sahasına ile cümle
sahasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
O araziye girenin bir süre sonra haram sahasına düşmesi kuvvetle muhtemeldir.권력을 장악한 범수는 응(應) 땅의 후작으로 봉해져서 응후(應侯)로 불리게 되었다.
Golf yapanlar için de yakındaki golf sahasına gidebilirler.Neďaleko Sliača je golfové ihrisko.
Golf yapanlar için de yakındaki golf sahasına gidebilirler.V sklopu Arboretuma Volčji Potok so na voljo tudi golf igrišča.
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,Bueno, vayamos por un momento a la mayor esfera cultural jamas creada por la imaginación --
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,그럼, 상상력이 낳은 여러 문화권 중 가장 위대한 문화권에 대해 잠시 얘기해 봅시다.
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,Давайте окунёмся на мгновение в величайшую культурную сферу когда-либо рожденную воображением -
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,הבה נעבור לרגע לתחום התרבותי הרחב ביותר שהדמיון אי-פעם יצר,
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,حسناً، دعونا نلقي نظرة على أعظم ميدان ثقافي تم إيجاده بالخيال
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,世界の偉大な 文化圏を訪れてみましょう まずはポリネシアです
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Chodziłem na pole golfowe i nosiłem ludziom kije.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Eu ia ao campo de golfe e era o caddy para as pessoas.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Hice de caddy, iría al campo de golf a hacer de caddy para la gente.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Ich wollte Caddy sein. Ich wollte im Golfklub der Caddy für die Spieler sein.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Ik kon gaan werken als caddie op een golfbaan.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Je faisais le caddie, j'allais sur le terrain de golf et je faisais le caddie pour les gens.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.저는 골프장에 가서 캐디 일도 해본적 있습니다.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Mergeam pe terenul de golf şi strângeam mingile pentru oameni.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Pedig szivesen lettem volna hordár, aki a golfpályán viszi a felszerelést.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Portavo le mazze, andavo sui campi da golf e portavo le mazze per la gente.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Taky jsem dělal caddyho. Šel jsem na golfové hřiště a nosil hole lidem.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Tôi sẽ tới sân golf và nhặt banh cho mọi người.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Ήμουν βοηθός παικτών του γκολφ, πήγαινα στο γήπεδο του γκολφ και μετέφερα τα μπαστούνια του κόσμου.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Бил съм момче за поръчки, ходех по голф игрищата и изпълнявах поръчките на хората.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Я мав підносити клюшки, я йшов на поле для гольфу й носив клюшки.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.Я подносил клюшки и мячи при игре в гольф.
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.הייתי נושא כלים, הייתי הולך למסלול הגולף הייתי נושא מחבטים לאנשים
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.ومن ثم عملت في ملاعب الغولف .. كنت اساعد لاعبي الغولف
Caddy olarak çalıştım, golf sahasına gidip insanların golf takımlarını taşırdım.そのゴルフコースには 13番ホールのところに
Chris Anderson: Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe. Dahice bir bağlantı kurdun.Từ những cây sáo đến đường golf đến hôn nhân đồng giới, một kết nối tuyệt vời.
Chris Anderson: Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe. Dahice bir bağlantı kurdun.От флейт к полям для гольфа, и далее к однополым бракам - гениальная цепочка.
Chris Anderson: Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.De las flautas a los campos de golf y al matrimonio del mismo sexo.
Chris Anderson: Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.Des flûtes aux parcours de golf aux mariages homosexuels.
Chris Anderson: Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.Van fluiten via golfbanen naar het homo-huwelijk.
Chris Anderson: Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.Από τα φλάουτα στα αμαξάκια του γκόλφ και στο γάμο ομοφυλόφιλων.
Chris Anderson: Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.От флейти през голф игрища, до еднополови бракове.
Fakat daha da önemlisi bu, savaşı onların sahasına taşımaktadır, bizim kıyılarımızın üstüne değil.하지만 더 중요 한 것은 우리 해안이 아니라 그들의 땅에서 전쟁을 하는데,
Fakat daha da önemlisi bu, savaşı onların sahasına taşımaktadır, bizim kıyılarımızın üstüne değil.Wichtiger ist, dass der Krieg im Ursprungsland bleibt und nicht zu uns kommt.
Fakat daha da önemlisi bu, savaşı onların sahasına taşımaktadır, bizim kıyılarımızın üstüne değil.אבל מה שחשוב יותר, זה מחזיר את המלחמה לארצותיהם, ולא לחופים שלנו
Fakat daha da önemlisi bu, savaşı onların sahasına taşımaktadır, bizim kıyılarımızın üstüne değil.لكن الأهم، انها تأخذ الحرب الى بلدانهم وليس الى شواطئهم
Fakat daha da önemlisi bu, savaşı onların sahasına taşımaktadır, bizim kıyılarımızın üstüne değil.こちらには向かってきません 因果をきちんと見たからこそです
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.A furulyáktól a golfpályán át az azonos neműek házasságáig.
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe. Dahice bir bağlantı kurdun.Das flautas para os relvados do golfe, para o casamento homossexual — foi uma ligação genial.
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe. Dahice bir bağlantı kurdun.Fra fløjter til golfbaner til homoseksuelle ægteskaber -- det var en genial forbindelse.
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.Dai flauti ai campi di golf ed infine ai matrimoni tra persone dello stesso sesso.
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.Dari seruling ke lapangan golf hingga pernikahan sesama jenis.
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.De la flaute la terenuri de golf si la casatorii intre persoane de acelasi sex.
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.그리고 동성 결혼까지
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.Od fléten přes lekci golfu až po stejnopohlavní svazky.
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.Od fletów przez wózki golfowe do małżeństw homoseksualnych.
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.Von Flöten über Golfplätze zu Gleichgeschlechtlichen-Ehen:
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.ועד לנישואים חד-מיניים.
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.لزواج نفس الجنس.
Flütten golf sahasına ve eşcinsel evliliğe.同性婚の問題まで 見事に関連付けてくれましたね
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Časně ráno jsme šli na letiště -- když jste v armádě, vždycky vyrážíte časně.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Chúng tôi đến trường bay sớm bởi đó là quân đội và bạn phải luôn đi sớm.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Fomos cedos para o aeródromo porque isto é o exército e vamos sempre cedo.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Fuimos temprano al campo de aviación porque ésto es la Armada y siempre vas temprano.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Jó korán kimentünk a terepre, mivel ez a hadsereg és mindig korán megy az ember.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Kami pergi ke lapangan udara pagi-pagi karena Angkatan Darat selalu pergi pagi-pagi.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.우리는 아침 일찍 비행장으로 갔습니다. 군대에서는 늘 일찍 이동하기 때문이죠.