Ana içeriğe geç
Sözlük

sala ile cümle

sala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yaptığın salaklık karşısında kendimi gülmekten alamıyorum.I can't help but laugh at how foolish you were.
Tom salak mı?Is Tom stupid?
Tom'a inanmak benim salaklığımdı.It was stupid of me to believe Tom.
Tom'a inanacak kadar salaktım.I was an idiot to believe Tom.
Tohum saç ve yoluna devam et. Tohum iyiyse eğer, kök salacaktır.You drop seeds, and you move on. If the seeds are good, they'll take root.
Bu gece burada bir sürü salak var.There are a lot of idiots here tonight.
Ben bir salak gibi görünmek istemiyorum.I don't want to look like a dork.
Ben bir salaktım.I've been an idiot.
Bir avuç salak işte!What a bunch of idiots!
Annem sık sık makarna salatası yapar.My mother often makes pasta salad.
Tom Mary'nin patates salatası yapma tarzını seviyor.Tom likes the way Mary makes potato salad.
Bu salata yeterince ekşi değil.This salad is not sour enough.
Salata sevmiyorum.I don't like salad.
Salata sevmem.I don't like salad.
Bir at hıyar salatası yemez.A horse doesn't eat cucumber salad.
Bu ne tür salata?What kind of salad is this?
Salatanda ne tür sos istiyorsun?What kind of dressing do you want on your salad?
Salatanda ne seversin?What do you like on your salad?
Tom Mary'nin kendisi için yaptığı salatayı yedi.Tom ate the salad that Mary made for him.
Hepiniz salaksınız.All of you are cretins.
Ancak bir salak böyle öyle bir şey söylerdi.Only a halfwit would say something like that.
Sebzeleri hâlâ zeytinyağlı salamurada bırakıyor musun?Are you still marinating the vegetables?
O bir ringa balığı salatası yedi.He ate a herring salad.
İşte salatan.Here's your salad.
O, ekşi krema içeren salatalardan hoşlanır.He likes salads that contain sour cream.
Mary bir kıvırcık lahana ve kinoa salatası yaptı.Mary made a kale and quinoa salad.
Turp çoğunlukla salata sebzesi olarak kullanılır ve çiğ yenir.Radishes are commonly used as a salad vegetable and eaten raw.
Çorbamda frenksoğanını severim ama salatamda değil.I like chives in my soup, but not in my salad.
Bana salata tarifini verir misin?Will you give me the recipe for your salad?
Salata yer misin?Do you eat salads?
Salağa yatmaya gerek yok.Let's not pretend otherwise.
Bizim kabak, domates, salatalık, havuç, bamya ve patatesimiz var.We have squash, tomatoes, cucumbers, carrots, okra and potatoes.
Bir ton balığı salatası yedim.I ate a tuna salad.
Salatayı hazırlar mısınız?Could you prepare the salad?
Sen ne salaksın!What an idiot you are!
O bir salak.She's an airhead.
Humusta olduğu kadar salatada da garbanzo fasulyeleri vardı.There were garbanzo beans in the salad as well as in the hummus.
O tam bir salak.He is a bloody fool.
Lütfen salata için tavuğu doğra.Please chop the chicken for the salad.
Kapa çeneni, salak!Shut up, dumbass!
Mary ızgara tavuk salatası yedi.Mary ate a grilled chicken salad.
Siz salaklar kaybetmeyi hak ediyorsunuz.You idiots deserve to lose.
Ne uzun bir salatalık.What a long cucumber.
Belki sen sadece bir salaksın.Maybe you're just an idiot.
Ben serveti hak etmeyen bir salak ve bir geri zekalıyım.I am a jerk and a moron who does not deserve fortune.
Domatesleri dilimle ve onları salataya koy.Slice up the tomatoes and put them in the salad.
Düşündüğümden daha salaksın.You are more stupid than I thought.
Salatalık acı mı? O zaman onu at!The cucumber is bitter? Then throw it away!
Waldorf salatası on dokuzuncu yüzyıldan bir Amerikan buluşudur.Waldorf salad is an American invention from the nineteenth century.
"Sen şimdi bir film yıldızı mısın?" "Hayır, salak.""Are you a movie star now?" "No, silly."
Mary salatasının içine biraz kavrulmuş ceviz koydu.Mary put some roasted pecans into her salad.
Sen tam salaksın.You're an absolute idiot.
Tom salata yedi.Tom ate the salad.
Salatalık turşusu ile sarı pirinç yemeyi severim.I like to eat yellow rice with cucumber pickles.
Kendimi salak kabul ediyorum.I consider myself an idiot.
Patates salatası yapmayı düşünüyordum.I was thinking of making a potato salad.
Tom tabağına biraz salata koydu.Tom put some salad on his plate.
Patates salatası yapabiliriz.We could make potato salad.
Bu salata çok iyi.This salad is so good.
Bir salata hazırlayabiliriz.We could make a salad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod