Salonun tavanı.Na střeše světa.
1 yarı kapalı düğün salonu bulunmaktadır.Samci mají pestrý svatební šat.
1. Sahne: Larina'nin evindeki parti salonu Tatyana'nın isim günü kutlanmaktadır.V domě paní Larinové se slaví Taťánin svátek.
1988 yılında Uluslararası Cimnastik Şöhretleri Salonunun açılışını yapmıştır.V roce 1998 byl také uveden do Mezinárodní gymnastické síně slávy.
Salonun tavanı ve duvarlarındaki resimler Viyanalı sanatçı Alexander Demetrius Goltz tarafından yapıldı.Výzdobu stropu hlediště vytvořil vídeňský malíř Alexander Demetrius Goltze.
Tom, spor salonuna gitmeli.Tom by měl zajít do posilovny.
Salonun basketbol oyunları için kapasitesi ise 5.240'tır.Capacitatea arenei pentru jocurile de baschet este de 5.240 de locuri.
Viyana'da bulunan Wiener Stadthalle salonu ise sadece finallerde kullanılmıştır.Altă arenă Wiener Stadthalle din Viena, a fost singurul loc pentru a fi utilizat în runda finală.
İç saha maçlarını 19 Eylül Spor Salonu'nda oynamaktadır.Echipa joacă meciurile de acasă pe Stadionul 19 Eylül.
1868’de Mandolin Çalgıcısı adlı tablosu Paris Salonu’na kabul edildi.În 1868, lucrarea Cântăreață la mandolină a fost prezentată în cadrul Salonului de la Paris..
Mekan: Wartburg şatosu büyük salonu.Sala unde se ține concursul, castelul din Wartburg.
Salonun tavanı.Acoperișul din tablă.
Birinci katta yemek salonu vardır.La baza primului puț se află o sală în pantă.
Babası bir polis memuru, okul öğretmeni ve güzellik salonu sahibiydi.Mama ei a fost un mic întreprinzător, deținând o școală de dans și un magazin de bijuterii.
Ayrıca yine spor merkezinde Fin hamamı, Sauna ve fitness salonu bulunmaktadır.Mai au nevoie de reparație clasele și sala de sport.
Şarkının videosu bir konser salonunda geçer.Compoziția are și o versiune pentru sala de concert.
12: 40-12:50 arasında bomba patlayarak konferans salonu yerle bir oldu.La 12:40 s-a produs explozia, distrugând în bună partea sala de conferințe.
İç saha maçlarını 1.000 kişilik Eczacıbaşı Spor Salonu'nda oynamaktadır.Ele creează o atmosferă festivă în lobby-ul sălii pentru 1000 de locuri.
Daha sonra park içerisinde nikah salonu kuruldu.Mai târziu, revista Les soirées de Paris a fost creată aici.
Tablonun 1867'deki Paris Salonu'nda sergilendiği düşünülür.Tabloul este gata pentru Salonul de la Paris din anul 1811.
Birçok odası ve salonu vardır.Are numeroase magazine și restaurante.
Bekleme salonundayım.Sunt în sala de așteptare.
Yemek salonu nerede?Unde este sala de mese?
Yemek salonu nerede?Unde e sala de mese?
Ertesi gün grup, Osaka Salonu'nda ilk konser turuna başladı.Másnap a csapat elkezdte az első turnéját az Osaka Hall-ban.
İç saha maçlarını 19 Eylül Spor Salonu'nda oynamaktadır.Hazai mérkőzéseit a 19 Eylül stadionban játssza.
Hisar toplantı salonu, küçük çaplı toplantı odaları ve Rumeli Terası binanın bir parçasıdır.Az épület részeit képezik még a Hisar terem, kisebb gyűléstermek a félemeleten és a Rumeli terasz.
Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor salonunda yapılmaktadır.A mérkőzéseket az Ayhan Şahenk Sportcsarnokban tartják.
Grieghallen; Bergen, Norveç'te bulunan 1500 koltuklu bir konser salonudur.A Grieghallen egy 1500 férőhelyes koncertterem Norvégiában, Bergenben, az Edvard Grieg téren.
Balo salonunda prensin alımlı karısı belirir.A bálteremben megkezdődik a hercegnőbál.
Şarkının videosu bir konser salonunda geçer.Videoklipjét egy koncert során vették fel.
Ama evet, kimse o spor salonuna ayak basmadı.Egyetlen meccsen sem lépett pályára a fehér mezeseknél.
