O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Det hade inte dragit upp innan hon sköt ut i hallen dörren och in i den.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Det havde ikke trukket op, før hun skudt ud af hallen døren og ind i det.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Ea nu a tras în sus înainte de a împuşcat din uşă şi în sala de ea.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Es war nicht, bevor sie aus der Halle geschossen Tür und hinein gezogen.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Het was niet omhoog getrokken voordat ze schoot uit de hal deur en in.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Il n'avait pas tiré vers le haut avant qu'elle jaillit de la porte de hall et en elle.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Itu tidak berhenti sebelum ia ditembak keluar dari pintu ruang depan dan ke dalamnya.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.그녀가 현관 문 밖으로 촬영하고로하기 전에 체포하지 않았다.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Não tinha puxado para cima antes que ela atirou para fora da porta do corredor e para ele.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Nebolo zastavil skôr, než strieľal zo sály, a dvere do neho.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Nebylo zastavil dřív, než střílel ze sálu, a dveře do něj.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Nó đã không kéo lên trước khi cô bị bắn ra khỏi cửa phòng và vào nó.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Non aveva tirato su prima che lei sparato fuori dal portone e in esso.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.No se había detenido antes de que ella salió disparado de la puerta del vestíbulo y en el mismo.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Se ei ollut revitä ennen kuin hän ampui pois salin oven ja osaksi sitä.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.To nie zatrzymał się przed jej strzał z drzwi sali i do niego.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.To ni potegnil, preden se je strel iz dvorane vrata in v to.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Δεν είχε τραβήξει μέχρι και πριν από πυροβόλησε έξω από την πόρτα αίθουσας και σε αυτό.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Він не зупинився, перш ніж вона вискочила із залу двері і в неї.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Он не остановился, прежде чем она выскочила из зала дверь и в нее.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.Това не е изтеглен преди тя изхвърчаха от вратата на залата и в нея.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.זה לא עצר לפני שהיא ירה מחוץ לדלת האולם לתוכו.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.لو لم انسحب قبل ان اطلقوا الرصاص من باب القاعة والى ذلك.
O salonun kapı dışarı vurdu ve içine önce çekti yoktu.で、私は現時点では彼女の一見をつかまえたが、彼女は美しい女性だった
Otel bize bir balo salonu verdi.A hotel a rendelkezésünkre bocsátotta a báltermet.
Otel bize bir balo salonu verdi.Ambasador udostępnił salę balową.
Otel bize bir balo salonu verdi.Dan hotel menyediakan aula untuk itu.
Otel bize bir balo salonu verdi.E l'hotel ci mise a disposizione la sala da ballo per l'operazione
Otel bize bir balo salonu verdi. İsmi çok uygun gerçekten de.A hotel nám na to poskytol tanečnú sálu - veľmi vhodná miestnosť.
Otel bize bir balo salonu verdi. İsmi çok uygun gerçekten de.Και το ξενοδοχείο μας έδωσε ένα χώρο γι' αυτό -- πολύ κατάλληλο χώρο.
Otel bize bir balo salonu verdi.그리고 호텔측에서 연회장을 제공해주었습니다.
Otel bize bir balo salonu verdi.Und das Hotel gab uns dafür den Ballsaal.
Otel bize bir balo salonu verdi.Và khách sạn cho chúng tôi một phòng tiệc cho việc này.
Otel bize bir balo salonu verdi.И отель предоставил нам танцевальный зал для этого.
Otel bize bir balo salonu verdi.Много подходящо помещение.
Otel bize bir balo salonu verdi.ובית המלון נתן לנו אולם נשפים (גם: אולם ביצים).
Otel bize bir balo salonu verdi.وقد اعطانا الفندق قاعة الرقص للقيام بذلك ..
Otel bize bir balo salonu verdi.正にピッタリの部屋です
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Aplausos)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Aplausos)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Aplauze)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Applaudissements) Qu'aimerais-tu dire aux chercheurs présents dans l'auditorium et à ceux qui nous écoutent ?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Applausi) Quindi cosa vorresti dire ai ricercatori qui nell'auditorium e agli altri che stanno ascoltando?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Applaus)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Brawa) Co chciałbyś powiedzieć naukowcom, siedzącym tu na sali i innym, którzy nas słuchają?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Potlesk) Co bys chtěl říci vědcům tady v sále a ostatním, kteří nás poslouchají?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Taps)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Vỗ tay)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Χειροκρότημα) Τι θα ήθελες να πεις στους ερευνητές εδώ στο ακροατήριο και σε άλλους που μας ακούνε;
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Аплодисменти)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Аплодисменты) Так что бы ты хотел сказать исследователям здесь в аудитории и другим слушателям?
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(Оплески)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?[מחיאות כפיים]
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?(تصفيق)
Öyleyse burada konferans salonunda bulunan ve bunu izleyen diğer araştırmacılara ne söylemek istersin?フランシス・コリンズ: ではこの会場にいる研究者や
Parang Güzellik Salonu.Au salon de beauté de Parang.
Parang Güzellik Salonu. Okulun önündeki.Il Salone di bellezza Parang, quello di fronte alla scuola.
Parang Güzellik Salonu. Okulun önündeki..סלון היופי של פארנג, מול בית הספר
Parang Güzellik Salonu. Okulun önündeki.صالون بارانغ التجميلي. الذي يقع أمام المدرسة
Parang Güzellik Salonu. Okulun önündeki.ホント?! やったね!