Ana içeriğe geç
Sözlük

sabah sabah ile cümle

sabah sabah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Sabah ışığı artıyor.The morning light is increasing.
Her sabah gazeteyi okur.Every morning she reads the newspaper.
Tom sabah erkenden tenis oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play tennis early in the morning.
Tom yarın sabah erkenden kalkmayı planlıyor.Tom is planning to get up early tomorrow morning.
Yarın sabah erken kalkmak istiyorum.I intend to get up early tomorrow morning.
Yarın sabah erken kalkmaya çalışacağım.I'm going to try to get up early tomorrow morning.
Tom sabahın erken saatlerinde Boston'daki evinde huzur içinde öldü.Tom died peacefully at his home in Boston in the early hours of the morning.
Onu her sabah yapmak zorundayım.I have to do that every morning.
Bütün sabah onu yapıyorum.I've been doing that all morning.
Bütün sabah hıçkırıyordum.I've been hiccuping all morning.
Bütün sabahtır onu yapmaya çalışıyorum.I've been trying to do that all morning.
Bütün sabahtır birisinin onu yapması için bekliyorum.I've been waiting all morning for someone to do that.
Bütün sabahtır birinin onu yapması için bekliyorum.I've been waiting all morning for somebody to do that.
Tom ve Mary yarın sabah erken saatlerde Avustralya'ya gidiyorlar.Tom and Mary are leaving for Australia early tomorrow morning.
Tom ve Mary yarın sabah erkenden Avustralya'ya gidiyor olacaklar.Tom and Mary will be leaving for Australia early tomorrow morning.
Tom ve Mary yarın sabah erken saatlerde Avustralya'ya yola çıkıyor olacaklar.Tom and Mary will be leaving for Australia early tomorrow morning.
Dün sabah ekmek yedim.I ate bread yesterday morning.
Tom bu sabah gerçekten huysuzdu.Tom was really grumpy this morning.
Sabahın erken saatlerinde genellikle yolda çok fazla araba yoktur.There are usually never many cars on the road this early in the morning.
Yarın sabah Boston'a uçuyorum.I'm flying to Boston tomorrow morning.
Tom bu sabah kontratı imzaladı.Tom signed the contract this morning.
Tom bu sabah sözleşmeyi imzaladı.Tom signed the contract this morning.
Tom bu sabah mukaveleyi imzaladı.Tom signed the contract this morning.
Bütün sabahtır burada seni bekliyorum.I've been here waiting for you all morning.
Bu sabah Tom ile konuştum.I talked to Tom this morning.
Tom'la daha bu sabah konuştum.I spoke with Tom just this morning.
Tom Pazartesi sabahı Boston'dan erken ayrıldı.Tom left Boston early Monday morning.
Her sabah işe gerçekten yürüyerek mi gidiyorsun?Do you really walk to work every morning?
Tom bu sabah öldü.Tom died this morning.
Tom bu sabah anlattı bunu bana.It wasn't until this morning that Tom told me that.
Tom bu sabaha kadar bana bundan bahsetmemişti.It wasn't until this morning that Tom told me that.
Tom ve Mary neredeyse her sabah birlikte okula gidiyorlar.Tom and Mary go to school together almost every morning.
Tom ve Mary, John'u bu sabah otobüsü beklerken gördüklerini söylediler.Tom and Mary said that they saw John waiting for the bus this morning.
Tom bu sabah geri döndü.Tom got back this morning.
Pazartesi sabahına kadar bekleyemem.I can't wait until Monday morning.
Tom'un bu sabah ayrıldığını duydun mu?Did you hear Tom leave this morning?
Pazartesi sabahından beri Boston'dayım.I've been in Boston since Monday morning.
Neredeyse her sabah duş alırım.I take a shower almost every morning.
Tom bu sabah erken ayrıldı, bu yüzden şu an Boston'da olmalı.Tom left early this morning, so he should be in Boston by now.
Dün sabah cüzdanımı kaybettim.I lost my wallet yesterday morning.
Seni yarın sabah arayacağım.I'll phone you tomorrow morning.
Bunu her sabah yapar mısın?Do you do that every morning?
Dün sabah uyuya kaldım.I overslept yesterday morning.
Bu sabah kahve içtin mi?Did you drink coffee this morning?
Tom bu sabah geç geri döndü.Tom got back late this morning.
Dün sabah kahvaltıda tost yedin mi?Did you have toast for breakfast yesterday morning?
Dün kahve içmedim ama bu sabah içtim.I didn't drink coffee yesterday, but I did this morning.
Sabahleyin genellikle saat kaçta evden çıkıyorsun?What time do you usually leave your house in the morning?
Bu sabah yataktan çıkman zordu, değil mi?It was hard for you to get out of bed this morning, wasn't it?
Şimdi bunu yapmak için zamanım yok, ama yarın sabah biraz zamanım olmalı.I don't have time to do that now, but I should have some time tomorrow morning.
Tom her sabah arabasını yıkar.Tom washes his car every morning.
Seni yarın sabah uyandıracağım.I'll wake you up tomorrow morning.
Tom her sabah yulaf ezmesine bir yemek kaşığı keten tohumu ekler.Tom adds a tablespoon of ground flaxseeds to his oatmeal every morning.
Bu sabah neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I almost got hit by a car this morning.
Bu sabah çıkarken televizyonu açık bırakmışsın.You left the TV on when you left this morning.
Tom dün sabah evime uğradı.Tom came by my house yesterday morning.
Tom ve Mary yarın sabah ayrılacaklar.Tom and Mary are going to leave tomorrow morning.
Tom sabahtan akşama kadar çalıştı.Tom worked from sunup to sundown.
Tom telaşlı bir sabah geçirdi.Tom had a hectic morning.
Bu sabah saçımı kestim.I cut my hair this morning.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod