Ana içeriğe geç
Sözlük

sahilde ile cümle

sahilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sahilde kamp yapmayı sever.He likes camping on the beach.
Sahilde birsürü ölü balık gördük.We saw a lot of dead fish on the beach.
Sahilde birçok ölü balık gördük.We saw many dead fish on the beach.
Sahildeki otellerden birinde kaldık.We stayed at one of the hotels on the beach.
Sahilde çıplak ayakla yürümeyi seviyorum.I like walking barefooted on the beach.
Sahilde Kate, Jack'le mağaralara gelmeyi reddeder.On the beach, Kate refuses to go with Jack to the caves.
Ardından Swift, ilk olarak yalınayak bir şekilde ve sadece mavi bir elbiseyle sahilde görünür.Next, Swift is first seen on the beach barefoot and only wearing a blue dress.
Jack Shephard, Kate Austen, Sayid Jarrah ve Juliet Burke, birlikte sahildeki kampa geri dönerler.Jack Shephard, Kate Austen, Sayid Jarrah and Juliet Burke move back to the beach camp.
Ceraunian Dağları, bölgenin hinterlandını sahilden ayırır.The Ceraunian Mountains separates the coast from the hinterland.
Chiron zor geçen bir günün ardından Kevin'i evinin yakınındaki sahilde ziyaret eder.On another night, Kevin visits Chiron at the beach near his house.
Sahilde pikniğe giderler, Libby onu öper ve Hurley hatırlamaya başlar.They share a picnic, and when Libby kisses him, Hurley begins to remember.
Desmond Hurley'in yanına giderek kendisini sahildeki kabloya götürmesini ister.Desmond approaches Hurley and asks him to take him to the cable.
Ateşkesten sonra da çarpışma hem Girne'de hem de sahilde devam etti.He then tried, unsuccessfully, to fire between the inner door and the doorjamb.
Şehir engebeli bir sahilde yapılmıştır.It’s been done on the beach.
Sahilden 10 km içeriye kadar olan yerleşim alanlarının boşaltılması gerekebilir.Submerged sites up to 12 miles from the coast may be scheduled as well.
Bunlardan 58'i sahilde yaşamaktadır.All 58 people on board die.
İsmi de aynı sahilden gelmektedir.The name is derived from the nearby beach of the same name.
Tüy dökme işlemi, 3-4 hafta sürer ve bu süreyi sahilde oturarak geçirir.The process typically takes three to four weeks, which they spend sitting ashore.
Sahilde cankurtaran olarak görevlidir.He is the beach's lifeguard.
Jack nihayetinde Kade ile sahilde buluşur.Carver eventually meets Kade on the beach.
Köy sahilde konumlanmıştır.They are hanging by the beach.
Sahilde Peru askeri okulu Colegio Militar Leoncio Prado bulunur.Editorial Leoncio Prado Military Academy.
Sahilde yürüyüşe çıktım, balıkçıların kumların üstünde ağlarını tümseklere bağlamalırını izledim.I went for a walk on the beach, watching the fishermen bundle their nets into mounds on the sand.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.It certainly puts finding seashells by the seashore in perspective.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.The beast walks sideways on the wet sand of the beach, with its nose pointed into the wind.
Ve bir yerde, tropik bir adada sahildeler, el ele deniz kenarında yürüyorlar.And they are walking on the beach in some place, some island, they're walking on the beach.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.He said he'd lived his whole life there by the beach, and that he would rather die there than run.
Ve uzun bir sure icin orada, sahilde, yasamaya basladim.And I started living down there on the beach for a long time.
Kont sahilde bizi bulduğunda üzerimizde giysilerden başka bir şey yoktu.The count found us on the beach with nothing but the clothes on our backs.
Orville Wright, Kuzey Carolina'da bir sahilde ilk uçağı uçurdu.Orville Wright powered the first airplane across a beach in North Carolina.
Sahilde yürüyorken ben de seni düşünüyordum.While I was by the ocean, I was thinking of you.
Bu Punta Tombo'nun şubatta çekilmiş bir resmi Sahildeki tüm penguenleri gösteriyor.This is a picture at Punta Tombo in February showing all the penguins along the beach.
