salatası ile cümle

salatası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Domates salatasını buzdolabına koy.Put the tomato salad in the refrigerator.
Tom patates salatası yapmak için patates haşlıyor.Tom is boiling the potatoes to make potato salad.
Tom bir ekstra-baharat kovası, kızarmış piliç ve bir konteyner lahana salatası ısmarladı.Tom bought a bucket of extra-spicy fried chicken and a container of coleslaw.
Herkes için biraz meyve salatası hazırlayacağım.I'm going to make a little fruit salad for everyone.
Meyve salatası sever misin?Do you like fruit salad?
Tom onun salatasına tuz serpiyor.Tom is shaking salt on his salad.
O patates salatası sever.He likes potato salad.
Patates salatası sever.She likes potato salad.
Patates salatasını severim.I like potato salad.
Bu patates salatası haşlanmış yumurta istiyor.This potato salad wants boiled eggs.
Patates salatası haşlanmış yumurta ister.The potato salad wants boiled eggs.
Bu patates salatasını yemeyeceğim.I'm not eating this potato salad.
Bir patates salatası yedik.We ate a potato salad.
O bir kale salatası yedi.She ate a kale salad.
Tom ve Mary bahçelerinde marul salatası yetiştirirler.Tom and Mary grow leaf lettuce in their garden.
Rus salatası, patates, zeytin, ton balığı ve diğer sebzelerle yapılır.Russian salad is made with potatoes, olives, tuna, and other vegetables.
Tom salatasını yemedi.Tom didn't eat his salad.
Bizim üçümüz sosisli sandviç ve patates salatası yedi.The three of us ate hot dogs and potato salad.
Tom, meyve salatasında sadece bir çilekten daha fazlası olmasını diledi.Tom wished there was more than just one strawberry in his fruit salad.
Tom bir Yunan salatası yedi.Tom ate a Greek salad.
Niçoise salatası Nice yakınlarındaki bölgenin tipik bir yemeğidir.Niçoise salad is a typical food of the area near Nice.
Annem sık sık makarna salatası yapar.My mother often makes pasta salad.
Tom Mary'nin patates salatası yapma tarzını seviyor.Tom likes the way Mary makes potato salad.
Bir at hıyar salatası yemez.A horse doesn't eat cucumber salad.
O bir ringa balığı salatası yedi.He ate a herring salad.
Mary bir kıvırcık lahana ve kinoa salatası yaptı.Mary made a kale and quinoa salad.
Bir ton balığı salatası yedim.I ate a tuna salad.
Mary ızgara tavuk salatası yedi.Mary ate a grilled chicken salad.
Waldorf salatası on dokuzuncu yüzyıldan bir Amerikan buluşudur.Waldorf salad is an American invention from the nineteenth century.
Mary salatasının içine biraz kavrulmuş ceviz koydu.Mary put some roasted pecans into her salad.
Patates salatası yapmayı düşünüyordum.I was thinking of making a potato salad.
Patates salatası yapabiliriz.We could make potato salad.
Biraz patates salatası yapmayı düşünüyordum.I was thinking of making some potato salad.
Tom, Mary'nin salatasını beğenmedi.Tom didn't like Mary's salad.
Tüm çevre kasabalardan insanlar lâhana salatası almak için Mary'nin çiftliğine gitti.People from all the surrounding towns traveled to Mary's farm to buy her coleslaw.
Çiğ balık salatası yapmayı biliyor musun?Do you know how to make a raw fish salad?
Leyla, parti için bir patates salatası hazırladı.Layla made a potato salad for the party.
Leyla, parti için bir patates salatası yaptı.Layla made a potato salad for the party.
Tom, parti için patates salatası hazırladı.Tom made potato salad for the party.
Bir meyve salatası yapıyorum.I'm making a fruit salad.
Domates ve peynir salatası yapacağım.I will prepare a salad of tomatoes and cheese.
Domates ve peynir salatası hazırlayacağım.I will prepare a salad of tomatoes and cheese.
Tatlı için, Marie çikolatalı pasta ve bir meyve salatasını yapmıştı.For dessert, Marie had made her chocolate cake and a fruit salad.
Tom teyzesi Mary ve onun lezzetli patates salatasını seviyordu.Tom loved his aunt Mary and her delicious potato salad.
Patates salatasını seviyorum.I love potato salad.
Annem sık sık patates salatası yapar.My mother often makes potato salad.
Tom, Mary'nin salatasını yedi.Tom ate Mary's salad.
Ringa balığı salatasını gömdü.He devoured the herring salad.
Ringa balığı salatasını mideye indirdi.He devoured the herring salad.
Yumurta salatası geleneksel bir Anglo-Amerikan salatasıdır.Ham salad is a traditional Anglo-American salad.
Khao yam - Güney Tayland'a özgü bir pirinç salatası.Khao yam – a rice salad from southern Thailand.
Örneğin, çorbalar, sebze salataları, lahana salatası ve et yemekleri ile karıştırılabilir.For example, it may be blended with soups, vegetable salads, cole slaw, and meat dishes.
Yeşil mangolar mango salatası olarak kurutulmuş karides ve balık sosu ile kullanılabilmektedir.Green mangoes can be used in mango salad with fish sauce and dried shrimp.
Bu anlatım genellikle panzanella salatasının temeli olduğu biçiminde yorumlanır.This is often interpreted as a description of panzanella.
Ama çoğu dillerde Rus Salatası olarak bilinir.In Turkey it is known as Rus salatası.
Çirozun en yaygın yenilme biçimi çiroz salatasıdır.Double the most common form of dirt jumps.
Yeşil fasulye salatası?BM:Green bean salad?BM:
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Mushroom and lotus leaves over rice, cabbage salad, and omija tea.
-- yakında Asya Salatası'nı menülerine ekleyecekler.The salads that you see at McDonald's came from the work -- they're going to have an Asian salad.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeCaesar salad as well as live music and picture service.

İlgili Sayfalar