sabit ile cümle

sabit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Diyelim ki içinde sabit bir manyetik alan taşıyan, normal halinde bir madde var.Suppose we have a material in its normal state, containing a constant internal magnetic field.
Aslında, biz insanoğlu zaman sabitini parçalar içine boşluk zamanına ayırmak için istekli görünürüz.Essentially, we humans seem to wish to separate spacetime into slices of constant time.
Yapılan araştırmada 5 yaşındaki çocuklarda işlevsel sabitlik gözlenmemiştir.No sufficient studies have been done in patients over age 65.
Bu kavram, bir RC devresi içerisindeki sabit olan τ (tau)’ye benzer.This is similar to the time constant (tau) within an RC circuit.
Piskoposlar, Oslo, Nidaros ve Bergen'de sabit ikametgah kurdular.The bishops established fixed residence in Oslo, Nidaros and Bergen.
Bu sabit, katalitik verimliliğin bir ölçütüdür.This constant is a measure of catalytic efficiency.
Bu güzergahta 2020 yılında Fehmarn Kemer Sabit Bağlantısının yapılması planlanmaktadır.It is also planned to open the Fehmarn Belt Fixed Link in 2020 as a tunnel.
Sabite e ismini veren ise İsviçreli matematikçi Leonhard Euler'dir.Euler's identity is named after the Swiss mathematician Leonhard Euler.
Hemen hemen sabit tuzluluk ve yavaş yavaş azalan sıcaklık ile derin tabaka oluşur.The deep layer with nearly constant salinity and slowly decreasing temperature.
Genellikle suyun altında bir ila iki metrelik derinliğe uzatma çubuğu ile sabitlenir.These help to maintain a relatively constant water level of around one metre in depth.
Bunlardan birini yerinden çıkarmak sabitleyici kablo kesilmeli ya da kilidi açılmalıdır.To steal one, the securing cable must be cut or the lock unlocked.
Sabit Aksoy, Avrupa Yakası dizisinde kurgusal karakter.Yaprak İzmirli, a character in Avrupa Yakası.
Yani aradaki ilişki tek yönlü/sabit değil diyalektik/dinamiktir.It seems their relationship is not simply boss/subordinate.
Güvenli bir blok şifreleme tek bir bloğun sabit bir anahtar kullanılarak şifrelenmesi için uygundur.Even a secure block cipher is suitable only for the encryption of a single block under a fixed key.
Hareket sırasında bir uç sabit kalırken, diğer uç kaldırılır.Instead of taking place in a room, the action has moved outside.
Bu yöntemler daha az kabullenme yaptıklarından sonuçları daha sabittir.This is the function they are least comfortable with.
Sabit disk alanı: 2.0 GB boş sabit disk alanı.Available hard-disk space: 2.3 GB.
Tarihi kayıtlarda da bu şekilde sabittir.Presidential proclamations are also dated in this way.
Fakat fotoğraf filminin boyutları sabittir.It exacts the storyline of the film.
Normalleştirme sabiti 1973’te önerilen Buzen algoritması ile hesaplanabilir.The normalizing constant can be calculated with the Buzen's algorithm, proposed in 1973.
ABD doları ile sabitlenir.Managing the Dollar.
Sabit sürücüye erişmek için 40 vidanın çıkarılması gerekiyor.40 screws needed to be removed to access the hard drive.
R sayısı ise sabit bir sayıdır.Notice r is a constant.
Kamera, iki ayarlı, sabit odaklı bir zoom lensi sunuyor.The camera features a two-setting adjustable fixed-focus zoom lens.
Eğer vanalar açık bırakılırsa, açık bırakıldığı süre kadar c sabitinin değeri artarak 1’e yaklaşır.If the cylinder valves are left open for longer the value of c will rise nearer to one.
Euler'in sabit için kullandığı notasyon C ve O dur.Euler used the notations C and O for the constant.
Bu yöntemle, hem sabit hem de ayarlı dirençler yapılmaktadır.As opposed to hard, systematic choices.
Köyde elektrik ve sabit telefonvardır.There is electricity and fixed telephone in the village.
Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olmayıp köyde elektrik vardır ancak sabit telefon yoktur.On the mountain the people have solar power electricity only and no internet connection.
Hız sabit olduğu için, sağdaki sürat vektörler zaman geçtikçe bir daire oluşturuyor.Because speed is constant, the velocity vectors on the right sweep out a circle as time advances.