Sahilde Bulut YansımalarıNameBeach Reflecting Clouds
Bu 2011'de sahilden bir fotoğraf:This is a photo of the beach in 2011:
En büyük şehri, Jubba Nehri ağzına yakın sahilde yer alan Kismayo'dur.Its largest city is Kismayo, which is situated on the coast near the mouth of the Jubba River.
Barın dışında bir anne sahilde yürüyen oğlu William'a seslenir.Outside the pub, a mother calls out to her son William, who is walking down the beach.
Birkaç ay sonra, Jerico, Pope ve Jillian'ın balayı yaptıkları sahildedir.A few months later, Jerico is shown on the beach where Pope and Jillian had their honeymoon.
Ordu sahilleri takviye ederken, Tatsuo sahilde koşan bir adam görür.As the army fortifies the beaches, Tatsuo sees a man running on the beach.
Sahilde Saltriovenator .Saltriovenator on a beach.
Sahilde yalnız tek bir kişi gördüm.Ich sah nur eine Person am Strand.
Her gün sahilde kahvaltıdan önce koşarız. Hadi, siz de gelin!Wir joggen jeden Tag vor dem Frühstück am Strand. Los, kommt doch mit!
Hemen sahilde sadece iki yerleşim merkezi Miramar ve Playa Grande bulunur.Es gibt nur zwei Orte direkt an der Küste, Miramar und Playa Grande.
İsmi de aynı sahilden gelmektedir.Der Name leitete sich von der gleichnamigen Küste ab.
Diğer dokuz gemi ise sahilde sıkıştırıldı.Die übrigen neun blieben mit ihrem Schiff auf dem Meeresgrund.
Ceraunian Dağları, bölgenin hinterlandını sahilden ayırır.Das Ceraunische Gebirge trennt die Riviera vom Hinterland.
Götürülemeyen malzemeler sahilde ateşe verildi.Die Leichen werden am Strand verbrannt.
Çıkarma boyunca sahilden tek bir silah bile patlamamıştır.Kein einziger Schuss wurde auf die Insel abgefeuert.
Özellikle sahilde yaşayan halkın önemli bir kısmı direk veya dolaylı olarak bu sektörün içinde yer almaktadır.Die meisten Arbeitsplätze der Saalbacher sind direkt oder indirekt davon abhängig.
Sahilde Jin, Charlotte ile konuşur.Tina soll bei Charlotte bleiben.
Sahilde çok sayıda adası bulunur.Es gibt mehrere Inseln in der Bucht.
Sahilde bir gemiye biner.Da geht vor der Küste ein Schiff unter.
Sahilden itibaren hızlı bir yükselme başlar bu yüzden arazi çok engebeliktir.Das Land steigt von der Küste her schnell an, so dass der Großteil der Landschaft bergig ist.
Bir çocuk boş bir sahilde mahvolur."Une enfant disparaît sur la plage d'un lac.
Videonun tamamı sahilde geçer.Promenade le long de la plage.
Sahildekilerin birleşmesi esnasında Charles Widmore'un (Alan Dale) bir denizaltı ile adaya vardığı gösterilir.Quelque temps plus tard, Charles Widmore retourne sur l'île avec une équipe à bord d'un sous-marin.
Ayrıca rüzgâr tarlaları denizde, karada, ve sahilde yapılabilir.Ces sports peuvent se pratiquer sur mer, dans le ciel ou sur terre.
Çocuklar sahilde kumdan bir kale inşa ettiler.Los niños construyeron un castillo de arena en la playa.
Sahilde Kate, Jack'le mağaralara gelmeyi reddeder.En la playa, Kate rechaza ir con Jack a las cuevas.
O gece mağaralarda, Jack sahildekilerden bir kısmıyla birlikte dönerken Charlie gitarını çalmaktadır.Esa noche en las cuevas, Charlie toca su guitarra cuando Jack vuelve con la gente de la playa.
Sahilde Jin Sun'a babasının saatinin Michael'da olduğunu, o yüzden ona saldırdığını söyler.En la playa, Jin le dice a Sun que Michael tiene el reloj de su padre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod