Ana içeriğe geç
Sözlük

sahipler ile cümle

sahipler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.Są to liderzy, których oprócz wysokich uzdolnień cechują dwie ważne cechy. Są to pokora i ambicja.
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.Това са лидери, които, освен че са много способни, притежават две важни качества, и те са смирение и амбиция.
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.אילו הם מנהיגים שבנוסף להיותם בעלי יכולת גבוהה, הם בעלי שתי תכונות חשובות,
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.هؤلاء هم قادة الذين بالإضافة لكونهم على درجة عالية من الكفاءة يتمتعون بمزيتين مهمتين،
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.極めて有能であることに加えて 謙虚さと野心という 2つの重要な素質を
Bunu durdurmalılardı. Çünkü, biliyorsunuz, Birleşik Devletler ile garip bir ilişkiye sahipler.Tiveram que pôr fim a isso, porque têm uma relação estranha com os Estados Unidos.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.Bylo by dobré podívat se na seznam laureátů Nobelovy ceny, abychom si to uvědomili.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.Je hoeft alleen maar te kijken naar de lijst van de Nobelprijswinnaars om onszelf eraan te herinneren.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.노벨수상자 명단만 봐도 이것을 알 수 있어요.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.Man muss sich nur die Liste der Nobelpreisträger anschauen zur Erinnerung.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.Pour se le rappeler, il suffit de regarder la liste des lauréats du Prix Nobel.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.Sólo tienen que mirar la lista de Premios Nobel para constatarlo.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.Trebuie numai să vă uitaţi la lista laureaţilor Nobel pentru a vă aduce aminte de asta.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.Wystarczy spojrzeć na listę laureatów Nagrody Nobla aby sobie przypomnieć.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.Просто трябва да погледнем списъка с Нобеловите лауреати, за да си припомним.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.Стоит только взглянуть на список нобелевских лауреатов, чтобы напомнить себе.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.פשוט צריך להסתכל על רשימת הזוכים בפרס הנובל כדי להזכיר לעצמנו.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.تحتاج فقط إلى النظر في قائمة الحاصلين على جائزة نوبل أن نذكر أنفسنا.
Bunu kendimize hatırlatmak için Nobel ödülü sahiplerine bakmamız yeterli.私たちは以前もこの状態に陥っていました 恐怖で麻痺し 無気力で消極的になっていました
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.Sajnos mindezen felül a menhelyekre juttatott állatok közel 50%-át a gondozóik adják be.
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.Sorgligt nog, ovanpå allt detta, är nästan 50% av djuren som tagits till härbärgen inlämnade av sina vårdare.
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.Traurigerweise werden obendrein fast 50% der Tiere von ihren Besitzern in den Heimen abgegeben.
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.,לצערנו מעל כל זה כמעט 50% מכלל החיות שמובאות למחסה .מועברות לשם על ידי הבעלים שלהם
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Je smutným faktem, že téměř polovinu všech zvířat přinesou do útulků sami jejich majitelé.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Lamentablemente, y pese a todo, casi el 50% de los animales en las perreras son llevados por sus dueños.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Niestety na niedomiar złego, prawie połowa zwierząt w schroniskach została zwrócona przez swych właścicieli
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Sajnos mindezen felül a menhelyekre juttatott állatok közel 50%-át a gondozóik adják be.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Sorgligt nog, ovanpå allt detta, är nästan 50% av djuren som tagits till härbärgen inlämnade av sina vårdare.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Traurigerweise werden obendrein fast 50% der Tiere von ihren Besitzern in den Heimen abgegeben.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Tristement, presque 50% des animaux sont amenés au refuge par leurs maîtres.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.К сожалению, на вершине всего этого, почти 50 % животных, принесенных к убежища возвращены их смотрителями.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.לצערנו, מעל כל זה כמעט 50% מכלל החיות שמובאות למחסה מועברות לשם על ידי הבעלים שלהם.
Bununla ilgili ilginç olan şey ise , bu üçgenler aynı olmasalar daha aynı açıya sahipler같은 넓이를 갖고 있다는 것 입니다
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Důvodem je -- mají mnohem více možností, než využijí, a mnohem méně času.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Een deel van de reden is -- dat ze meer keuzes hebben dan voorheen, en veel minder tijd.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.En av orsakerna är att de har många fler valmöjligheter än tidigare, och mycket mindre tid.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.In parte, il motivo è che hanno molte più scelte di prima, e molto meno tempo.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Jedna z przyczyn jest to, że mają oni dzisiaj o wiele więcej możliwości niż kiedyś i dużo mniej czasu.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.그들이 이슈가 되는 이유는, 그들이 유사 이래 가장 다양한 선택권을 누리고 있으며 그 선택에 시간을 할애하기엔 매우 바쁜 삶을 살고 있기 때문입니다.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Motivatia e, partial - au mai multe optiuni din care sa aleaga si mult mai putin timp la dispozitie.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Một phần lý do là do họ có nhiều sự lựa chọn hơn xưa, và ít thời gian hơn.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Por um lado, têm agora muito mais escolhas do que tinham e muito menos tempo.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Razlog je delno, da imajo veliko več izbire kot včasih in veliko manj časa.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Részben azért, mert sokkal több választási lehetőségük van, mint volt, és sokkal kevesebb idejük.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Sebagian alasannya adalah -- mereka punya lebih banyak pilihan dari sebelumnya, dan lebih sedikit waktu.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Une raison à cela est -- qu'ils ont beaucoup plus de choix qu'auparavant, et beaucoup moins de temps.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Y parte de la razón, es que tienen muchas más ofertas de las que tenían, y muchisimo menos tiempo.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Zum Teil liegt das daran, dass sie viel mehr Auswahl haben als zuvor und viel weniger Zeit.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Εν μέρει γιατί -- έχουν περισσότερες επιλογές από ότι παλαιότερα. και πολύ λιγότερο χρόνο.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Отчасти, причина в том, что у них больше выбора, чем было раньше, а времени меньше.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Част от причината е - те имат ужасно по-голям избор от преди и ужасно по-млако време.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.חלק מהסיבה לכך הוא -- שיש להם יותר אפשרויות ממה שאי פעם היה להם. והרבה פחות זמן
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.جزء من السبب هو -- لديهم خيارات أكثر مما كانوا معتادين عليه، والقليل جداً من الوقت.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.そして はるかに少ない時間しかないからです。 選択肢が溢れすぎて、
Bunun yanında her şey hakkında da bir fikre sahipler.또한 앤트워프의 시민들은 의견도 많아요.
Bunun yanında her şey hakkında da bir fikre sahipler.La gente de Amberes también tiene una opinión sobre todo.
Bunun yanında her şey hakkında da bir fikre sahipler.La gente di Antwerp ha anche un'opinione su tutto.
Bunun yanında her şey hakkında da bir fikre sahipler.Mają opinię na każdy temat.
Bu protezler hareket edebilir elleri ile birlikte 10 farklı dereceli hareket özgürlüğüne sahipler.개발에 참여하기도 했는데 이들은 손 움직임을 포함해서 10자유도 기능을 가지고 있습니다.
Bu protezler hareket edebilir elleri ile birlikte 10 farklı dereceli hareket özgürlüğüne sahipler.Deze prototypes hadden tot 10 vrijheidsgraden, met inbegrip van beweegbare handen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod