sabit ile cümle
sabit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sabit skeçlerden Alican devam etmiştir.Politisk aktivitet, som går gradvist fra scenarier.
Bu sebeple sabit kapasite gerektiren çalışmalarda kullanılamaz.Smagen får derfor ikke den ønskede kraft.
Artemis de bütün avcıları 13-15 yaşlar arasında ölümsüz olarak sabitlemiştir.Til slut bliver hanner af Sumatra-orangutangen fuldt voksne i en alder af 13-15 år.
Sâbit ile evlenmiştir.Gift med Tage.
Mahallede sabit telefon problemi yıllar önce çözüme kavuşmuştur.Udlejning af lokalerne i centret har igennem flere år været svært.
Burada h Planck sabiti c ışık hızıdır.Mikasa hejser Z-flaget.
Bunların belki de en önemlisi üç eksenli sabitleyici sistemiydi.En af grundene kan være de dengang høje systemkrav.
Sabit akımları genellikle aksi benzer kararsız akışları daha uysal bulunmaktadır.Disse metoder er ofte hurtigere end at få ægte tilfældighed fra systemet.
Klasik mekanikte parçacıklar sabit kütleli olarak tanımlanır.I klassisk mekanik er det kendt som normal mode.
Giriş değişkeninin değeri değiştiğinde, çıkıştaki değişim, giriş değişkeninin sabit bir çarpanıdır.Men udgangens ændring divideret med indgangens ændring er en konstant faktor.
Ne var ki Einstein, sonradan kozmolojik sabit önerisinin bir hata olduğunu söyleyerek bu öneriden vazgeçti.Zenvo forklarede efterfølgende, at det denne gang skyldtes en fejl i brændstofsledningen.
Bu, sabitin doğrusal zamanda hesaplanabilmesine olanak tanımaktadır.Det svarer med vished, hvis det føler vished.
Hız kesiciler aynı zamanda aracın hızını sabitlemek için de kullanılırlar.Også værkføreren forlanger tempoet sat op.
Yani sabit sayı .Så tæller i stik sammen.
Lita, 1994 yılından 2002 yılına kadar Amerikan dolarına sabitlenmişti.Fra 1994 til 2002 var Litas bundet til amerikanske dollar til kurs 4.
Hiç kuşkusuz, bu çekici sabit bir nokta değildir.Bogstaverne er dog ikke noget sikkert holdepunkt.
Pratik uygulamalarda genellikle sabit olarak alınır.Vanligvis vil imidlertid SI være tilstrekkelig serialiserbart.
Fakat altı tane gaz sıvılaşmaya karşı koymuştu bu yüzden o zamanlar bu gazlara “sabit gazlar” denmişti.Seks gasser lot seg imidlertid ikke kondensere og var da kjent som «permanente gasser».
Nesne sabit bir hıza sahip olmasına rağmen, yönü sürekli değişir.Selv om farten er konstant, endrer retningen av hastigheten seg konstant.
Örneğin, bir Eylemsiz sabit bir nesne düşünün.For eksempel ved å frede uberørt natur.
Hiçbir bilimsel teori sabit olarak doğru değildir, her biri deneylere kontrol edilmesi gereken bir modeldir.Ikke alt lar seg fastsette nøyaktig analytisk, og en må gjøre modellforsøk.
Cumhuriyetin sabit bir bürokrasisi yoktu ve vergiler tımar sistemiyle toplanırdı.Republikken hadde ikke noe ordnet byråkrati, og krevde ikke annet enn krigsskatt fra befolkningen.
Makina komutları işlenme ile sabit disk numaralarını ya da hafıza adreslerini içeren işlemcilere sahiptir.Maskininstruksjonene hadde operatorer med operander, som kunne inneholde registertall eller minneadresser.
Sabit kurulumlardan, kara araçlarından veya bir gemiden fırlatılabilmektedir.De kan bli avfyrt fra håndholdte eller kjøretøymonterte enheter, fra faste installasjoner eller fra et skip.
Birimlerden (Euler açıları) birisi değiştirilip diğerleri sabit tutulur.Noen velger å plassere disse i alternative slekter (som forklart over).
Kasım 1992'de, İsveç Kronunun sabit kur rejimi çöktü.I november ble Pigneaus pågåenhet kronet med hell.
Sabit makaraya, aynı gövdeye bağlı bir veya daha fazla hareketli makaranın ilâve edilmesiyle meydana gelir.Hos hannen er pannen noe forlenget, eller med et mer eller mindre trekantet fremspring.
Bu zaman zarfında ekonomik sabitlilik artarken kronik enflasyon da büyük ölçüde düşürüldü.Inflasjonen økte, samtidig som landet hadde en kronisk varemangel.
Fakat sabit bir kural değildi.Det har likevel på ingen måte vært en ubrytelig regel.
Locking dansının repertuvarı breakdansa göre dar ve sabittir.Krumping er en dansestil beslektet av hiphop og breakdance.
Bu sabit yine direnç ve kapasite değerlerine bağlıdır.Det eneste som er igjen er håpet om deres mot og deres bestandighet.
(Sabit basınçta gerçekleşen proses).«Evolution under pressure.
Ayrıca yarı-sabit iç atıfta monolog bir bilinçli veya yarı bilinçli düzeyde kendini ile vardır.De har også høy hastighet ved å ha et halvplanende eller planende skrog.
Pn sabitleri, n derecede Legendre polinomlarıdır.Sunnivalegenden har klare legendariske preg.
Bu nedenle, integrantın Taylor sabitleri X = cos θ ‘daki Legendre polinomları tarafından verilir.Dette potensielle problemet unngås ved å innføre x = sinφ som Legendre gjorde.
Döteryum veya ağır hidrojen, hidrojenin sabit izotoplarından biri olup, okyanuslarda büyük miktarda bulunur.Deuterium, også kalt tungt hydrogen, er en stabil isotop av hydrogen.
Aracı sabitleme çalışmalarına devam edildi.Men datatrafikken fungerte.
Para birimi sabitlenmeden önce Rp 12.000/USD1 seviyesine ulaştı.Mata uang mencapai Rp 12.000/USD1 sebelum stabilisasi.
Fakat Stoney, bu yüklerin atomlara sabitlenmiş olduğuna ve ayrılamayacağına inanmaktaydı.Namun, Stoney percaya bahwa muatan-muatan ini secara permanen terikat pada atom dan tidak dapat dilepaskan.
Matematikte sabit fonksiyon, her giriş değeri için çıkış değerini daima sabit kaldığı bir fonksiyondur.Dalam matematika, fungsi konstan adalah fungsi yang hasilnya tetap untuk setiap nilai masukan (input).
Mutlak (absolute), göreceli (relative) ve sabitlenmiş (fixed) yerleştirme özelliği.Pembinaan dapat berupa teguran, peringatan, dan tindakan tegas yakni pembubaran.
Bu yüzden kutu açılmadan önce kedinin tanımlanan durum boyunca sabit durması beklenir.Dengan demikian, kucing tersebut diperkirakan akan berada dalam keadaan pasti jauh sebelum kotak dibuka.
Sabit parçaların her biri 50 ton ağırlığındaydı.Setiap bongkah batu tersebut memiliki berat sekitar 25 ton.
Diyanet işlerinde imparatorluğun rolü hiçbir zaman sabit, yasal olarak tanımlanmış bir erke dönüşmedi.Meskipun begitu, peran kaisar dalam gereja tidak pernah berkembang menjadi sistem tetap yang legal.
Bunların buharlaşma ısıları şu eşitlikte verilen limit değere sahiptir: L0 ve Cp sabittir.Panas penguapannya memiliki nilai pembatas yang diberikan oleh dengan L0 dan Cp konstan.
Ülkenin para birimi 1 ABD doları = 2.68 EC$ olacak şekilde sabitlenmiştir.Nilai tukar dengan dolar Amerika Serikat adalah 1 USD = 4,2 ℛℳ.
Panayırın kurulma tarihi sabit olup her yıl Ağustos ayının son pazar günü düzenlenmektedir.Ia tetap menjadi simbol bagi partai, dan ulang tahun kematiannya diperingati setiap tahun pada bulan Agustus.
Fırlatma borusu yere sabitlenmiş haldedir.Tabung peluncuran berlabuh ke tanah.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.Tersedia tablet yang mengandung kombinasi tetap dari dua golongan obat tersebut.
Atış pozisyonunda ise ayaklar yere sabitleniyor ve tekerlekler yukarı kaldırılıyordu.Ketika meriam diposisikan untuk pertempuran, semua kaki diturunkan dan rodanya dinaikkan.
Ay, sabit yıldızlara göre Dünya yörüngesinde her 27,3 günde bir tam tur atar.Bulan menyelesaikan orbit lengkap mengelilingi Bumi setiap 27,3 hari sekali (periode sideris).
Proton sayısı ise (nükleer değişimler dışında) sabittir, değişmez.Dengan demikian, perolehan kembaliannya (return) tidak pasti dan tidak tetap.
Analiz edilen gaz bileşikleri, sabit faz ile kaplı olan kolon duvarları ile etkileşime girer.Senyawa dalam fasa gas yang dianalisa berinteraksi dengan dinding kolom, yang dilapisi dengan fasa diam.
Bu sabite sihirli sabit denir.Zat-zat ini disebut humektan.
Cu2O kafes sabiti l=4.2696 Å olan kübik bir yapıda kristalleşir.Cu2O mengkristal dengan struktur kubik dengan tetapan kisi al=4,2696 Å.
Einstein'ın ana görüşü sabit oldu.Gagasan dasar notasi Einstein sangat sederhana.
Boş sabit disk alanı en az 7 GB.Sistem konfigurasi RAID minimum of 72 GB.
Boyutsal fiziksel bir sabit olarak c ünite sistemlerinde farklı değerlere sahiptir.Sebagai sebuah konstanta fisika berdimensi, nilai numerik dari c berbeda untuk sistem unit yang berbeda.
Düşük sıcaklıklarda e−α/T şeklinde ifade edilir (α, bir sabit).Demikian pula dengan p yang berasal dari huruf h yang ditambahi lingkaran kecil, handakuten.
Gelgelelim, original problemin her sabit nokta için bir çözümü olmayabilir.Namun, tidak semua titik stasioner menghasilkan solusi untuk permasalahan awalnya.