saldırın ile cümle

saldırın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Đây chỉ là trận đầu trong loạt 3 đợt tấn công xảy ra trong video vừa rồi.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Denn das ist nur der erste von drei Angriffen, die an diesem Schauplatz stattfanden.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Dette er blot det første af tre angreb, der forekommer i den scene.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Dit is de eerste van drie aanvallen die er waren in deze situatie.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Es decir, éste es sólo el primero de los tres ataques que tuvieron lugar allí.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Este é só o primeiro dos três ataques que ocorreram naquele sítio. CA:
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Ini serangan pertama dari tiga serangan yang terjadi dalam tayangan itu
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.보신 영상은 저곳에서 일어난 세 건의 공격 중 첫번째 것이었더군요.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Questo è solo il primo di tre attacchi che sono avvenuti su questa scena.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Szóval, ez csak az első a három támadás közül, amelyek ezen a helyen történtek.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Tämä on vain yksi kolmesta hyökkäyksestä tuossa kohtaamisessa.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Tohle je první ze tří útoků, ke kterým tam došlo.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.To je samo prvi od treh napadov, ki so se zgodili na tem prizorišču.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.To jest tylko pierwszy z trzech ataków, które nastąpiły w tej scenie.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Toto je iba prvý z troch útokov, ktoré sa tam odohrali.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Αυτή είναι μία από τις τρείς επιθέσεις που συνέβησαν σε αυτό το σημείο.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Това е една от трите атаки на тази сцена.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Это первая из трех атак, предпринятых там.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.כך שזה רק הראשון משלוש התקפות שהתרחשו בסצנה הזו.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.يبدو أن هذه هي مجرد الهجمة الأولى من ثلاث هجمات التي حدثت في هذا المشهد .
-Fark etmez. Saldırın.- Det er lige meget.
-Fark etmez. Saldırın.-Det spelar ingen roll.
-Fark etmez. Saldırın.-Hyökätkää.
İkili olarak saldırın ve en az bir tanesini öldürün!Angrib i par, så får I i hvert fald en.
İkili olarak saldırın ve en az bir tanesini öldürün!¡Atacadles en parejas y aseguraos de eliminar a uno cada uno!
İkili olarak saldırın ve en az bir tanesini öldürün!Atakujcie parami. Niech każdy załatwi choć jednego.
İkili olarak saldırın ve en az bir tanesini öldürün!Ataquem aos pares e certifiquem-se de que cada um acaba com um!
İkili olarak saldırın ve en az bir tanesini öldürün!Attaccate in coppia e uccidetene almeno uno a testa!
İkili olarak saldırın ve en az bir tanesini öldürün!Attackera i par så tar ni åtminstone en.
İkili olarak saldırın ve en az bir tanesini öldürün!Jokaisen on tapettava ainakin yksi.
İkili olarak saldırın ve en az bir tanesini öldürün!Επιτεθείτε ανά δύο και σκοτώστε τουλάχιστον ένα έκαστος!
İkili olarak saldırın ve en az bir tanesini öldürün!Нападайте по двое, и выведите из строя хотя бы каждый одного!
IŞİD, bu saldırının sorumluluğunu üstlendi.ISIS se adjudicó la responsabilidad del ataque.
IŞİD, bu saldırının sorumluluğunu üstlendi.L’État islamique a revendiqué la responsabilité de l'attentat.
IŞİD, bu saldırının sorumluluğunu üstlendi.Ответственность за атаку взяло на себя ИГИЛ .
Rina Dewan Facebook duvarında bu iğrenç saldırının arkasında ki nedeni paylaştı:H Rina Dewan έγραψε στον τοίχο της στο Facebook σχετικά με τα αίτια αυτού του στυγερού εγκλήματος:
Rina Dewan Facebook duvarında bu iğrenç saldırının arkasında ki nedeni paylaştı:Rina Dewan a écrit ceci sur son mur Facebook concernant les raisons qui pourraient expliquer ce crime :
"süpriz saldırının yarattığı karşılıklı korku" tehdit altında yaşamak zorunda kalabilirler.토머스 셸링이 "예상할 수 없는 공격에 대한 상호 위협"이라고 부른 위험에 노출되어 있습니다.
"süpriz saldırının yarattığı karşılıklı korku" tehdit altında yaşamak zorunda kalabilirler."la paura reciproca di un attacco a sorpresa": dato che non so se il mio vicino sta per attaccare me oppure no
"süpriz saldırının yarattığı karşılıklı korku" tehdit altında yaşamak zorunda kalabilirler.lo que el premio nobel de economía, Thomas Schelling,
"süpriz saldırının yarattığı karşılıklı korku" tehdit altında yaşamak zorunda kalabilirler.Thomas Schelling, zdobywca Pokojowej Nagrody Nobla, nazwał "obopólnym strachem przed niespodziewanym atakiem."
"süpriz saldırının yarattığı karşılıklı korku" tehdit altında yaşamak zorunda kalabilirler.של מה שזוכה פרס נובל תומאס שלינג כינה "הפחד הדו צדדי מהתקפת פתע,"
"süpriz saldırının yarattığı karşılıklı korku" tehdit altında yaşamak zorunda kalabilirler.ما دعاه الحائز على جائزة نوبل توماس شيلينج "الخوف المتبادل من هجوم مفاجئ"
"süpriz saldırının yarattığı karşılıklı korku" tehdit altında yaşamak zorunda kalabilirler.陥ってしまう可能性があるのです 隣国が攻め込んでくるのか否か
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.A mohli jsme vytvořit rovnici, která mohla předpovědět pravděpodobnost útoku.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Am putut genera astfel o ecuaţie care ar putea prezice probabilitatea unui atac.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.A tak sme mohli napísať rovnicu, ktorá vie predpovedať pravdepodobnosť útoku.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Dan kami dapat menciptakan persamaan yang dapat memprediksi kemungkinan dari sebuah serangan.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Et on pouvait définir une équation permettant de prévoir la probabilité d'une attaque.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Fel tudtunk írni egy egyenletet, ami képes megjósolni egy támadás valószínűségét.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.저희들은 이 데이터로 부터 공격 가능성을 예측할 수 있는 방정식을 만들었지요.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Podíamos gerar uma equação que previsse a iminência de um ataque.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Potevamo addirittura descrivere con un'equazione la probabilità di un attacco.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Potrafimy podać równanie, które przewiduje prawdopodobieństwo ataku.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Und daraus konnten wir eine Gleichung erstellen, welche die Wahrscheinlichkeit eines Angriffs vorhersagt.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Và chúng tôi có thể đưa ra một phương trình để dự đoán xác xuất của một cuộc tấn công.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.We konden een vergelijking opstellen die de waarschijnlijkheid van een aanval voorspelde.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Και μπορούμε να δημιουργήσουμε μία εξίσωση η οποία θα μπορούσε να υπολογίσει την πιθανότητα μίας επίθεσης.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.И мы могли написать уравнение, которое определяло вероятность атаки.
Ve oluşturacağımız formülle bir saldırının olasılığını tahmin edebilirdik.Осъзнахме, че можем да създадем уравнение, което да предвиди вероятноста на нападенията.

İlgili Sayfalar