Clayton Eshleman isimli bir şair ile güneybatı Fransa'nın mağralarında iki ay geçirdim.남서 프랑스의 동굴 안에서 2달을 지냈습니다.
Clayton Eshleman isimli bir şair ile güneybatı Fransa'nın mağralarında iki ay geçirdim.Betekintést nyertünk ebbe a művészetbe,
Clayton Eshleman isimli bir şair ile güneybatı Fransa'nın mağralarında iki ay geçirdim.עם המשורר קלייטון אשלמן, שכתב ספר נפלא בשם "פתילת ערער".
Clayton Eshleman isimli bir şair ile güneybatı Fransa'nın mağralarında iki ay geçirdim.مع الشاعر "كلايتون إشلمان" الذي ألف كتاباً رائعاً اسمه "Juniper Fuse"
Clayton Eshleman isimli bir şair ile güneybatı Fransa'nın mağralarında iki ay geçirdim.この芸術品を鑑賞すると
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Aki jött legtávolabb az én benyújtani, a legmélyebb hó, és a legtöbb szomorú viharok, költő.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Colui che è venuto da più lontano alla mia casetta, con nevi profonde e più triste tempeste, era un poeta.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Den, der kom fra yderst til min lodge, gennem dybeste sner og mest trist uvejr, var en digter.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Den som kom från längst bort till min loge, genom djupaste snö och mest dystra stormar, var en poet.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Derjenige, der am weitesten von meiner Hütte kam, durch tiefsten Schnee und düsterste Stürme, war ein Dichter.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Se, joka tuli kaukaisimpaan minun Lodge kautta syvin lumet ja useimmat synkkä myrskyt, oli runoilija.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.깊은 눈이을 통해 멀리에서 내 오두막에 와서 하나 대부분의 음침한 tempests는 시인했다.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Ten, kdo přišel z nejdále do mého domku, do nejhlubší sněží a nejvíce skličující bouře, byl básník.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Ten, kto prišiel z najďalej do môjho domčeka, do najhlbšej sneží a najviac skľučujúca búrka, bol básnik.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Tisti, ki so prišli od najdlje na moj dom, skozi sneg najgloblje in najbolj žalostna nevihte, je bil pesnik.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Този, който дойде от най-отдалечената да ми подаде, чрез най-дълбоките снегове и най-мрачни ураганите, е поет.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Той, хто прийшов з далеких до мого ложу, через глибокі сніги і найпохмуріших бурі, був поетом.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Тот, кто пришел из дальних к моему ложу, через глубокие снега и самых мрачных бури, был поэтом.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.מי בא הרחוק להגיש שלי, דרך השלגים העמוקים ואת עגום ביותר סערות, היה משורר.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.ذاك الذي جاء من أقصى لتقديم بلدي ، من خلال أعمق والثلوج معظم الكئيب عواصف ، كان شاعرا.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.嵐は、詩人だった。 農夫、狩人、兵士、レポーター、さらに哲学者は、ひるむかもしれない、しかし
Devlet Sokağına vereceğimiz eşitliklerde bu böyle ve saire.Disons que J2 égal aux réponses de Ť Joe ť.
Devlet Sokağına vereceğimiz eşitliklerde bu böyle ve saire.-Para el uso de una ley natural, en cualquier contexto. Y lo que obtenemos a cambio es básicamente nada.
Devlet Sokağına vereceğimiz eşitliklerde bu böyle ve saire.Se è per la giustizia lo daremo a State Street. E così via...
Erimiş demir üzerinde camı yüzdür, ve o düzleşsin, ve saire.Et ce que nous obtenons en retour, c'est ŕ peu prčs rien.
Erimiş demir üzerinde camı yüzdür, ve o düzleşsin, ve saire.Il vetro ottenuto depositandolo sullo stagno fuso, che diventerà piatto, o altro.
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.그러나 치료사나 시인같이 정신적인 것을 파는 사람들은 혼자 일하는데다가 권력이 없습니다.
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.Ljudje, ki nam prodajajo višje stvari -- terapevti, pesniki -- pa so sami in nimajo moči, nimajo oblasti.
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.Zato lidé, kteří nám prodávají vyšší věci - terapeuti, básnící - jsou sami a nemají sílu, nemají moc.
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.בעוד שהאנשים שמוכרים לנו את דברי הרוח -- המטפלים, המשוררים -- נמצאים בגפם והם חסרי כוח,
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.بينما الناس الذين يبيعون اشياء اعلى مقاما المعالجون , الشعراء-- هم بمفردهم وليس لديهم قوة
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.セラピストや詩人は 独力でやっていて 力を持ちません
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarAceasta se datorează probabil obsesiei noastre și iubirii pasionale din timpul dragostei timpurii.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarAli pa močno ljubezen do svojih otrok družine in prijateljev.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarAmint látod, a romantikus szerelem nem csupán érzelem, hanem egy hajtás az elme motorjától.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarAutrement dit, nous aimons être amoureux.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarAz élvezet központok az agy jutalmazó rendszeréhez, a mezolimbikus dopamin rendszerhez tartoznak.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarAzt is látjuk, hogy megnő a neuromodulátor oxitocin szintje a nucleus accumbens-ben.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarCeci est la cause probable de notre obsession et de notre engouement au cours des premières phases de l'amour.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarCeea ce e asemănător cu persoanele cu tulburare obsesiv-compulsivă.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarCentrii plăcerii sunt parte a sistemului de recompense al creierul — dopamina mezolimbică.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarCe qui est également observé chez des personnes ayant un trouble obsessionnel-compulsif.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarCocaïne werkt in op de pleziercentra in de hersenen door de drempel verlagen waarop ze schieten.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarDat is vergelijkbaar met mensen die obsessief-compulsieve stoornis hebben.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarDe pleziercentra maken deel uit van het hersen beloningssysteem. Het mesolimbische dopamine systeem.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarDin păcate, în cazul în care nu puteți avea copii, acest lanț perfect se întrerupe.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarDit is waarschijnlijk de oorzaak van onze obsessie en verzotheid tijdens de prille liefde.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarEgyszerűen fogalmazva szeretünk szerelmesnek lenni.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarEn abonneer je voor meer wekelijkse wetenschappelijke videos.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarEn de motor veroorzaakt een gerichte intense energie voor aandacht en opgetogenheid.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarEnnek oka valószínűleg a megszállottság és rajongás a szerelem korai szakaszában.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarÉs ez a motor intenzív energiát, összpontosított figyelemet és lelkesedést hoz.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarEt abonnez-vous pour plus de vidéos scientifiques chaque semaine.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarEt ce moteur apporte une intense énergie, de l'attention et de l'allégresse.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarHelaas, als je niet in staat bent om kinderen te krijgen komt aan deze perfecte lijn een einde.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarIn povzroči intenzivno energijo, osredotočenost in ushičenost.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadar iyi hissetmenizi sağlar.Dit betekent dat je je makkelijker op gemak voelt.
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadar iyi hissetmenizi sağlar.كوكايين يخدر مركز السعادة في الدماغ من خلال خفض مستوى الغضب. وهذا يعني أن نشعر بشعور جيد ...
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadar iyi hissetmenizi sağlar.即座に高揚感を感じるのです 熱愛中の人の脳にも同じ 化学物質が見られます しかし コカインや恋愛だけが
Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadar"legătură neuromodulatoare", deoarece la mamifere ajută la consolidarea relațiilor sau atașamentelor.