Tom sabahın köründe uyandı.Tom woke up at the crack of dawn.
Yarın sabahın köründe gitmek zorundayız.We have to leave at the crack of dawn tomorrow.
Her gün sabahın köründen gece yarılarına kadar çalışıyor.He works from early in the morning until late at night every day.
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?What are you saying so early in the morning?
Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.You might be wondering why I'm up at this ungodly hour.
Sabahın köründe orada olmak çok bunaltıcıydı ve çok kalabalıktı.And it's a very depressing place to be in the morning, it's very crowded.
Sabahın köründe bu ne?What's this at the break of dawn?
Beklenmedik bir melankoli dalgası sabahın köründe içimi darladı.С самого утра меня стала мучить какая-то удивительная тоска.
Onlar sabahın köründe ayrıldı.Они выехали ни свет ни заря.
"Sabahın Köründe" şarkısı bu albümün ikinci ve son klibi oldu.In 1982 werd het nummer uitgebracht als de tweede en laatste single van dit album.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Du kanske undrar varför jag är vaken så här tidigt.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Du undrer dig måske over, hvorfor jeg er så sent oppe.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Forse vi chiederete perché sono in piedi a quest'ora impossibile.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Ihr fragt euch vielleicht, warum ich um diese Zeit noch auf bin.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Je vraagt je misschien af waarom ik op dit onzalige tijdstip op ben.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.여자: 이렇게 이른 시간에 제가 왜 깨어 있는지
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Mietit ehkä, miksi olen hereillä tähän aikaan yöstä.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Možná se divíte, proč jsem vzhůru v tuhle nekřesťanskou hodinu.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.người phụ nữ: bạn có thể tự hỏi tại sao tôi đang lên ở giờ này ungodly.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Pewnie się zastanawiacie, czemu nie śpię o tej nieludzkiej porze.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Podem estar a perguntar-se porque estou acordada a esta hora.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Seguro te estás preguntando por qué estoy levantada a estas horas.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Talán érdekli, hogy miért vagyok ébren ebben a szokatlan órában.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Vous vous demandez sans doute ce que je fais debout à cette heure indue.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Θα αναρωτιέστε γιατί είμαι ξύπνια μέσα στα άγρια χαράματα.
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.Вас удивляет, что я не сплю в столь ранний час?
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.المرأة: قد تتعجب، لماذا أنا بالخارج في هذه الساعة المتأخرة
Kadın: Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.多くの人たち同様 私も信じています
Orada şu iki büyük yürüyen merdivenler vardı. Sabahın köründe orada olmak çok bunaltıcıydı ve çok kalabalıktı.Een halte met twee grote roltrappen. 's Ochtends is het daar nogal deprimerend en erg druk.
Sabahın köründe ba,slamı,ssın.Du arbejder hårdt allerede tidligt.
Sabahın köründe ba,slamı,ssın.Du håller då på.
Sabahın köründe ba,slamı,ssın.Estás outra vez nisso.
Sabahın köründe ba,slamı,ssın.Menudo madrugón.
Sabahın köründe ba,slamı,ssın.Olet jo hommissa aamutuimaan.
Sabahın köründe ba,slamı,ssın.Widzę, że cię to wciągnęło.
Sabahın köründe ba,slamı,ssın.Wow, sei già all'opera.
Sabahın köründe ba,slamı,ssın.Έχεις πέσει με τα μούτρα.
Sabahın köründe ba,slamı,ssın.Ты уже за работой.
Sabahın köründe bu ne?Làm gì mà lôi em ra lúc sáng sớm vậy chứ?
Sabahın köründe bu ne?Mi ez ilyen kora hajnalban?
Sabahın köründe bu ne?Каква е тая проклетия?
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?Cậu đang nói gì vào lúc sáng sớm thế?
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?Ce spui de dimineata devreme?
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?Co chcesz powiedzieć tak wczesnie rano?
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?Cosa stai dicendo di prima mattina?
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen? Ha Ni için biri var zaten.Qu'est-ce que tu racontes dès le matin ?<BR>Ha Ni a déjà quelqu'un.
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen? Ha Ni için biri var zaten.Τι λες τόσο νωρίς το πρωί; Η Χα Νι έχει κάποιον.
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen? Ha Ni için biri var zaten..על מה אתה מדבר כל-כך מוקדם בבוקר? להא ני יש מישהו
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen? Ha Ni için biri var zaten.ما الذي تقوله منذ الصباح الباكر؟ ها ني لديها شخص ما
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen? Ha Ni için biri var zaten.冗談じゃないさ
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?Mengapa kau mengatakan kata-kata seperti itu sepagi ini?
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?Mitä sinä sanot aikaisin aamulla?
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?Vad säger du så tidigt på morgonen?
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?Was erzählst du so früh am Morgen?
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?Wat zeg je zo vroeg in de morgen?
Sabahın köründe neler söylüyorsun sen?О чём это ты говоришь с утра пораньше?
Sabahın köründe orada olmak çok bunaltıcıydı ve çok kalabalıktı.오전 중에 그 역은 음울한 기운이 있고 사람들로 북적입니다.
Sabahın köründe orada olmak çok bunaltıcıydı ve çok kalabalıktı.Ráno to býva veľmi deprimujúce miesto a býva veľmi preplnené.
Sabahın köründe orada olmak çok bunaltıcıydı ve çok kalabalıktı.זה מקום ממש מאוד מדכא להיות בו בבוקר, הוא מאוד צפוף.