sakayı ile cümle

sakayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben bir yabancı olduğum için, şakayı anlayamadım.Being a foreigner, I couldn't catch on to the joke.
Onun bize anlattığı şakayı anlayamadım.I couldn't catch on to the joke he told us.
Öğrenciler o şakayı seviyordu.The pupils loved that joke.
O, şakayı anlayamadı.He could not see the joke.
O şakayı anlayamadı.He didn't get the joke.
Şakayı anlamıyorum.I don't get the joke.
Tom Mary'nin söylediği şakayı anlamadı.Tom didn't understand the joke Mary told.
Bana bu şakayı anlattıkları zaman kıçımla güldüm.I laughed my ass off when they told me that joke.
Bu tür şakayı sevmiyorum.I don't like this kind of joke.
O, şakayı hiç anlamadı.He didn't get the joke at all.
Bu şakayı daha önce duyduğumü zannetmiyorum.I don't think I've ever heard that joke before.
Bu şakayı daha önce hiç duymadım.I never heard that joke before.
Tom şakayı Mary'ye açıklamak zorunda kaldı.Tom had to explain the joke to Mary.
Tom şakayı hiç duymadı.Tom didn't get the joke at all.
Tom şakayı duymadı.Tom didn't get the joke.
Tom şakayı anlamadı.Tom didn't understand the joke.
Tom Mary'ye şakayı açıkladı.Tom explained the joke to Mary.
Şakayı anlamadım.I didn't understand the joke.
Sanırım Tom şakayı anlamadı.I think Tom didn't understand the joke.
Tom'un şakayı anlamadığını düşünüyorum.I think Tom didn't understand the joke.
Oyunun girişinde yapılan Hannah'ya bir şakayı durdurmaya çalışırken görülmektedir.He is surprised to discover that Hannah was playing the joke.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.She likes stuffed animals and other cute things.
Reagan filmde başkanlığı hakkında yapılan şakayı gördüğünde ("Ronald Reagan mı?"Screen Actors Guild Presidents: Ronald Reagan".
Gelen tepkiler; ikinci bir Pantolonsuz şakayı yapmama yol açtı.And her reaction inspired me to do a second annual No Pants Subway Ride.
O kadar parayı bu aptal şakayı satarak mı kazandın?You made that much money selling that stupid joke?
Bir şakayı bitirmek için kaza gibisi yok.Nothing like a crash to end a joke.
Beyaz Şakayık (Bai Mudan veya Pai Mu-Tan), erkekleri cezbeden bir tanrıça.White Peony (Bai Mudan or Pai Mu-Tan), a goddess who tempts men, especially ascetics.
Koruma alanındaki ince yapraklı şakayık (Paeonia tenuifolia)Fine-leaved peonies (Paeonia tenuifolia in the reserve
Tom şakayı Mary'ye açıklamak zorunda kaldı.Tom musste Maria den Witz erklären.
Adi şakayığı Avrupa'da yabani olarak da bulunur.On n'en rencontre qu'exceptionnellement à l'état sauvage en Europe.
Küçük Amfitiyatro Şakayık Terası ve VIP alanı arasında yer almaktadır.Un sclérite hypostomal se préfigure entre la pièce basale de la mandibule et le sclérite pharyngien.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Adora los animales, los niños y los atardeceres románticos.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Ama i gioielli e gli oggetti preziosi.
Reagan filmde başkanlığı hakkında yapılan şakayı gördüğünde ("Ronald Reagan mı?Ronald Reagan Presidential Foundation. — Биография Рейгана.
Şakayı Cole ve beş arkadaşı planladı.Hij had een firma met zijn broers Charles en Philippe.
Deniz şakayıkları da bu sınıftandır.Ook het estuarium van de Zeeschelde behoort tot dit district.
Küçük Amfitiyatro Şakayık Terası ve VIP alanı arasında yer almaktadır.De kleine Viminaal, liggend tussen de Quirinaal en de Esquilijn.
Sadece bu bölgede yetişen bir şakayık türü bulunmaktadır.Jest to jedyna sosna rosnąca na tym obszarze.
Britanyalı yorumcu Graham Norton da şakayı komik bulmadığını dile getirdi.Ale jak stwierdził Flapjack, wcale nie jest śmieszny.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Vlkodlaci mají rádi drahé kameny a zlato.
Şakayık, oldukça dayanıklı bir bitkidir.Je to vytrvalá, prudce jedovatá rostlina.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Imádja a favicceket, a szójátékokat és mindenféle viccet.
Britanyalı yorumcu Graham Norton da şakayı komik bulmadığını dile getirdi.A brit BBC kommentátora, Graham Norton elégedetlenségét fejezte ki Krupavičius viccével kapcsolatban.
Sadece bu bölgede yetişen bir şakayık türü bulunmaktadır.Ezzel egyedüli ilyen típusú építmény a régióban.
Şakayık, oldukça dayanıklı bir bitkidir.Se on yksivuotinen, varsin kestävä kasvi.
Oyunun girişinde yapılan Hannah'ya bir şakayı durdurmaya çalışırken görülmektedir.Puolustavana hyökkääjänä tunnetun Wilmin aloitus jokeripaidassa oli näyttävä.
O da Ray Ray gibi şakayı sever.Hän ei ole myöskään yhtä leikkimielinen kuin Lari.
Şakayık, oldukça dayanıklı bir bitkidir.Είναι φυτό ζωηρό και εξαιρετικά παραγωγικό.
Şakayı Cole ve beş arkadaşı planladı.En række planer blev efterhånden udarbejdet af Morgan og hans planlæggere.
Sadece bu bölgede yetişen bir şakayık türü bulunmaktadır.本種のみでヤマガモ属を形成する。
Şakayı Cole ve beş arkadaşı planladı.テリーは友人ら5人を誘い、計画を練る。
Şakayı Cole ve beş arkadaşı planladı.该影片由神奇小子和他的三个朋友出演。
Şakayık'a zeyl olarak yazılmıştır.כלח (נימרוד) במתאר מצולע.
Şakayı Cole ve beş arkadaşı planladı.הוא ניהל להקה עם חמישה חברים.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.הוא אוהב חיות, ודברים חמודים.
Reagan filmde başkanlığı hakkında yapılan şakayı gördüğünde ("Ronald Reagan mı?Kad je Reagan prvi put vidio šalu o njemu kao predsjedniku: "Ronald Reagan?
Şakayık, oldukça dayanıklı bir bitkidir.To je nezahtjevna i izdržljiva biljka.
Şakayı Cole ve beş arkadaşı planladı.Odkril ga je Michael Brown s sodelavci.
Şakayık, oldukça dayanıklı bir bitkidir.Vienmetis, rečiau žiemojantis augalas.
Sadece bu bölgede yetişen bir şakayık türü bulunmaktadır.Grupėje gyvena tik vienas suaugęs patinas.
İlgili Sayfalar