İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.난 그렇게까지 해서 사기 치는 기분이 들고 싶지는 않아.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum."Não quero chegar lá e depois continuar a sentir que sou uma fraude.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.N-aş vrea să ating ţinta, apoi să mă simt un escroc.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Nechcem to dokázať a stále mať pocit, že je to podvod.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Nejsem to pak já. Nechci to dokázat a stále mít pocit, že to je podvod.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Nem akarom, hogy odajussak, ott meg aztán csalónak érezzem magam.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum."Nie chcę czegoś osiągnąć i czuć się z tym jak oszustka".
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Nočem iti tja in se počutiti kot nek prevarant.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Non voglio arrivare lì e sentire di essere falso.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.No quiero llegar y sentirme como si fuera un fraude.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Saya tidak ingin mencapai ke sana dan kemudian masih merasa seperti curang.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Tôi không muốn có được nó và rồi cảm thấy như là một kẻ gian lận.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Zo wil ik mij niet voelen.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Δεν θέλω να φτάσω το σκοπό μου και να νιώθω σαν απατεώνας.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Не искам да отида и да се чувствам като измамник.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.Я не хочу йти туди і все одно відчувати обман.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.איני רוצה לבוא לשם ואז עדיין להרגיש כמתחזה.
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.لا أريد أن أصل إلى هناك ومن ثم أشعر وكأنني نصاب
İstediğim mevkiye ulaşıp sonunda kendimi sahtekar gibi hissetmek istemiyorum.ニセ者みたいに感じたくはない
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr.He'sa若者、氏Merryweather、彼は自分の職業の頭にあり、私
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, a gyilkos, tolvaj, smasher és hamisító.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, de moordenaar, dief, klapper, en vervalser.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, der Mörder, Dieb, Smasher und Fälscher.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, el asesino, ladrón, acelerador, y el falsificador.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay je morilec, tat, Ciklotron, in ponarejevalec.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, kẻ giết người, trộm cắp, người đập bể, và thợ rèn.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, l'assassino, ladro, smasher e falsario.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, le meurtrier, voleur, smasher, et faussaire.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, mördaren, tjuven, Smasher, och förfalskare.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, morderca, złodziej, kociak, i oszustem.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, morderen, tyven, flot fyr, og forfalskeren.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, murhaaja, varas, hurmuri, ja väärentäjä.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, o assassino, ladrão, smasher, e falsificador.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, pembunuh, pencuri, pukulan keras, dan pemalsu.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, pe ucigaş, hoţ, smasher şi falsificator.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, vrah, zloděj, kladivo a podvodník.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, vrah, zlodej, kladivo a podvodník.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, ο δολοφόνος, κλέφτης, smasher και πλαστογράφος.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."존 클레이, 살인자, 도둑, 스매셔, 그리고 위조자.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."Джон Клей, убивця, злодій, щось карколомні, і фальсифікатор.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."Джон Клей, убиец, крадец, чудесен човек, и фалшификатор.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."Джон Клей, убийца, вор, нечто сногсшибательное, и фальсификатор.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."ג'ון קליי, רוצח, גנב, פצצה, וגם זייפן.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."جون كلاي ، القاتل والسارق ، جميل جدا ، ومزور.
Lee Seol bir sahtekâr."Lee Seol egy szélhámos.]
Lee Seol bir sahtekâr."Η Λι Σεολ παίζει. Ενοχλητικό."
-O bir sahtekar.-Cornello on huijari.
-O bir sahtekar.- Ele é um vigarista.
-O bir sahtekar.- Es un estafador.
-O bir sahtekar.- È un imbroglione.
-O bir sahtekar.-Han är en bedragare.
-O bir sahtekar.- Han er en bedrager.
-O bir sahtekar.- To oszust.
-O bir sahtekar.-Είναι απατεώνας.
-O bir sahtekar.- Он мошенник.
O kadar büyük, güçlü ve etkili ki, kaynakları yeşillerden, beleşçilerden, sahtekarlardan kolayca alıyor.Es tan grande, poderoso y eficiente que puede tomar recursos de los verdes, de los desertores, los tramposos.
O kadar büyük, güçlü ve etkili ki, kaynakları yeşillerden, beleşçilerden, sahtekarlardan kolayca alıyor.È talmente grande, potente ed efficiente che può prendere risorse dai verdi, dagli imbroglioni, dai traditori.
O kadar büyük, güçlü ve etkili ki, kaynakları yeşillerden, beleşçilerden, sahtekarlardan kolayca alıyor.É tão grande, poderoso e eficaz que pode arrebanhar recursos aos verdes, aos renegados, aos batoteiros.
O kadar büyük, güçlü ve etkili ki, kaynakları yeşillerden, beleşçilerden, sahtekarlardan kolayca alıyor.Jest na tyle potężny i skuteczny, że przejmuje zasoby od zielonych, dezerterów i oszustów.
O kadar büyük, güçlü ve etkili ki, kaynakları yeşillerden, beleşçilerden, sahtekarlardan kolayca alıyor.Je tak velký a mocný a zdatný, že může brát zdroje od zelených, od odpadlíků, podvodníků.