Cebir, değişken olarak bilinen sabit olmayan değerlerin büyüklüklerini açıklar.Indexing based on scale invariant interest points.
Bunların buharlaşma ısıları şu eşitlikte verilen limit değere sahiptir: L0 ve Cp sabittir.Their heat of evaporation has a limiting value given by with L0 and Cp constant.
Elektrik vardır ancak sabit telefon yoktur.There is some electricity but no running water.
Oluşan kopya kullanıcının sabit diskinde kalır, ancak OneNote tarafından artık güncellenmez.The originating copy remains on the user's hard drive but is no longer updated by OneNote.
Kuantum alan teorisinde bağlantı sabiti ve yük farklıdır ama birbirleriyle ilgili kavramlardır.For Aristotle, both practice and theory involve thinking, but the aims are different.
Casuslara eğer suçu sabitse idam cezası veriliyordu.If he had been found guilty of murder, he would have received the death penalty.
Mayın geniş bir taban plakası yardımıyla tabana sabitlenir.The mine came with a small fabric cover to help hide it.
1881 yılında da, Herman Fritz, sabit manyetik alan çizgilerini gösteren bir harita yayınladı.In 1881, Hermann Fritz published a map of the "isochasms" or lines of constant magnetic field.
MHL agnostik bağlantıdır. (yani donanım girişinin şeklinin sabit olmaması).MHL is connection agnostic (i.e., not tied to a specific type of hardware connector).
Soğuduktan sonra verdiğiniz form sabit kalır.The dimensions and form should be correct after cooling down.
Sabit bir algoritmadır.This is a recursive algorithm.
İstiridyeler, midyeler gibi bulundukları yerde sabit kalırlar.They have seeds, which are enclosed in a shell-like coating.
Sistem 32 GB'a kadar DDR4 RAM ve 2 terabaytlık bir sabit sürücü ile yapılandırılabilir.The system can be configured with up to 32 GB of DDR4 RAM and a 2 terabyte hard drive.
Sabit bir tırmanışta taşıma kuvveti, ağırlıktan küçüktür.In straight descending flight, lift is less than weight.
Kozmolojik sabit Karanlık enerji ^ *nytimes.com."Must-See Metaphysics". nytimes.com.
Normal bir insanda görülenden çok daha anormal ve sabit haldedir.More tech and way more brutal than ever before.
Değişmeden kalan, aslında değişkenlerin bile içinde sabit olan kısım.The rule change remains in effect, though subject to modifications.
Köyün elektriği ve sabit telefon hattı vardır.The village does have electricity and a fixed telephone line.
Bazı ekli sabit disklerde Finderin görünmüyor olabilecek olan bir sorunu giderir.There is a substantial amount of moisture in what seems to be dry matter.
Notlar klasörler halinde düzenlenebilir ve kullanıcının masaüstüne sabitlenebilir.Notes can be arranged in folders, and pinned to the user's desktop.
Köyde elektrik ve sabit telefon ADSL internet altyapısı vardır.There is electricity and fixed telephone ADSL internet infrastructure in the village.
Köye sabit telefon getirildi.He was recruited locally.
Dosyalar, harici sabit diskler, CD'ler ve DVD'ler gibi çeşitli kaydedilebilir ortama yedeklenebilir.Files can be backed up to various recordable media, such as external hard disks, CDs, and DVDs.
Yaygın bir varsayım, kuantum vakumunun kozmolojik sabite eşit olmasıdır.A common assumption is that the quantum vacuum is equivalent to the cosmological constant.
Onun müzikal notasyon serisi geometrik ve renk sabitlemelerine bağlı caz öğelerine dayanmaktadır.His musical compositions are characterized by their emphasis on instrumental colour and atmosphere.
Bazı keselilerin sabit bir kesesi varken, bazılarında sadece gebelik zamanında gelişir.Out of the keys that share a single string, only one may sound at a time.
Bazı harici USB sabit sürücülerle uyumluluğu artırır.With ABC, a simultaneous disconnection of all conductors is more likely.
Böyle sistemlerde, ışığın hızı sabittir.In such coordinate systems, the speed of light is a constant.
Bu oran ince yapı sabiti'nin hassas olarak belirlenmesinde kullanılmaktadır.This toponym preserves the early use of Sabine in this area.
Bu durumda sabit fonksiyon, doğrusal fonksiyon sayılır.The function actually plotted is the inverse demand function.

İlgili Sayfalar