinden daha fazlasını hak ettiğine inanıyordu.Sami believed he deserved more than what he had been given in life.
Sami, Layla'dan şirket hesaplarını yönetmesini istedi.Sami asked Layla to manage the company accounts.
Sami bir fırsat gördü.Sami saw an opportunity.
Sami tamamen Leyla'dan yararlandı.Sami completely took advantage of Layla.
Sami, Leyla'ya tamamen güveniyordu.Sami trusted Layla completely.
Sami, Leyla'nın hikayesini bir sahne prodüksiyonu haline getirdi.Sami turned Layla's story into a stage production.
Sami tek başına hayatta kalmak istedi.Sami wanted to survive on his own.
Sami, şerife alkol ve kadın teklif etti.Sami offered the sheriff alcohol and women.
Sami, Leyla ile evlendi.Sami married Layla.
Sami'yi çiftlikte gördüm.I saw Sami on the farm.
Leyla, Sami ile kaçtı.Layla ran off with Sami.
Sami biraz fazla para kazanmanın bir yolunu buldu.Sami found a way to make a little extra money.
Sami, Leyla'ya çok itaatkardı.Sami was very subservient to Layla.
Sami'nin işi patlama yaşıyordu.Sami's business was booming.
Sami'nin açgözlülüğü tatmin edildi.Sami's greed was satisfied.
Felaket, Sami'nin ailesini vurdu.Disaster struck Sami's family.
Büyük Depresyon, Sami'nin ailesini sert vurdu.The Great Depression hit Sami's family hard.
Sami güçlü bir işadamıydı.Sami was a powerful businessman.
Sami ölümcül bir kumar oynadı.Sami took a deadly gamble.
Sami ölüme mahkûm edildi.Sami was sentenced to death.
Sami, Leyla'nın yolundaydı.Sami was in Layla's way.
Sami de açgözlüydü.Sami was also greedy.
Sami kazara öldü.Sami died accidentally.
Sami yaklaşık 13.000 dolar alacak.Sami will receive around 13,000 dollars.
Sami bir kaza geçirdi.Sami had an accident.
Sami ölümcül bir kaza geçirdi.Sami had a deadly accident.
Sami küçük bir kaza yaşadı.Sami had a little accident.
Sami, Leyla'nın sarhoş olduğunu biliyordu.Sami knew Layla was a drunk.
Sami'ye bir araba çarptı.Sami was hit by a car.
Sami ve Leyla, Ferit'i ıssız bir çiftliğe götürdüler.Sami and Layla drove Farid to a deserted farm.
Sami, Leyla'nın kanlı cesedini ormana attı.Sami dumped Layla's bloodied body in the woods.
Sami yeni bir otopsi talep etti.Sami demanded a new autopsy.
Sami'nin bacaklarında hiçbir yaralanma yoktu.Sami had no injuries to his legs.
Sami, genç kadınlarla nasıl konuşulacağını biliyordu.Sami knew how to talk to young women.
Sami'yi çağırıyorum.I'm calling Sami.
Sami'yi arıyorum.I'm calling Sami.
Sami'yi arayacağım.I'll call Sami.
Sami'yi çağıracağım.I'll call Sami.
Sami kendi hayatına anlam vermek istedi.Sami wanted to give meaning to his own life.
Sami dillerini severim.I love Semitic languages.
Tom çok samimi değildi.Tom wasn't very friendly.
Havyar yiyip şampanya içtiler.They ate caviar and drank champagne.
Tom çok samimi bir kişidir.Tom is a very frank person.
Yemin ederim samimi gerçeği söylüyorum.I swear I'm telling the sincere truth.
Sami hiçbir şey yapmak zorunda değil.Sami doesn't have to do anything.
Bir hırsız, Sami'nin evine girdi.A burglar broke into Sami's home.
Sami, evine bir ev alarm sistemi kurdu.Sami installed a home alarm system in his house.
Sami bir silah satın aldı.Sami bought a gun.
Bir samurayla bir ninja arasındaki fark nedir?What is the difference between a samurai and a ninja?
Tom havyar yedi ve şampanya içti.Tom ate caviar and drank champagne.