Bob salyangoz yedi,sonra kustu.Bob ate the snail, then vomited.
Paella çoğunlukla salyangoz içerir.Paella often includes snails.
Çiğ salyangoz yememelisin.You shouldn't eat raw snails.
Tom'un köpeği onun yastığına salya akıttı.Tom's dog slobbered on his pillow.
Salyangozlar yavaş hareket eder.Snails move slowly.
Bir salyangozun kabuğu şeklen spiraldir.A snail's shell is spiral in form.
Köpeğin salyası akıyor.The dog is drooling.
Fransızlar salyangoz yemeyi sever.The French like to eat snails.
Sorun bir salyangoz hızında ilerliyor.The issue is proceeding at a snail's pace.
Ben bir salyangozum ve asla acelem yoktur.I am a snail and snails are never in a hurry.
Salyangoz yeme düşüncesi beni hasta hissettiriyor.The very thought of eating snails makes me feel sick.
Dev salyangozlar Florida'yı istila ettiler.Giant snails have invaded Florida.
Bu salyangozlar yenilebilirdir.These snails are edible.
Tom ve Mary dün gece restoranda salyangoz yedi.Tom and Mary ate snails at the restaurant last night.
Tom salyangoz istedi.Tom ordered escargots.
Salyangoz çok iştah açıcı gelmiyor.Escargot doesn't sound very appetizing.
Tom'un bir evcil salyangozu var.Tom has a pet snail.
Tom salyangozları marulla besledi.Tom fed the snails lettuce.
Sudaki o salyangozu görüyor musun?Do you see that snail in the water?
Bu salyangozlar yamyamdır.These snails are cannibals.
Bu salyangoz türü yamyamdır.This snail species is cannibalistic.
Salyangozlar hermafroditiktir.Snails are hermaphroditical.
Dikkat! Bir salyangozun üstüne basıyorsun.Careful! You're stepping on a snail.
Bu iki salyangozu seyrediyorum.I am watching these two snails.
Tom salyangozları sevmez.Tom doesn't like snails.
Ağzından salyaları akar ve heyecanlandığında burnu akardı.He slobbered and his nose ran when he was excited.
Çiftleşme sonrası bütün salyangozlar yumurta şeritleri üretir.After mating, both animals produce egg strings.
Yazın böcek ve örümcekler kışın ise bunlara ilaveten tohum ve salyangozlarla beslenirler.It feeds on insects and spiders in summer, supplemented with seeds and snails in winter.
Cinsiyet ayrımı olan bir salyangoz türüdür.There is a separate list by genre.
Nadiren kaplumbağalar, salyangozlar, kemirgenler ve küçük su kuşları yedikleri de bildirilmiştir.More rarely, turtles, snails, rodents and small waterfowl have reportedly been eaten.
7. Old Gold sigarası kullananın bir salyangozu var."Old Gold Cigarettes".
Çok pahalılar bu yüzden, üzerlerine salya akıtma.Those are expensive so don't drool on them.
Yemek verildiğinde, köpekler hemen tükrük salgılıyordu- doğuştan gelen salya refleksi.When food was presented, the dog salivated quickly, an inherited salivary reflex.
Salyalarının artması için yemeğin görüntüsü bile yeterliydi.Just the sight of the food was enough to stimulate their drooling.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.And I'm bawling, I'm crying, like a little kid.
Kanser hücrelerinin aslında tümörlerden salya yoluyla bulaştığını düşünüyoruz.We think that cancer cells actually come off the tumor, get into the saliva.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi.'"Will you walk a little faster?" said a whiting to a snail.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor. Salyangoz için üzücü bir durum.This is a Dionaea, a Venus fly trap hunting snails -- sorry for the snail.
Sizlere garanti vermek isterimki bu sunumun yapılmasında hiçbir salyangoz zarar görmemiştir.I would like to reassure that no snails were harmed in making this presentation.
Yoksa sen salyangoz musun?By any chance are you the snail?
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.Eventually, just ringing the bell made the dogs salivate.
Bildiğiniz gibi, normal şartlar altında, yiyeceğin görünüşü ve kokusu köpekte salyaya sebep olur.You see, under normal conditions, the sight and smell of food causes a dog to salivate.
Biz, yiyeceğe koşulsuz uyarıcı, salya akıtmaya ise koşulsuz tepki adını veriyoruz.We call the food an unconditioned stimulus, and we call salivation the unconditioned response.
Kimse bir köpeğe biraz biftek için salya akıtmayı öğretmez.Nobody trains a dog to salivate over some steak.
Salyangozları işaret ederek onun bahçeyi keşfetmesine yardımcı oluyorsunuz.You're helping him discover the garden by just pointing out these snails.
Bu salyangozun yoludur.That is the snail's way.
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.That's why my nickname is "Noah's Snail."
Bir salyangozu evcil hayvanı olarak almayı deneyinTry having a snail as a pet.
Şu salya izlerine bak.Look at these drool marks.
Bir timsaha çukuruna atýlmýţ olduđumu sanýrken, benim salyalarým aktýWhen the thought of being thrown into an alligator pit, I salivated it
Ama hayat çalan ziller ve salyadan ibaret değildir.But life is not just bell rings and salivation.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.I ate snails, vultures, rabbits, snakes, and anything that had life.
Wood'un üstünde salyasını akıtıyordu.He was practically drooling over Wood.
Uykuda bu kadar salyası akan bir kız hiç görmemiştim.I've never seen a girl who drools so much in her sleep.
Salyanazerbaijan. kgmSalyan
Mağarada Oxychilus (kara salyangozu cinsi) ve Plutomurus cinsi canlılar yaşamaktadır.The inhabitants of the cave are Plutomurus and Oxychilus.
Deniz salyangozu çiçeğinin adını alır ve genellikle açık mavi tonu olarak da anılır.It is named after the Periwinkle flower and is also commonly referred to as a tone of light blue.
Deniz salyangozu çiçekleriPeriwinkle flowers
Salyangoz, yenilebilir kara salyangozlarının Fransız yemeğidir.Escargot is a French dish of edible land snails.
Deniz salyasıSea snot