Ana içeriğe geç
Sözlük

sai ile cümle

sai kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında, Sainbury'ler, eğer izliyorsanız, bunu deneyin.Πραγματικά, Sainbury's αν μας βλέπετε δοκιμάστε το.
Aslında, Sainbury'ler, eğer izliyorsanız, bunu deneyin.Всъщност, Sainbury's, ако гледате, опитайте се да направите това.
Aslında, Sainbury'ler, eğer izliyorsanız, bunu deneyin.И это вызов всем крупнейшим супермаркетам.
Aslında, Sainbury'ler, eğer izliyorsanız, bunu deneyin.Це - виклик усім супермаркетам гігантам, Давайте, позмагаємось!
Aslında, Sainbury'ler, eğer izliyorsanız, bunu deneyin.למעשה, סיינסבורי, אם אתם מסתכלים, תנסו את זה.
Aslında, Sainbury'ler, eğer izliyorsanız, bunu deneyin.في الحقيقة، سينسبري، لو أنكم تشاهدون، جربوا.
Aslında, Sainbury'ler, eğer izliyorsanız, bunu deneyin.やってみるんですね。 私のほうがあなた方より早く達成しますよ。
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Ani čakať th 'stretnutie assailing očí, ani ope jej klin k Saint-zvádzať zlato:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Ani čekat th 'setkání assailing očí, ani ope její klín k Saint-svádět zlato:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:또한 assailing 눈 일 '만남을 기다리는 않으며, 세인트 - 꼬리 황금 그녀의 무릎을 ope :
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Auch bide th 'Begegnung der angreifenden Augen, noch OPE Schoß zu saint-verführerischen Gold:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Cũng không đợi cuộc gặp gỡ lần thứ 'mắt assailing, cũng không ope lòng của mình thánh quyến rũ vàng:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Heller bide th 'møde med assailing øjne, heller OPE skødet til Saint-forførende guld:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Inte heller bida th "mötet mellan angripa ögon, inte heller opa hennes knä i Saint-förförande guld:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Juga menunggu pertemuan ke 'mata assailing, juga OPE pangkuannya untuk suci-merayu emas:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Myöskään bide th "kohtaaminen ahdistelevan silmissä, ei myöskään OPE sylissään Saint-villitsevistä kultaa:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Né aspettare incontro th 'di occhi che assalgono, né ope grembo di saint-sedurre oro:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Nem bide encontro th 'de olhos atacando, nem ope colo de saint-seduzindo o ouro:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Ni bide encuentro th 'de los ojos atacando, ni opa sobre su regazo a Saint-seducir oro:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Ni bide rencontrez e 'des yeux assaillent, Ni OPE sur ses genoux à Saint-séduisant d'or:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Nie czekać th "spotkanie z oczu Przypuszczając atak, Nie ope kolanach do saint-uwodzenia złota:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Ook afwachten th 'ontmoeting van overvallen ogen, noch ope haar schoot te saint-verleiden goud:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:O、彼女は美しさに富んでいます。美しさは彼女の店に死ぬと、彼女が死ぬと、唯一の貧しい。
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Prav bide srečanje th "za assailing oči, niti ope naročju do Saint-zapeljevati zlato:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Sem bide th 'találkozása assailing szem, sem ope ölében a saint-csábító arany:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Şi nici nu aştepta întâlnirea-lea "de ochii assailing, nici OPE poala ei la Saint-seducător de aur:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Ούτε περιμένω συνάντηση ου "του επιτεθεί στα μάτια, ούτε ope αγκαλιά της για να Saint-παραπλάνηση χρυσό:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:И не подождать встречи й 'нападать на глазах, и не ОПЕ коленях в Санкт-соблазнение золота:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:Нито изчаквам среща на assailing очите ти ", нито ОПОС скута си към светеца-съблазнява злато:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:גם להשאר מפגש 'ה של העיניים תוקפים, גם אופ בחיקה כדי לפתות זהב קדוש:
Ayrıca saldırmak gözleri th 'karşılaşma bide, Nor saint-baştan çıkarıcı altın kucağına yerdir:ولا انتظر لقاء ال 'العيون بالاعتداء ، ولا مكتب مستشار رئيس الوزراء حضنها لسان إغراء الذهب :
- Barış called. I said "she's sleeping". - Thank you.Elvitték Banut a kórházba újra.
- Barış called. I said "she's sleeping". - Thank you.Ils ont repris des Banu à l'hôpital.
- Barış called. I said "she's sleeping". - Thank you.Закараха пак Бану в болница.
- Barış called. I said "she's sleeping".Πήγαν την Μπανού στο νοσοκομείο ξανά.
Ben Saif ve yedi buçuk yaşındayım.Soy Saif y tengo 7 y medio.
Ben Saif ve yedi buçuk yaşındayım.Sunt Saif și am șapte ani și jumătate.
Ben Saif ve yedi buçuk yaşındayım.Jestem Saif i mam siedem i pół.
Ben Saif ve yedi buçuk yaşındayım.전 사이프이고 일곱살 반입니다.
Ben Saif ve yedi buçuk yaşındayım.Saif sept ans et demi.
Ben Saif ve yedi buçuk yaşındayım.Меня зовут Саиф, мне семь с половиной лет.
Ben Saif ve yedi buçuk yaşındayım.אני סייף ואני בן שבע וחצי.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Anh ấy cờ bạc, vì thế nên không thể đi làm được và đổ hết mọi sự phẫn nộ lên đầu cô
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Bil je hazarder - zato ni dobil zaposlitve - in svoje frustracije je znašal nad njo.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Byl to ten gamblerský typ - proto nezaměstnatelný. Své frustrace si vybíjel na ní.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Él era del tipo jugador, y por lo tanto desempleado, y proyectaba sus frustraciones en ella.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.El juca jocuri de noroc şi ca urmare era greu să-şi găsească de lucru şi îşi vărsa frustrarea pe soţia lui.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Era un giocatore d'azzardo -- quindi inadatto ad essere assunto -- e sfogava le sue frustrazioni su di lei.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Er war eine Spielernatur -- und daher nicht vermittelbar -- und er ließ seine Frustration an ihr aus.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Hij was een gokverslaafde -- en raakte daardoor niet aan werk -- en hij reageerde zijn frustraties op haar af.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Il jouait - et était donc sans emploi,- et passait ses frustrations sur elle.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.그 남편은 도박가 종류의, 그래서 고용이 되기 어려운 사람 이었고, 그의 좌절감을 아내에게 풀어댔습니다.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Lubił hazard i dlatego nie miał szans na zatrudnienie, i frustrację wyładowywał na żonie
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Suaminya adalah penjudi -- dan tidak dapat bekerja, sehingga -- dan melampiaskan rasa frustasi kepadanya
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Szerencsejátékos típus volt -- ami miatt nem lehett foglalkoztatni -- és Saimán töltötte ki a csalódottságát.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Ήταν τζογαδόρος και άνεργος οπότε έβγαζε τα προβλήματά του πάνω της.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Он был игрок по натуре, кроме того, безработный, поэтому своё разочарование он выплёскивал на неё.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.Той е бил комарджия и безработен, затова е пренасял емоциите си върху нея.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.הוא היה מעין טיפוס מהמר -- ובלתי מועסק, ולכן -- והוציא את התסכולים שלו עליה.
Bir çeşit kumarbaz tip - bu yüzden de işsiz - ve sıkıntılarını Saima'dan çıkarıyor.كان من النوع المقامر -- ولأجل هذا، لم يكن أحد ليعرض عليه العمل-- وكان يلقي بإحباطه عليها.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod