Ana içeriğe geç
Sözlük

safsata ile cümle

safsata kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
57
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu birine mantıksal safsata verir.That gives one a horse laugh.
Post hoc safsatası şu şekilde ifade edilebilir: A oldu, daha sonra B oldu.The form of the post hoc fallacy is expressed as follows: A occurred, then B occurred.
Post hoc ergo propter hoc veya kısaca post hoc bir safsata çeşididir.That would be an argument post hoc ergo propter hoc.
Bu yöntem ve yaklaşımlara safsatalar (veya safsatacılık) örnek olarak verilebilir.Dakuten and handakuten may be ignored or added.
Safsata, şu anlamlara gelebilir: Safsata, mantıkta eleştirel düşüncenin bir unsuru.Nous is referred to as a mind (Geist) that has free, arbitrary choice.
Dikkatle bakarsanız, burada 40 yıldır hiç kimsenin fark etmediği bir safsata var.But if you really look at this, there's an implicit fallacy that no one ever noticed for 40 years.
Safsatanın bir adının maskeli adam safsatası olmasının nedeni şu örnektir:The name of the fallacy comes from the example:
Varoluşsal safsata veya varoluşsal örnekleme biçimsel bir safsatadır.The existential fallacy, or existential instantiation, is a formal fallacy.
Bakanlık "safsata" olan istatistikleri dağıtıyor.The Ministry hands out statistics which are "nonsense".
P bir safsata cümlesidir.Sei F eine unerfüllbare Formel.
Bu “Siyah-Beyaz Safsatası”nın özel bir şeklidir.Die Bedienung dieses schwarz/weiß-Spiels ist recht einfach.
Post hoc safsatası şu şekilde ifade edilebilir: A oldu, daha sonra B oldu.L'argument fallacieux peut être résumé ainsi : A s'est produit, puis B s'est produit.
Argumentum ad nauseam (ya da sıklıkla sadece Ad nauseam) bir safsatadır. (logical fallacy.)On le note ∅ {\displaystyle \varnothing } (ou plus rarement { } {\displaystyle \{\}} ).
Argumentum ad populum, ya da Ortak Tutuma Başvurma Safsatası.Les Américains parlent de pro-vie ou de pro-choix.
Post hoc ergo propter hoc veya kısaca post hoc bir safsata çeşididir.Este tipo de falacia es un caso especial de la falacia post hoc ergo propter hoc.
Tereyağlı kedi paradoksu Paradoks Etik Safsata BulmacaParadoja de Lucas Paradoja del gato y la mantequilla
Bu safsata “Bir şey aksi ispatlanamadığı sürece doğrudur” varsayımına dayanır.Muy al contrario: "Una persona es inocente hasta que se demuestre lo contrario".
P bir safsata cümlesidir.A é um ângulo obtuso.
Post hoc ergo propter hoc veya kısaca post hoc bir safsata çeşididir.Post hoc ergo propter hoc is een klassieke drogreden, verwant met cum hoc ergo propter hoc.
Tereyağlı kedi paradoksu Paradoks Etik Safsata BulmacaParadoks kłamcy paradoks sofizmat
Safsata ^ Klasik Mantık, sf.Dacă nu cunoaștem adevărul, raționa sf.
Mantıksal bir safsata olarak kabul edilir.Argument din eroare logică Logică
Argumentum ad populum, ya da Ortak Tutuma Başvurma Safsatası.Argumentum ad personam, utskjelling, eller utskjellende personangrep.
Post hoc safsatası şu şekilde ifade edilebilir: A oldu, daha sonra B oldu.Bentuk hoc fallacy pos dapat dinyatakan sebagai berikut: A terjadi, maka B terjadi.
Ad hominem, mantıksal bir safsata kabul edilir.Penalaran ad hominem biasanya dipandang sebagai kesesatan logika.
En bariz ve kısa şekilde safsata safsatası olarak da adlandırılabilir.太くて短い形のものは、俵(たわら)と呼ぶ場合もある。
Argumentum ad nauseam (ya da sıklıkla sadece Ad nauseam) bir safsatadır. (logical fallacy.)扶律談常(ふりつだんじょう)あるいは扶律説常(ふりつせつじょう)ともいう。
Argumentum ad nauseam (ya da sıklıkla sadece Ad nauseam) bir safsatadır. (logical fallacy.)常滑線(日语:常滑線/とこなめせん Tokoname sen */?
