Ana içeriğe geç
Sözlük

sahilde ile cümle

sahilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Chúng phải sinh tồn vượt qua những mối hiểm họa trên bãi biển, và một trong những hiểm họa lớn đó là biển.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Devono sopravvivere a tutti i pericoli della spiaggia, e uno dei grandi pericoli è il mare.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Ele trebuie să supraviețuiască pericolelor plajei și cel mai mare pericol este marea.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Então, eles têm de sobreviver a todos os perigos da praia, e um dos maiores perigos é o mar.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Musia prežiť všetky nebezpečenstvá pláže, jedným z nich je more.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Oni musí přežít všechna ta nebezpečí pláže, a právě jedním z nich je moře.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Zo, ze moeten alle gevaren van het strand overleven, en één van de grote gevaren is de zee.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Zwierzęta muszą przetrwać wiele niebezpieczeństw na plaży, a jednym z największych jest morze.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Те трябва да преодоляват всички опасности на плажа, а една от най-големите е морето.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.Elles doivent survivre aux périls de la plage, dont la mer. Ceci représente la mer.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.Jadi, mereka harus bertahan hidup dari semua bahaya di pantai, dan salah satu bahaya yang utama adalah laut.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.그들은 해변의 모든 위험들로부터 살아남아야 되는데요 가장 위험한 것이 바로 바다입니다. 이것은 바닷물인데요
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.Tehát túl kell élniük a tengerpart veszélyeit és az egyik legnagyobb veszély a tenger.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.Итак, они должны пережить все опасности пляжа, и одна из сильнейших угроз — это море.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.אז, הם צריכים לשרוד את כל הסכנות שבחופים, ואחת הסכנות הגדולות היא הים. זה הים.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.إذا، عليها البقاء رغم كل مخاطر الشاطئ والبحر أحد المحاطر الكبيرة. هذا البحر
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.とても危険なものの一つが海水です ここに海水があります なので彼らは水を感知出来なければなりません
Sahilde yürüyorken ben de seni düşünüyordum.Aku baru saja memikirkanmu saat aku jalan-jalan di pantai.
Sahilde yürüyorken ben de seni düşünüyordum.Mentre ero al mare, stavo pensando a te.
Sahilde yürüyorken ben de seni düşünüyordum.Pont magára gondoltam, amikor az óceán partján sétáltam.
Sahilde yürüyorken ben de seni düşünüyordum.Quand j'étais près de l'océan, je pensais justement à vous.
Sahilde yürüyorken ben de seni düşünüyordum.Vừa nãy lúc nhìn biển, em đã nghĩ tới anh.
Sahilde yürüyorken ben de seni düşünüyordum.لقد كنت أفكر بك عندما كنت أمشي على الشاطيء
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Am mers la o plimbare pe plajă, priveam pescarii cum îşi aşezau morman năvoadele pe nisip.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Egyszer a parton sétáltam, és néztem, ahogy a halászok halmokba gyűjtik a hálóikat a homokon.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Fui a caminar por la playa, observando cómo los pescadores anidaban sus redes sobre promontorios de arena.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Fui dar um passeio pela praia, a ver os pescadores enrolarem as suas redes em montes na areia.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Ich ging am Strand spazieren, und beobachtetet die Fischer, die ihre Netze auf dem Sand gebündelt aufhäuften.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Išla som sa prejsť na pláž, pozorovala som rybárov zväzujúcich siete do hromád na piesku.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Je suis allée me balader sur la plage, j'ai regardé les pêcheurs ranger leur filets en tas sur le sable.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.바다가에서 모래사장위에 있는 어부들의 그물꾸러미를 보면서 산책을 하고 있었습니다.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Poszłam na spacer po plaży i obserwowałam rybaków, zwijających sieci w stosy na piasku.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Šla jsem se projít po pláži a pozorovala rybáře jak na písku smotávají své sítě do kupiček.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Tijdens een wandeling over het strand, keek ik hoe de vissers hun netten bundelden als terpen op het zand.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Tôi đã đi dạo trên bờ biển, quan sát những ngư dân bó những chiếc lưới của họ vào trong những gò cát.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Πήγα μια βόλτα στην παραλία, κοιτάζοντας τους ψαράδες να μοντάρουν τα δίχτυα τους σε στοίβες στην άμμο.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Излезнах на разходка по плажа, гледайки рибарите които плетяха мрежите си в пясъка.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Прогулюючись пляжем, я спостерігала за рибалками, які зв"язували на піску свої сітки.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.Я пошла побродить по пляжу и наблюдала за рыбаками, сворачивающими на песке свои сети.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.יצאתי לטיול בחוף, הסתכלתי על הדייגים אוספים את הרשתות שלהם לערמות על החול.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.فأخذت اسير على الشاطىء لعلي اجد فكرة ما وانا اراقب الصيادين وهم يسحبون شباك صيدهم نحو الشاطىء الرملي
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.砂の上に網を巻き上げている 漁師を目にしました こんな風景は毎日見ていましたが
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.그들은 대형선박의 이동경로를 바꾸었죠. 해안에서 40킬로미터 떨어진 곳으로,
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.Au mutat rutele petrolierelor
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.Przesunięto korytarze tankowców 40 km dalej od brzegu, a ludzie spuszczają mniej zanieczyszczeń do wody.
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.Sie zogen die Tanker-Routen 40 km weiter von der Küste weg, und die Leuten kippen nicht mehr so viel ins Meer.
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.Ze verplaatsen de tanker routes 40 km verder uit de kust, en de illegale dumpings verminderden.
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.הם העבירו את נתיבי המיכליות 40 ק"מ רחוק יותר מהחוף,
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.حيث قامت بنقل الممرات الناقلة 40 كيلومتر بعيداً عن قبالة الساحل
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.陸から40km離れた所へ変更すると 違法な放水は減少しました
Ve bir yerde, tropik bir adada sahildeler, el ele deniz kenarında yürüyorlar.En ze lopen op het strand, ergens op een eiland Ze wandelen daar op het strand.
Ve bir yerde, tropik bir adada sahildeler, el ele deniz kenarında yürüyorlar.Et ils marchent sur une plage, dans un endroit, sur une île, ils marchent sur la plage.
Ve bir yerde, tropik bir adada sahildeler, el ele deniz kenarında yürüyorlar.Und sie laufen irgendwo auf einer Insel über den Strand. Sie laufen über den Strand.
Ve bir yerde, tropik bir adada sahildeler, el ele deniz kenarında yürüyorlar.Y están caminando por la playa en algún lugar, en alguna isla, están caminando por la playa.
Ve uzun bir sure icin orada, sahilde, yasamaya basladim.Długo mieszkałem na plaży.
Ve uzun bir sure icin orada, sahilde, yasamaya basladim.Et j'ai commencé à vivre là-bas sur la plage pendant une longue période.
Ve uzun bir sure icin orada, sahilde, yasamaya basladim.Ik bracht toen veel tijd op het strand door.
Ve uzun bir sure icin orada, sahilde, yasamaya basladim.Iniziai a vivere sulla spiaggia per qualche tempo.
Ve uzun bir sure icin orada, sahilde, yasamaya basladim.그리고 꽤 오랫동안 해변가에서 살기 시작했습니다.
Ve uzun bir sure icin orada, sahilde, yasamaya basladim.Și am început să stau acolo pe plajă perioade îndelungate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod