sakinlik ile cümle
sakinlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Deniz sakinlikten uzak.The sea is far from calm.
Bir fırtınadan sonra sakinlik gelir.After a storm comes the calm.
Fırtınadan sonra bir sakinlik vardı.There was a calm after the storm.
Fırtınadan sonra gelen sakinlik.The calm that comes after the storm.
Sakinlik, güçlünün bir erdemidir.Calm is a virtue of the strong.
Son birkaç yıldır yaşadığımız göreceli sakinlik aldatıcıdır.The relative calm that we've experienced in the last few years is deceptive.
Sakinliklerini kaybettiler.They lost their cool.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.For a short time, all was calm.
Üzerime bir sakinlik geldi.And a calm came over me.
Thy Fırtınanın attı vücut ani bir sakinlik olmadan, taşan olacaktır .-- Ne şimdi, eşi!Without a sudden calm, will overset Thy tempest-tossed body.--How now, wife!
Derinlik de, sakinlik ve su kadar önemlidir.And the deep matters as much as the stillness and the water do.
Nadir Dünya'ya göre, galaksimizi faklı kılan şey, kendi türünün %7sinde var olan bir sakinliktir.Die auf die Erde fallende Leistung schwankt wegen der Exzentrizität der Erdbahn im Jahreslauf um knapp 7 %.
Sakinlikle dolu bir ruh diliyorum.Je désire une pleine tranquillité de l'âme.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Bientôt, le calme revint.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.После этого наступило некоторое успокоение.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.Цель таких аквариумов — создание атмосферы умиротворения и спокойствия.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Daarna werd het een tijd rustig.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.Emanuje w nich atmosfera spokoju, wyciszenia.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.Це надає рельєфу настрій неквапливості, спокійної послідовності.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Jos era acum liniște deplină.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.Pánd címere egységében békét, nyugalmat sugároz.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Λίγο μετά τη σιωπή.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Han faldt derefter til ro.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.En cirkelkomposition giver harmoni og ro til et billede.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Han falt deretter til ro.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Beberapa saat kemudian ia mulai tenang.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.少しは落ち着いた様子。
Cem’in sessiz ve sakinlik içinde geçmesini sağlar.김문은 침착하고 중후하여 말이 적었다고 한다.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.אחרי זמן מה העניינים נרגעים.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Olukord oli rahunemas.
Ama eninde sonunda Los Angeles'tan ayrılıp Idaho'ya taşındık. Orada bol bol sessizlik ve sakinlik vardı.Alla fine siamo andati via da Los Angeles, ci siamo trasferiti in Idaho, dove c'era tanta pace e tranquillità.
Ama eninde sonunda Los Angeles'tan ayrılıp Idaho'ya taşındık. Orada bol bol sessizlik ve sakinlik vardı.Dar în cele din urmă am părăsit LA și ne-am mutat în Idaho, unde era multă pace și liniște.
Ama eninde sonunda Los Angeles'tan ayrılıp Idaho'ya taşındık. Orada bol bol sessizlik ve sakinlik vardı.Mais finalement, nous avons laissé Los Angeles pour l'Idaho, qui est beaucoup plus calme et tranquille.
Ama eninde sonunda Los Angeles'tan ayrılıp Idaho'ya taşındık. Orada bol bol sessizlik ve sakinlik vardı.Schließlich verließen wir Los Angeles und zogen nach Idaho, wo es sehr ruhig und friedlich war.
Ama eninde sonunda Los Angeles'tan ayrılıp Idaho'ya taşındık. Orada bol bol sessizlik ve sakinlik vardı.W końcu opuściliśmy Los Angeles i wyjechaliśmy do Idaho, gdzie jest dużo ciszy i spokoju.
Ama eninde sonunda Los Angeles'tan ayrılıp Idaho'ya taşındık. Orada bol bol sessizlik ve sakinlik vardı.В последствие напуснахме Ел Ей, и се преместихме в Айдахо, където всъщност имаше много мир и спокойствие.
Ama eninde sonunda Los Angeles'tan ayrılıp Idaho'ya taşındık. Orada bol bol sessizlik ve sakinlik vardı.Но всё же мы уехали из Лос-Анджелеса и отправились в Айдахо, где царили тишина и покой.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.A kettő között pedig van két óra, amit elmélkedő csöndben töltenek az ágyban.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.A medzitým zažívajú v posteli dve hodiny meditatívneho ticha.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.A mezitím mají pár hodin meditativního ticha v posteli.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Dazwischen verbringen sie ein paar Stunden in meditativer Ruhe im Bett.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Di antaranya, mereka menghabiskan beberapa jam untuk bertapa dengan tenang di tempat tidur.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Et entre les deux périodes, ils passent une ou deux heures dans une sorte de calme méditatif au lit.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.그리고 그 사이 몇 시간동안 침대 안에서 일종의 명상적인 고요의 시간을 가집니다.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Nel mezzo, hanno qualche ora di una specie di calma meditativa a letto.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Och däremellan, har de några timmar med något av meditativ tystnad i sängen.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Og i mellemtiden, har de et par timer med en form for meditativ stilhed i sengen.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Şi între, au două ore de linişte meditativă în pat.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Têm, pelo meio, umas duas horas de uma espécie de descanso meditativo, na cama.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Tussenin hebben ze een paar uren van een soort meditatieve rust in bed.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Và giữa 2 khoảng đó, họ có khoảng 2 tiếng nằm trên giường, vắt tay lên trán suy tư.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Vmes imajo približno dve uri meditativne tišine v postelji.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.W przerwie mają parę godzin medytacyjnego spokoju.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Y, entre medio, tienen un par de horas de tranquila meditación en la cama.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Στο ενδιάμεσο, έχουν μερικές ώρες για μία περίοδο συλλογισμού στο κρεβάτι.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.А междувременно имат няколко часа на медитативна почивка в леглото.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Во время двухчасового перерыва они спокойно лежат в кровати в состоянии похожем на медитативное.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Під час двогодинної перерви, вони спокійно лежать в ліжку, ніби медитують.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.ובין לבין יש להם שעתיים של זמן שקט ומדיטטיבי במיטה.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.وفي الفترات الفاصلة، يقضون بضع ساعات من الهدوء و التأمل في السّرير.