sahayı ile cümle
sahayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.24
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sahayı koşarak geçtim.I ran across the field.
Bunun üzerine, şehrin itfaiye teşkilatı sahadaki suyu hortumlarla çekerek sahayı boşalttı.A great fire reduced the town into ashes and it was thereafter renamed Sarapsap.
Uzun boyuna rağmen tüm sahayı çok iyi kosuyor.However, the whole course keeps Grade A quality.
Sahayı nasıl bulmak istiyorsanız öyle bırakınız.If you want to see the map, see here.
Başbakan bunun olmamasını ummasına rağmen sahayı korumakta kararlı.Although the prime minister hopes this will not happen, he is determined to maintain the zone.
1996 yılında sahayı bir golf sahası olarak geliştirmek için bir fizibilite çalışması yapılmıştı.In 1996, a feasibility study was undertaken for developing the site as a golf course.
Sahayı oluşturan birkaç bölüm vardır:There are several parts that form the court:
Futbolcu sahayı terk ediyor. Görünüşe göre travma ciddi.Футболист покидает поле. Видимо, травма серьёзная.
Çünkü bu alanlar Batı Palearktik sahayı güneydeki kışlama alanlarına bağlamaktadır.Informace jsou mj. čerpány z webu Spolku pro vojenská pietní místa.
Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir.Oikein arvannut vieraskapteeni saa valita puolen.
Ya ilk servisi kullanmayı seçer ya da sahayı seçer.サーバーを選び、次にルームを選ぶ。
Bu olaydan sonra Prekazi gözyaşlarını gizleyemedi ve ağlayarak sahayı terk etti.她仿佛懂得了什么,又失去了什么,含泪离开了现场。
O dönemde Boston Braves beyzbol takımıyla aynı sahayı maçlar için kullanırlar.באותה תקופה הוא החל להשתמש במחבט בייסבול שחור.
Brezilyalı oyuncular sahayı göz yaşları içerisinde ve taraftarların ıslıklı protestoları arasında terkettiler.Бразилските футболисти напускат терена в сълзи и хор от освирквания.
Ya ilk servisi kullanmayı seçer ya da sahayı seçer.Obiskovalec lahko spontano raziskuje vrt ali uporabi vodnik.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Durchblutungsstörungen im Bein, es war für ihn sehr schmerzhaft auf dem Golfplatz zu gehen.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Han havde et dårligt ben, et kredsløbsproblem, der gjorde det meget smertefuldt for ham at gå banen.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Il avait un problème circulatoire dans une jambe, ce qui rendait très douloureux pour lui le parcours.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.순환계통의 문제로 한쪽 다리가 불편했어요 그래서 골프 코스를 걷는 것은 그에게 굉장히 고통스러운 일이었습니다.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Tinha uma perna doente, um problema circulatório, que lhe causava grande sofrimento ao andar pelo campo.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Имал проблем с крака, проблем с циркулацията, поради който било много болезнено за него да изминава игрището.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.הייתה לו רגל פגומה, בעיה במחזור הדם, אשר גרמה לו לכאבים עזים כאשר הצטרך ללכת במגרש.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.لديه ساق سيئة، مشكلة في الدورة الدموية، الذي جعل من المؤلم جداً بالنسبة له المشي في المعلب.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.そのため コースを歩くことが 非常に困難だった ケガをする危険性もあった
İlgili Sayfalar