Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi?Are you afraid of giving alms before confering?
Biliniz ki, Allah sadakalarınıza muhtaç değildir ve hamde layık olandır.Remember that God is affluent and praiseworthy.
Eğer o sadakalardan kendilerine verilmişse hoşnut olurlar, verilmemişse hemen kızarlar.In case they receive some of these they are pleased, if not, they are incensed.
Çünkü Allah sadaka verenleri muhakkak mükafatlandırır."God surely rewards those who give alms."
(Bunu Allah), sadıklara sadakatlerinden sormak için yaptı.(It was) so that God may ask the truthful of their sincerity.
"Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."You have fulfilled your dream." Thus do We reward the good.
Gizli (özel) bir şey konuşmanızdan önce sadaka vermekten korktunuz da mı yerine getirmediniz?Are you afraid of giving alms before confering?
Fakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı.For he neither believed nor prayed,
Ayrıca, sadaka olarak neyi vereceklerini senden sorarlar: "Artanı," de.And they ask you what they should give. Tell them: "The utmost you can spare."
ALLAH sadaka verenleri ödüllendirir," dediler.God surely rewards those who give alms."
Özel görüşmenizden önce bir sadaka vermekten çekindiniz mi ki onu uygulamadınız?Are you afraid of giving alms before confering?
Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel!If you give charity openly, what an excellent deed it is!
Sadakaları açıklarsanız bu da güzeldir.If you give charity openly, what an excellent deed it is!
Ey iman edenler! Resulle gizlice konuşacağınız zaman, bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin!O People who Believe!
Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin.O People who Believe!
Allah, ribayı mahveder, sadakaları artırır.God blots out usury, but freewill offerings He augments with interest.
Allah, faizi yok eder de, sadakaları artırır.God blots out usury, but freewill offerings He augments with interest.
Allah faizi eksiltir, sadakaları bereketlendirir.God blots out usury, but freewill offerings He augments with interest.
Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız üzülmeyiniz. Allah şüphesiz bağışlayandır, acıyandır.Yet if you find not means, God is All-forgiving, All-compassionate.
Allah, ribadan beklenen artışı mahveder, sadakalar karşılığında artışlar getirir.God blots out usury, but freewill offerings He augments with interest.
Sen bize tam ölçü zahire ver, bize sadaka vermiş ol. Allah, karşılıksız verenleri ödüllendirir."Fill up to us the measure, and be charitable to us; surely God recompenses the charitable.'
Allah faizi tüketir (Faiz karışan malın bereketini giderir), sadakaları ise bereketlendirir.God blots out usury, but freewill offerings He augments with interest.
Ayrıca bize bağışta da bulun. Şüphesiz Allah sadaka verenleri mükafatlandırır.Fill up to us the measure, and be charitable to us; surely God recompenses the charitable.'
Allah faizi mahveder, oysa sadakaları bereketlendirir.God blots out usury, but freewill offerings He augments with interest.
Allah faizin bereketini eksiltir, zekât ve sadakaları ise nemalandırır.God blots out usury, but freewill offerings He augments with interest.
Onlardan kimi de sadakalar(ın bölüştürülmesi hususun)da sana dil uzatır.And of them are some who traduce thee in respect of alms.
(Borcu) Sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Onlardan sadakalar konusunda seni yadırgayacaklar vardır.And of them are some who traduce thee in respect of alms.
Sadakalar hakkında sana dil uzatanlar vardır.And of them are some who traduce thee in respect of alms.
Borcunuzu sadaka olarak bağışlarsanız bu, bilseniz, sizin için daha hayırlıdır.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Onlardan, sadakaları vermede seni ayıplayan da var.And of them are some who traduce thee in respect of alms.
Borcunu sadaka olarak ona bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
İçlerinden bir kısmı da sadakalar konusunda sana laf dokundurur.And of them are some who traduce thee in respect of alms.
İnananlardan öyle erler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde sadakatle dururlar.Of the believers are men who have fulfilled that which they covenaned with Allah.
Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekata) saymak sizin için daha hayırlıdır.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Onlardan sadakaların (taksimi) hususunda seni ayıplayanlar da vardır.And of them are some who traduce thee in respect of alms.
İçlerinde (topladığın) sadakalar hakkında sana tariz eden (dil uzatan) ler de var.And of them are some who traduce thee in respect of alms.
Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler.Of the believers are men who have fulfilled that which they covenaned with Allah.
De ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz sadaka verin: sizden kabul edilmeyecektir.Say: "Spend (in Allah's Cause) willingly or unwillingly, it will not be accepted from you.
Ama kim bunu sadaka olarak bağışlarsa o kendisi için bir kefarettir.But if anyone remits the retaliation by way of charity, it shall be for him an expiation.
Sadakaları açıkça verirseniz o ne güzel!If you give charity openly, that is good.
Resulle gizlice konuşacağınız zaman, bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin!When you converse privately with the Messenger, offer something in charity before your conversation.
Eğer sadakaları (zekat ve benzeri hayırları) açıktan verirseniz ne ala!If you give charity openly, that is good.
Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz.When you converse privately with the Messenger, offer something in charity before your conversation.
Sen bize tam ölçü zahire ver, bize sadaka vermiş ol.So give us corn in full measure, and give it to us in charity.
Sen bize yine ölçek (zahire) ver, ayrıca sadaka da ihsan eyle.So give us corn in full measure, and give it to us in charity.
Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et.Take charity from their possessions to cleanse them and purify them thereby, and bless them.
Mallarından sadaka al da temizle, arıt onları o sadakayla ve dua et onlara.Take charity from their possessions to cleanse them and purify them thereby, and bless them.
Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini iyice temizleyip arıtasın.Take charity from their possessions to cleanse them and purify them thereby, and bless them.
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermenizden korktunuz mu?Were you afraid that giving in charity before your consultation would make you poor?
Gizli konuşmanızdan önce, sadakalar vermekten ürperdiniz mi?Were you afraid that giving in charity before your consultation would make you poor?
-Etnik köken ile tanımlanan sadakat.- Loyalty defined by ethnicity.
Erdoğan Pazar günkü konuşmasında laikliğe olan sadakatini ifade etti.In an address Sunday, Erdogan declared his loyalty to secularism.
Bu kararlılığa olan sadakatları kesindir." dediler.Their loyalty to this determination is absolute," the country's top generals said in a statement.
Zana, Dicle, Sadak ve Doğan on yıl hapis yattıktan sonra Haziran 2004'te serbest bırakıldılar.Zana, Dicle, Sadak and Dogan were released in June 2004 after spending ten years in prison.
Oyuncular arasındaki bağlar ve taraftar sadakati uzun geçmişlere sahip.Ties between players and fan loyalties have long histories.
Ancak rahiplerin çoğu MPC'ye sadakatini ilan etti.Most priests, however, pledged their allegiance to the MPC.
Türk bakan Gül laikliğe sadakat sözü verdiTurkey's Gul vows loyalty to secularism
Rajevac ülkesine olan sadakatini bir kenara koyarak vargücüyle maça odaklanabilir mi?Can Rajevac put national loyalties aside and invest his heart and soul in the match?
O, gerçekliği olduğu gibi ele alır ve onu sadakatle işler. ....She takes hold of reality as it is and renders it faithfully. ...