saldır ile cümle
saldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Dan bilinmeyen bir saldırgan tarafından öldürüldü.Dan was killed by an unknown intruder.
Dan siyah bir öğrenciye saldırdı.Dan attacked a black student.
Linda, Dan tarafından cinsel saldırıya uğradı.Linda was sexually assaulted by Dan.
Senin saldırganının neye benzediğini hatırlıyor musun?Do you remember what your attacker looked like?
Onların saldıracaklarını gerçekten düşünüyor musun?Do you really think they'll attack?
Onlar bir saldırı mı planlıyorlar?Are they planning an attack?
Dan Linda'ya saldırdı.Dan assaulted Linda.
Saldırıya uğruyoruz.We're being attacked.
Mary pasif saldırgan.Mary is passive-aggressive.
Tom pasif saldırgan.Tom is passive-aggressive.
Onlar saldırmak niyetindeler.They intend to attack.
Kaleniz saldırı altında.Your castle is under attack.
Kalen saldırı altında.Your castle is under attack.
Bana saldırma.Don't attack me.
On beş bin göçmen Kanal Tüneli'ne saldırdı.Fifteen hundred migrants stormed the Channel Tunnel.
1683 yılında Türkler ikinci kez Viyana'ya saldırdı.In 1683 the Turks attacked Vienna for the second time.
Tom 2013 yılında ikinci derece saldırı suçundan hüküm giydi.Tom was convicted of second-degree assault in 2013.
Tom ölümcül silahla saldırıdan mahkum edildi.Tom was convicted of assault with a deadly weapon.
O jest saldırgandır.That gesture is offensive.
Haberlerde sahiplerine saldıran evcil hayvanlar hakkında bazı hikayeler vardı.There have been some stories in the news about pets attacking their owners.
Hemen saldırmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should attack immediately.
Saldırganlardan üçü öldürüldü.Three of the attackers were killed.
Asla kimseye saldırmadım.I never attacked anybody.
Saldırgan kaçtı.The attacker ran away.
Tom çok saldırgan oldu.Tom became very aggressive.
Ben saldırgandım.I was aggressive.
O, annesine onun ona nasıl saldırdığını söyledi.She told her mother how he had attacked her.
Tom'a saldıran kadın neden tutuklanmadı?Why wasn't the woman who attacked Tom arrested?
Saldırgan bir eylem planına ihtiyacımız var.We need an aggressive plan of action.
Tom saldırı için tutuklandı.Tom was arrested for assault.
Saldırmaya hazırdık.We were ready to attack.
Bu örümcek oldukça saldırgan.This spider is pretty aggressive.
Bir eşekarısı sürüsü çocuklara saldırdı.A swarm of wasps attacked the children.
Bir köpeği başkalarına saldırtma yoksa o seni ısırabilir.Don't sic a dog on others or he might bite you.
Tom birinci derecen saldırı ile suçlandı ve 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Tom was charged with first degree assault and sentenced to 15 years in prison.
Kurtlar genellikle insanlara saldırmazlarWolves usually don't attack people.
Biz sivrisinekler tarafından saldırıya uğruyoruz.We're being attacked by mosquitos.
Saldırıya uğradığın geceyi hatırlıyor musun?Do you remember the night you were attacked?
Saldırı birkaç yüz kişiyi öldürdü.The attack killed several hundred people.
O saldırı on üç kişiyi öldürdü.That attack killed thirteen people.
Yarın yine saldıracağız.Tomorrow we will attack again.
Tom kuduz bir sincap tarafından saldırıya uğradı.Tom was attacked by a rabid squirrel.
Tom, Cadılar Bayramı gününde bir kuduz sincap tarafından saldırıya uğradı.Tom was attacked by a rabid squirrel on Halloween day.
Neyin saldırgan olduğuna kim karar veriyor?Who gets to decide what's offensive?
Paris'te ki terör saldırısı dünyayı şok etti.The terrorist attack in Paris has shocked the world.
Şirket bu saldırıları nasıl geçiştireceğini hemen bilmedi.The company did not immediately know how to ward off these attacks.
Dünya yabancı işgalciler tarafından saldırı altında.The Earth is under attack by alien invaders.
Tom bazen biraz saldırgandır.Tom is sometimes a little pushy.
Biz saldırgan olacağız.We're going to be aggressive.
Saldırı tüm bu gereksiz hakaretler tarafından kışkırtıldı.The aggression was provoked by all those gratuitous insults.
Tom'un saldırgan tarzını seviyorum.I like Tom's aggressive style.
Bir insan fikirlere kendi silahlarıyla saldırmalı: Fikirlere bir tüfekle ateş etmezsin.One should attack ideas with their own weapons: You do not shoot at ideas with a rifle.
Tom hiç saldırgan değil.Tom isn't aggressive at all.
Mary Tom'a saldırdı.Mary attacked Tom.
Saldırganın neye benzediğini hatırlıyor musun?Do you remember what the attacker looked like?
Tekrar saldıralım.Let's attack again.
Saldırgan olalım.Let's be aggressive.
Ben biraz saldırganım.I'm kind of aggressive.
Tom bir köpek balığı saldırısında bacağını kaybetti.Tom lost his leg in a shark attack.
Sanırım daha saldırgan olman gerekiyor.I think you need to be more aggressive.