Ana içeriğe geç
Sözlük

sadak ile cümle

sadak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Nitekim geleneklere olan sadakatini muhafaza etmekte ve Tanrıya olan bağlılığını açıkça beyan etmektedir.Ele continua dizendo da importância da fé e oração a Deus.
Bıraktıklarımız sadakadır.O Escuta é obediente.
Ekip, Angel’ın sadakatinden şüphe etmeye başlar.Hao begint de loyaliteit onder zijn vertrouwelingen te betwijfelen.
İşlenen ana temalar arkadaşlık ve sadakatsizliktir.Thema's in het verhaal zijn (on)trouw en loyaliteit.
Pek çok küçük hanedan kendilerine sadakat yemini etmiştir.Als kleine kinderen zweren ze elkaar eeuwige trouw.
Bu Sadakonun hikâyesi'ydi.Een daarvan was de Orde van Trouw.
Ancak Cassius, Praetorianların çoğunun sadakatini sağlama konusunda başarısız oldu.Severus ging er verder toe over de weinig loyale Praetoriaanse garde te ontbinden.
"High Fidelity" yüksek sadakat anlamına gelir."Serpentine" gaat over ontrouw.
Fakire bir sadaka!Aalmoes voor de arme!
Kalp vakfına sadaka verdi.Zij gaf maar een aalmoes aan de Hartstichting.
Sonra iki aşık birbirlerine sadakat yemini ederler.Obaj mężczyźni potwierdzili swoją przyjaźń przysięgą.
Bıraktıklarımız sadakadır.Dochowaliśmy wierności.
Orada sadakaların hasatı devam ettirilmiştir.Będący tam husyci zostali przytłoczeni.
Ancak Yezidi görüşüne göre bu, Melek Taus'un sadakatini ortaya koydu.Sam Saladyn uznał to zdarzenie za cud zesłany przez Allaha.
Kadının hemen ardındaki köpek sadakati temsil eder.Towarzyszący mu pies symbolizuje wierność.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Zgromadzone tłumy słuchały przemówień Führera, składały przysięgi lojalności i maszerowały przed nim.
Bu sadakatinin mükafatı olarak da seni istediğin makama tayin edeyim.Pragnął on zagarnąć na rzecz skarbu ich bogactwa.
Şükür sadakası olarak da bilinir.Znany także jako Thiền Trí.
Bu Sadakonun hikâyesi'ydi.Reprezentuje Klejnot Lojalności.
Ayrıca generallerin klana olan sadakati daha fazla.Stanowi ona niewątpliwie dowód lojalności generała.
Ancak birliklerinin sadakatini sağlayamaması nedeniyle başarısız oldu.Byli oni jednak chronieni dzięki lojalności swoich żołnierzy.
Sürüp giden sadaka ise, ne güzel sevaptır.Biada temu, co jest zły pośród dobrych!
En çok sadakate ve dürüstlüğe önem verir.Dużą wagę przykładają do szczerości i prawości.
Aynı zamanda her ikisi de kadınların sadakatsızlığı yüzünden bunun ortay çıktığına inanmışlardır.Uważa, iż jest to jedyny sposób na wyjście obu kobiet z nędzy.
Bıraktıklarımız sadakadır.Det sista var Lojalitet op.
Fides Publica Populi Romani yani "Roma devletine sadakat" ismiyle de tapınılırdı.Fidis tillbads även under namnet Fides Publica Populi Romani (ungefär "Romerska folkets allmänna trohet").
Bu hayvana liderlik, güç, beceriklilik, sadakat, bağlılık ve cesaret gibi karakterler yüklenmiştir.Man förknippade egenskaper som ledarskap, kraft, intelligens, trohet, engagemang och djärvhet med djuret.
Anyanka 1199 yılında Ural dağlarındaki Koskov vadisine, sadakatsiz bir adamı cezalandırmaya gider.1199 beger sig Anyanka till Uralbergen för att straffa en otrogen man.
Prenses ve Orphée birbirlerine sadakat yemini ederler.Arnold och Mathilde bekänner sin kärlek och svär varandra evig trohet.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.Ми склали присягу на вірність народу, Вітчизну свою збережемо.