Daha küçük basketbol salonu 4.050 kişilik oturma kapasitesine sahiptir.A kisebb, kosárlabda csarnok 4500 férőhelyes.
Yeni bir büyük konferans salonu açıldı.A fő csarnokból újabb fogadószoba nyílik.
İlk sinema salonu 1908 yılında açılmıştır.Színházát 1908-ban avatták fel.
2009 yılında kampüs içerisindeki bir spor salonu da duruşma salonu haline getirildi.2009-ben az oktatóteremben kialakításra került a terráriumi bemutatóterem.
Viyana'da bulunan Wiener Stadthalle salonu ise sadece finallerde kullanılmıştır.A Wien folyó egész bécsi szakasza is kerülethatárként szolgál.
Duruşma salonunda bayrak olacaktır.Mulatság Ulászló palotájában.
Mimar mekanı merkezde Musalar Salonu ve iki yanında büyük daireler olmak üzere üç bölüme ayırdı.Külön épületben helyezték el a három szobás szaktanítói lakást a hozzá tartozó melléképületekkel együtt.
Hayattayken kendisi için anıt mezar olarak yapılan bina, bugün spor salonu olarak kullanılmaktadır.Körülötte ma is használatban levő temető található, így ma temetőkápolnaként működik.
Bir dondurma salonudur.Jó fagytűrő.
Utah Jazz yeni salonu Delta Center'daki ilk maçına çıktı.Utah Jazz pelasi ensimmäisen kautensa Delta Centerissä.
İlk sinema salonu 1908 yılında açılmıştır.Ensimmäiset elokuvastudiot avautuivat vuonna 1908.
Binada üç adet konser salonu olup ek olarak restoran, alışveriş merkezleri ve barlar bulunmaktadır.Rakennuksessa on kolme eri konserttisalia ja lisäksi ravintoloita, kauppoja ja baareja.
Ayrıca yerel bir tiyatro salonunda sahneye çıktı.Samalla hän esiintyi paikallisissa teatterinäytelmissä.
Annesi, Emilie Crusius, Spor Salonunun müdürünün kızıydı.Hänen äitinsä Emilie Crusius oli taas saman lukion rehtorin tytär.
Tiyatro salonu aynı zamanda Sabancı Tiyatro Festivali'ne de ev sahipliği yapıyor.Tällä hetkellä he ovat myös talk show’n In the House juontajia!
1. Sahne Üç ay sonra, Violetta ve Alfredo'nun kaldığı evin salonu.II näytös - Tammikuu 1. kohtaus Violetta ja Alfredo ovat muuttaneet yhteen ja asuvat Pariisin ulkopuolella.
Prudential Center, Newark, New Jersey'de bulunan spor salonudur.Prudential Center on monitoimihalli joka sijaitsee Newarkissa, New Jerseyssä.
Kullandığımız spor salonunda tadilat vardı, malzemeler geçici olarak oraya kondu.Veneissä esitettiin istumatansseja, joilla aika saatiin kulumaan.
Avusturya'nın en büyük organizasyon salonudur.Se on Itävallan korkein rakennus.
Bir de toplantı salonu eklendi.Samassa yhteydessä myös juhlasalia laajennettiin.
Bir dondurma salonudur.Jäätelökauppias.
Kilise ofis gelecek için burs salonu.Portti Kirkkosali Urkuparvi Lasimaalaus Salon kirkko Salon seurakunta.
Duruşmalar sürerken Carole Ann Boone ile mahkeme salonunda evlendi.Bundy meni naimisiin entisen työkaverinsa Carole Ann Boonen kanssa tämän toisen oikeudenkäynnin aikana.
1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi.Se sai alkunsa John Constablen vuonna 1824 Pariisin salongissa näytteille tuomista maalaismaisemista.
Duruşma salonunda bayrak olacaktır.Puoluetalon sisääntuloaula.
Salonun bitişiğine iki yeni antrenman alanı inşa edildi.Jäähallin viereen on rakennettu kaksi harjoitushallia.
Grup, 2015 Paris saldırıları sırasında Le Bataclan konser salonunda bulunmaktaydı.Yhtye esiintyi Pariisissa Bataclan-konserttisalissa, kun siellä tehtiin terrori-isku marraskuussa 2015.
Hisarda açık teşhir yapılmakta, sergi salonu bulunmamaktadır.Koneen kaapissa ei ole varsinaista selityskilpeä.