Ad hominem, mantıksal bir safsata kabul edilir.순수한 인듐은 보통 무해한 것으로 간주된다.
Ad hominem, mantıksal bir safsata kabul edilir.Ad hominem rasuđivanje obično se objašnjava kao logička zabluda.
Mantıksal bir safsata olarak kabul edilir.Fakti ainus kriteerium on see, et teda on ratsionaalne aktsepteerida.
Bundaki tek safsata, ilk müşterilerinizin... ...ana akım müşteriler olacağı varsayımıdır.Błędnym rozumowaniem jest jednak założenie, że twoi pierwsi klienci będą głównymi odbiorcami.
Bundaki tek safsata, ilk müşterilerinizin... ...ana akım müşteriler olacağı varsayımıdır.하지만 최초의 고객군을 주류로 가정하는 것 자체가 오류예요
Bundaki tek safsata, ilk müşterilerinizin... ...ana akım müşteriler olacağı varsayımıdır.La única falacia en esto es que se asumía que sus primeros clientes estarían en el público en general.
Bundaki tek safsata, ilk müşterilerinizin... ...ana akım müşteriler olacağı varsayımıdır.Єдина помилка, що ви припускаєте, що ваш клієнт буде середньостатистичним.
Bundaki tek safsata, ilk müşterilerinizin... ...ana akım müşteriler olacağı varsayımıdır.المغالطة الوحيدة هنا هو أنك تفترض أن عملائك الأوائل سيكونون من العملاء التقليديين.
Bundaki tek safsata, ilk müşterilerinizin... ...ana akım müşteriler olacağı varsayımıdır.最初の顧客というのは変わった人が多いのです
Dikkatle bakarsanız, burada 40 yıldır hiç kimsenin fark etmediği bir safsata var.그런데 여기에 오류가 내포돼 있다는 걸 그동안 몰랐던 겁니다
Dikkatle bakarsanız, burada 40 yıldır hiç kimsenin fark etmediği bir safsata var.Pero si ustedes lo observan con cuidado, aquí hay una falacia implícita que nadie notó durante 40 ańos.
Dikkatle bakarsanız, burada 40 yıldır hiç kimsenin fark etmediği bir safsata var.لكن لو تفحصت الأمور، لانتبهت لوجود فكرة خاطئة ضمنية لن ينتبه لها أحد منذ 40 عامًا.
Dikkatle bakarsanız, burada 40 yıldır hiç kimsenin fark etmediği bir safsata var.必要条件を決め 商品化することは初日から
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.Afin de distinguer la rhétorique de la réalité, les faits de la fiction.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.A pokúsim sa oddeliť pojmy od dojmov, fakty od výmyslov.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.Ca să separăm retorica de realitate, faptele de ficțiune.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.Chcę oddzielić retorykę od rzeczywistości, fakt od fikcji.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.말뿐인 허울에서 진실을 가려내고, 진실과 거짓을 구분하기 위한 것입니다
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.Per separare la retorica dalla realtà, e i fatti dalla finzione.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.Um die Rhetorik von der Realität zu unterscheiden, die Fakten von der Fiktion.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.За да се раздели реториката от реалността, фактът от измислицата.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.להפריד בין הרטורי למציאותי, בין העובדות לבדיון
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.لفصل الخطاب من الواقع، والحقيقة من الخيال.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.実際のデータや統計は、存在する現実の事象です
Yaklaşık 80 yıl süren İş planı ve finansal tahmin safsataları gibi.사업 계획서나 재무예측에 대한 오류가 80년이나 지속됐지만
Yaklaşık 80 yıl süren İş planı ve finansal tahmin safsataları gibi.Było to błędne rozumowanie na temat biznesplanów i prognozowania finansowego, które trwało ponad 80 lat.
Yaklaşık 80 yıl süren İş planı ve finansal tahmin safsataları gibi.Хоча, так як і омана стосовно бізнес-планів та фінансових прогнозів, та система проіснувала 80 років.
Yaklaşık 80 yıl süren İş planı ve finansal tahmin safsataları gibi.ورغم أن الكثير تعجبه الفكرة الخاطئة بشأن خطط العمل والتوقعات المالية التي استمرت لثمانين عامًا،
Yaklaşık 80 yıl süren İş planı ve finansal tahmin safsataları gibi.ソ連から学んだことは 最初に事業計画と財務予測を立てることは
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod