Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.Faktisk, har jeg en ganske gennemsnitlig hukommelse.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.Ich habe nur ein durchschnittliches Gedächtnis.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.In feite heb ik maar een doorsnee geheugen.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.In realtà, ho una memoria piuttosto comune.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.실제로 제 암기력은 평범합니다.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.Mam przeciętną pamięć.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim."Saj nisem. Pravzaprav imam čisto povprečen spomin."
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.Sőt, csak átlagos memóriával rendelkezem."
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim."Tenho apenas uma memória mediana.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.Thực sự thì tôi chỉ có một trí nhớ trung bình.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.Ve skutečnosti mám jen průměrnou paměť.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.Στην πραγματικότητα, έχω μια κοινή μνήμη.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.Всъщност, имам просто средна памет.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.У меня совершенно заурядная память.
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.למעשה, יש לי רק זיכרון ממוצע
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.في الواقع، أنا امتلك ذاكرة متوسطة
Aslına bakarsan ortalama bir hafızaya sahibim.競技会の参加者は みんな
Ayrıca 100,000 $ değerinde bir eve sahibim.1万ドルの車を持っているとします。
Ayrıca 100,000 $ değerinde bir eve sahibim.Digamos que eu tenho uma casa de US $100.000.
Ayrıca 100,000 $ değerinde bir eve sahibim.Digamos que tengo un auto de $10,000
Ayrıca 100,000 $ değerinde bir eve sahibim.En een huis ter waarde van $100.000...
Ayrıca 100,000 $ değerinde bir eve sahibim.Mám dům v hodnotě 100 000 dolarů.
Ayrıca 100,000 $ değerinde bir eve sahibim.Povedzme, že mám dom v hodnote $100,000.
Ayrıca 100,000 $ değerinde bir eve sahibim.Powiedzmy, że mam dom wart 100 tysięcy dolarów.
Ayrıca 100,000 $ değerinde bir eve sahibim.Ας πούμε ότι έχω σπίτι αξίας 100 000$.
Ayrıca 100,000 $ değerinde bir eve sahibim.ولدي منزل بقيمة 100.000 دولار.
Bana eski yaşam alanımı hatırlattı,çok güzel gördüğünüz üzere çok dekorasyona sahibimHmm... ez emlékeztet a régi "életteremre". Ez tetszik. És mint láthatod még a dekorációra is jutott időm.
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim. Eminim çoğunuz da öyle.Am toate cărțile astea de design. așa cum sunt singur că mulți dintre voi au.
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim. Eminim çoğunuz da öyle.Et voici tous les cahiers de croquis que plusieurs d'entre vous ont aussi, j'en suis sûr.
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim. Eminim çoğunuz da öyle.Ho un sacco di quaderni di progettazione come molti di voi, credo.
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim. Eminim çoğunuz da öyle.Ich habe all diese Designbücher, wie bestimmt viele von Ihnen auch.
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim. Eminim çoğunuz da öyle.También tengo todos estos apuntes del diseño de los productos que seguramente tienen ustedes también.
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim. Eminim çoğunuz da öyle.Аз имам всички тези книги за дизайн, които, предполагам много от вас имат.
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim. Eminim çoğunuz da öyle.У меня есть все те книги по проектированию, которые, я уверен, есть у многих из вас.
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim.저는 이런 디자인 책자들을 갖고 있는데
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim.Mam pełno zapisków z pomysłami. Pewnie każdy takie ma.
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim.וכך, יש לי את כל ספרי העיצוב האלה,
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim.و كان لدي كم هائل من دفاتر للرسم و التصميم
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim.多くの皆さんと同様 こうしたデザインノートをたくさん持っています
Bence eğitimcilerin kendi şartlarını belirlemelerinin zamanı geldi, ve ben böyle bir şartlar setine sahibim.Acho que já é tempo de os educadores criarem as suas próprias exigências e eu tenho um conjunto de exigências.
Bence eğitimcilerin kendi şartlarını belirlemelerinin zamanı geldi, ve ben böyle bir şartlar setine sahibim.저는 교육자들이 그들의 전문성을 만들 때가 되었다고 생각됩니다,
Bence eğitimcilerin kendi şartlarını belirlemelerinin zamanı geldi, ve ben böyle bir şartlar setine sahibim.Myslím, že je čas, aby si pedagogové vytvořili vlastní specifikace, a já jedny takové specifikace mám.
Bence eğitimcilerin kendi şartlarını belirlemelerinin zamanı geldi, ve ben böyle bir şartlar setine sahibim.Myslím, že je čas, aby si pedagógovia urobili vlastné požiadavky a ja mám taký súbor požiadaviek.
Bence eğitimcilerin kendi şartlarını belirlemelerinin zamanı geldi, ve ben böyle bir şartlar setine sahibim.Pedagodzy powinni wymyślić własne specyfikacje, a ja je właśnie posiadam.
Bence eğitimcilerin kendi şartlarını belirlemelerinin zamanı geldi, ve ben böyle bir şartlar setine sahibim.Думаю, пришло время педагогам самим изобретать. И у меня есть пара идей.
Bence eğitimcilerin kendi şartlarını belirlemelerinin zamanı geldi, ve ben böyle bir şartlar setine sahibim.Мисля, че е време, учителите да направят свой собствен набор от изисквания и аз мисля, че имам такъв.
Bence eğitimcilerin kendi şartlarını belirlemelerinin zamanı geldi, ve ben böyle bir şartlar setine sahibim.אני סבור שהיגיע הזמן שאנשי חינוך יבנו מפרטים משלהם,
Bence eğitimcilerin kendi şartlarını belirlemelerinin zamanı geldi, ve ben böyle bir şartlar setine sahibim.أعتقد أنه الوقت الذي يجب على مختصي التعليم صنع مواصفاتهم الخاصة،
Bence eğitimcilerin kendi şartlarını belirlemelerinin zamanı geldi, ve ben böyle bir şartlar setine sahibim.これまでに説明したような仕様です
Ben de... Bir hayale sahibim.Aku, juga.. punya sebuah impian.
Ben de... Bir hayale sahibim.Ik, heb ook... een droom.
Ben de... Bir hayale sahibim.Io, anch'io... ho un sogno.
Ben de... Bir hayale sahibim.Jag också... har en dröm.
Ben de... Bir hayale sahibim.Mình cũng... có một ước mơ.
Ben de... Bir hayale sahibim.Moi aussi, j'ai un rêve.
Ben de... Bir hayale sahibim.Si eu... am un vis.
Ben de... Bir hayale sahibim.Κι εγώ, επίσης... έχω ένα όνειρο.
Ben de... Bir hayale sahibim.Я тоже... у меня тоже есть мечта!
Benim bir yarım müzik, ama diğer yarım -- belki de en iyi işe sahibim.Âm nhạc là một nửa của tôi, nhưng nửa còn lại là --- Tôi được hạ cánh xuống một trong những nơi đỉnh cao nhất.
Benim bir yarım müzik, ama diğer yarım -- belki de en iyi işe sahibim.A zene az egyik felem, a másik pedig a legkirályabb buli.