Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.그러나 이 여대생들은 미래에 대한 완전히 다른 견해를 가지고 있었습니다.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.Maar deze vrouwelijke studenten hadden een totaal andere kijk op hun toekomst.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.Mais ces étudiantes avaient une vision complètement différente de leur futur.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.Ma queste studentesse universitarie hanno una vista completamente diversa del loro futuro.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.Nhưng những nữ sinh viên này có một cái nhìn hoàn toàn khác về tương lai của họ.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.Pero estas muchachas universitarias tenían una visión muy distinta de su futuro.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.Αλλά αυτά τα κολλεγιο-κόριτσα είχαν μια τελείως διαφορετική εικόνα για το μέλλον τους.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.Але дівчата з цього коледжу мають зовсім інше бачення майбутнього.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.Но тези момичета в колежа имаха съвсем различна гледна точка относно тяхното бъдеще.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.Но у девочек в этом колледже были абсолютно другие виды на своё будущее.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.אבל נערות הקולג' האלה רואות את עתידן אחרת לגמרי.
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.لكن البنات في الكلية كانت لهم رؤية مختلفة تماماً لمستقبلهم .
Ama bu üniversiteli kızlar gelecek hakkında bambaşka görüşlere sahipler.全く違う未来図を持っていました 基本的にはこうです
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Mais elles ont des propriétés similaires à la vie, c'est ce qui compte.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Nhưng chúng có đặc điểm sống, đó mới quan trọng.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Aber sie haben lebensähnliche Eigenschaften, darum geht es.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Ale mají vlastnosti, jako by byly živé, a to je hlavní.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Avšak majú živé vlastnosti, to je cieľ.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Dar, ideea e că deţin proprietăţi naturale.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Estas são protocélulas muito porcas, na verdade. (Risos)
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.하지만 그들이 생명체 같은 특성을 가지고 있다는게 요점입니다
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Maar het punt is dat ze levensechte eigenschappen vertonen.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Ma hanno proprietà simili alla vita.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.(Risas) Pero tienen propiedades que simulan vida.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.(Śmiech) Ale mają "życiopodobne" cechy i to jest istotne.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Tapi mereka memiliki sifat mirip kehidupan, adalah intinya.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Το θέμα όμως είναι ότι έχουν ιδιότητες έμβιων.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Але у них є властивості, подібні до життєвих, в цьому й річ.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Но те имат животонаподобяващи свойства, това е важно.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Но у них есть качества, подобные жизни, и в этом суть.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.אבל הנקודה היא שיש להם מאפיינים דמויי-חיים.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.غير أن المهم أن لديها خصائص شبيهة بالكائن الحي.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.こんな人工生命の実験をすることで
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Aber sie haben zwei Arten von Kiemenstrukturen.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Ale majú dva typy žiabrovej štruktúry.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Dar au două tipuri de branhii.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.De van két különböző kopoltyújuk.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.하지만 이들은 두 종류의 아가미 구조를 가지고 있습니다.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Maar ze hebben wel twee soorten kieuwen.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Ma hanno due tipi di branchie.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Mais ils ont deux types de structures branchiales.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Nhưng chúng có 2 loại hệ thống mang
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Zato však mají dva druhy žábrových struktur.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Αλλά έχουν δυο τύπους βράγχια.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Но имат два типа хрилни структури.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.Но они обладают двумя типами мембранных структур.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.אבל יש להם שני סוגים של זימים.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.ولكن لديهم نوعين من الهياكل الخيشومية.
Ama iki tip solungaç yapısına sahipler.一つは深海水から酸素を取り込むもので
Amerika'daki evlerin yüzde 30'unun sahipleri tarafından inşa edildiğini öğrendiğimde çok etkilenmiştim.저는 미국 전체 집들중 30퍼센트가 실제로 주인들이 짓는다는 사실을 알고는 매우 신기했습니다.
Amerika'daki evlerin yüzde 30'unun sahipleri tarafından inşa edildiğini öğrendiğimde çok etkilenmiştim.Am fost fascinat sa aflu ca 30% din toate locuintele din America sunt, de fapt, construite de proprietari.
Amerika'daki evlerin yüzde 30'unun sahipleri tarafından inşa edildiğini öğrendiğimde çok etkilenmiştim.Ik vind het fascinerend dat 30% van alle huizen in Amerika zijn gebouwd door hun eigenaren.
Amerika'daki evlerin yüzde 30'unun sahipleri tarafından inşa edildiğini öğrendiğimde çok etkilenmiştim.Zafascynował mnie fakt, że aż 30% wszystkich domów w Ameryce jest budowana przez ich właścicieli.
Amerika'daki evlerin yüzde 30'unun sahipleri tarafından inşa edildiğini öğrendiğimde çok etkilenmiştim.Με συνεπήρε το γεγονός πως 30% των κατοικιών στην Αμερική έχουν χτιστεί από τους ιδιοκτήτες τους.
Amerika'daki evlerin yüzde 30'unun sahipleri tarafından inşa edildiğini öğrendiğimde çok etkilenmiştim.Бях смаян, когато научих, че 30 процента от всички домове в Америка всъщност са построени от собствениците.
Amerika'daki evlerin yüzde 30'unun sahipleri tarafından inşa edildiğini öğrendiğimde çok etkilenmiştim.Я был воодушевлен, когда узнал, что 30 процентов всех домов в Америке на самом деле построены их владельцами.
Amerika'daki evlerin yüzde 30'unun sahipleri tarafından inşa edildiğini öğrendiğimde çok etkilenmiştim.נדהמתי להיווכח ש-30 אחוז מכל הבתים באמריקה נבנו בעצם ע"י בעליהם.
Amerika'daki evlerin yüzde 30'unun sahipleri tarafından inşa edildiğini öğrendiğimde çok etkilenmiştim.لقد فُتنت بمعرفة أن 30% من المنازل في أمريكا قام أصحابها ببناؤها
Amerika'daki evlerin yüzde 30'unun sahipleri tarafından inşa edildiğini öğrendiğimde çok etkilenmiştim.所有者 自らが立てたなんて 驚きませんか 小屋などを含むとはいえ 30%もですよ
Ancak, önemlisi, DIY mağaza sahipleri içine onların internet bankacılığı giriş yaptığınızda,עם זאת, חשיבות לכך, כשהבעלים של החנות נכנס לאתר הבנקאות של החנות