Ardından sadakatini gösterebileceği bir görev verilir.Він прийнятий за умови, що на ділі доведе свою відданість.
Bıraktıklarımız sadakadır.Вони відрізнялися відданістю.
Aşk, sadakat göstermektir.Назва означає вірність.
"High Fidelity" yüksek sadakat anlamına gelir.HF в назві означає High Fidelity.
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.Тоді вона розщедриться і подарує господарям щастя.
Tanrı'ya sadakatinden ödün verdi ve altar'da Tanrı için buhur yaktı.Аллах піддав його випробуванням, віддавши у владу Шайтану.
Aynı zamanda her ikisi de kadınların sadakatsızlığı yüzünden bunun ortay çıktığına inanmışlardır.Після шлюбу обидва зберегли вірність своєму віросповіданню.
Prenses ve Orphée birbirlerine sadakat yemini ederler.Віталіан і Юстин зустрілися і присягнулися один одному у вірності.
Bıraktıklarımız sadakadır.Sportu zůstal i nadále věrný.
Ama, seni kullanan elden başka ne bey, ne sadakat bilirsin?Čemu jsi byl věrný a čemu nevěrný?
Kadının hemen ardındaki köpek sadakati temsil eder.Psíček na jejím klíně je symbolem manželské věrnosti.
Peygamberlere göre cinsel kafirlik ruhani sadakatsizlikle ilintilidir.Ale varují ho, že nesmrtelná milenka vyžaduje i bezmeznou věrnost.
Ossë affedildi ve sadakatini yeniden sundu.Byla mu udělena milost, složil lenní hold a přísahu věrnosti.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.Vlídně zacházel se svými podřízenými, kteří se mu odvděčovali dlouhodobou loajalitou.
Sadako her zaman bir şansın doğacağını umut ederdi.Miko byla přesvědčena, že jednou nastane příležitost.
Aşk, sadakat göstermektir.Láska je akt víry.
Yehova'ya olan sadakat, Tesniye kanunlarına uymakla ölçülmekteydi.Prin devotament față de Yahweh se înțelegea respectarea legii deuteronomice.
Ayrıca ordunun sadakatini kazanmak için rüşvete başvuran ilk imparatordu.A fost primul împărat care și-a asigurat astfel fidelitatea gărzii sale.
Bıraktıklarımız sadakadır.Am rămas fidelă cu ceea ce sunt.
Aşk, sadakat göstermektir.E simbolul fidelității în amor.
Bu Sadakonun hikâyesi'ydi.Aceasta era datoria de credință (fidelitatea).
Aşk, sadakat göstermektir.HŰSÉG: Őszinteség kitartás.
Ama, seni kullanan elden başka ne bey, ne sadakat bilirsin?Kinek és milyen megnyilvánulása az, amit nehezen viselsz?
Fakat Venedik Latin İmparatoruna sadakat yemini etmeyecek ve onun vasalı olarak kabul edilmeyecekti.Te nem teljesítetted az első császár utolsó kívánságát, és engem sem szolgálsz hűséggel.
Pek çok küçük hanedan kendilerine sadakat yemini etmiştir.Az ifjú pár hűséget esküszik egymásnak.
Dul ve yetimlere sadaka dağıtımında öncelik verilir.A díjakat a zsűri tagjai és a felkért vendégek adják át az ünnepélyes díjkiosztó gálaműsoron.
Bıraktıklarımız sadakadır.Uskollisuus on kunniamme.
ABD hükümeti, kendisine sadakat yemini eden Aguinaldo'ya maaş bağladı; Aguinaldo da siyasal yaşamdan çekildi.Aguinaldo antoi periksi, vannoi uskollisuudenvalan Yhdysvalloille ja vetäytyi yksityiselämään.
Ordu, Cassius'u yeni komutanları yapmak istediyse de, o Crassus'a olan sadakat'i nedeniyle bu öneriyi reddeti.Armeija vaati Cassiusta komentajakseen, mutta lojaalisuudesta Crassusta kohtaan Cassius kieltäytyi.
Uzun yaşadı ve Augustus kendisine olan sadakatinden ötürü zaferlerden elde ettiği ganimetle ödüllendirdi.Philippus eli vanhaksi, ja Augustus palkitsi hänen lojaalisuutensa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod