Bu sabahki gazeteyi okudun mu?Have you read this morning's paper?
Bu sabahki toplantıda söylediğin şeyi takdir ettim.I really appreciated what you said at this morning's meeting.
Herkes bu sabahki haber başlıklarından memnundu.Everyone was delighted by this morning's headlines.
Tom, bu sabahki toplantıda olmalı mıydı?Was Tom supposed to be at this morning's meeting?
Sonra, bu sabahki konuşmasında sonra onun yanına gittim ve ona dedim ki,So I came up to him after he talked this morning and I said:
Ve bağışlayın efendim, ama uzay çok büyük. - Bu sabahkiler neydi?And begging your pardon, sir, it's a big-ass sky.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.But that was clearly not as satisfying as painting a wall of blue like a morning sky.
Bu sabahki olaya ne dersiniz?What about this morning?
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.The theme of this morning's session is Things We Make.
Sabahki işler, çevreyi temizlemek ve sürüyü dışarı çıkarmaktan ibaret.The morning chores comprise cleaning the premises and taking the cattle out in the open.
Max sabahki avda üç güzel atış yapmış, hepsi de hedeflerine isabet etmiştir.За то утро дивизия Джонса провела три атаки и все неудачные.
Belki bir ihtimal, durumu sabahkinden iyi denebilir.彼の状態はどちらかといえば午前中よりもよくなっている。
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Ale to nie było zadowalające, jak pomalowanie ścian na niebiesko jak poranne niebo.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.조그만 프랑스 빵가게처럼 만들 생각이였습니다. 그러나 오전의 하늘같은 파란빛을 벽에 칠하는 것은 만족스럽지 않았습니다.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Maar dat leek niet zo'n goed idee als een muur geverfd in ochtendblauw.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Mais ça n'était clairement pas aussi satisfaisant que de peindre un mur bleu comme un ciel matinal.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Ma non dava lo stesso effetto del dipingere tutta la parete di blu, come fosse un cielo mattutino.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Mas isso não era tão satisfatório como pintar uma parede de azul como o céu da manhã.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Men det var tydeligvis ikke så tilfredsstillende som at male en væg helt blå som morgenhimlen.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.No nebolo to až tak uspokojujúce, ako namaľovanie stien namodro ako ranné zore.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Világos volt azonban, hogy ez nem lesz olyan kielégítő mintha a reggeli ég kékjére festjük a falat.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Но това не беше така удовлетворително, като да се боядиса цяла стена в синьо, като небето сутрин.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.כמו מאפייה צרפתית קטנה. אבל זה לא היה מספק כמו לצבוע קיר שלם בחול כמו השמיים בבוקר.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.مثل المخبز الفرنسي الصغير. لكن كان واضحاً أن ذلك لم يكن مرضياً كطلاء الحائط باللون الأزرق مثل سماء الصباح.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.朝の青空のように真っ青に塗りました すべて真っ青
- Bu sabahkiler neydi?- A te, które spadły dziś rano? - Te są nieistotne.
- Bu sabahkiler neydi?- Cei de azi dimineaţă? <i>Sunt o nimica.
- Bu sabahkiler neydi?Elenyészőek.
- Bu sabahkiler neydi?En die van vanochtend?
- Bu sabahkiler neydi?-Entä ne aamuiset?
- Bu sabahkiler neydi?- Et ce matin ? - C'était rien.
- Bu sabahkiler neydi? - Hiçbir şey. Basketbol topu ile... ...Volkswagen büyüklüğü arasında parçalar.?מה עושים
- Bu sabahkiler neydi? - Hiçbir şey.-Co to bylo ráno?
- Bu sabahkiler neydi? - Hiçbir şey.ماذا عن أجسام هذا الصباح؟ إنهم لا شىء إنهم بحجم كرات البيسبول
- Bu sabahkiler neydi?In to je ogromno nebo.
- Bu sabahkiler neydi?¿Los de esta mañana? No eran nada.
- Bu sabahkiler neydi?Serangan tadi pagi?
- Bu sabahkiler neydi?- А метеорите от тази сутрин?
- Bu sabahkiler neydi?Нищо работа.
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.A mai délelőtt témája "Dolgok, amiket készítünk".
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Chủ đề của phiên sáng nay là Những Thứ Mà Chúng Ta Tạo Ra.
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Das Thema dieser Sitzung ist "Dinge, die wir machen".
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Esta mañana el tema de la sesión es "Las Cosas que Hacemos".
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Het thema van de sessie van vanochtend is 'Dingen die we maken'.
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.오늘 아침 시간의 주제는 "우리들이 만드는 물건들"입니다
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.L'argomento di questa mattina è: Le Cose che Facciamo.
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Le thème de ce matin c'est "les choses que nous faisons".
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.O tema desta sessão é "As coisas que fazemos".
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Tema din această dimineață e "Lucruri create".
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Tema sesi pagi ini adalah Hal-hal yang Kita Ciptakan.
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Temat denna morgon är Saker Vi Tillverkar.
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Tematem dzisiejszej sesji są Nasze Wynalazki.
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Téma tohoto ranního setkání je Věci, které tvoříme.
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Το θέμα της συνεδρίασης σήμερα το πρωί είναι Πράγματα που Φτιάχνουμε.
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Сегодня тема утренней сессии: "Вещи, которые мы создаем".
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Тема ранкової сесії: "Речі, які ми створюємо".
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.Темата на сесията тази сутрин е "Нещата, който правим".
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.הנושא של מושב הבוקר הזה הוא דברים שאנחנו עושים.
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.ان عنوان هذه الفقرة من المؤتمر هو " الاشياء التي نخترع "
Bu sabahki panelin konusu Yaptığımız Şeyler.それで その当時としては