sabıka ile cümle

sabıka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Polis sabıkalının nerede olduğunu buldu.The police found out where the criminal lived.
Sabıkalı rehinelerin gitmesine izin vermedi.The criminal didn't let the hostages go.
Tom'un sabıka kaydı sadece iki sarhoş sürücü celbinden oluşuyor.Tom's criminal record consists of only two drunken driving citations.
Tom'un bir sabıka kaydı olduğunu biliyor muydun?Did you know that Tom has a criminal record?
Tom'un sabıkası var.Tom has a criminal record.
Tom'un bir sabıka kaydı yok.Tom doesn't have a criminal record.
Bir sabıkalı mısın?Are you a criminal?
Tom Mary'nin bir sabıkalı olmadığını biliyordu.Tom knew Mary wasn't a criminal.
O bir sabıkalı.He's an ex-con.
Ben bir sabıkalı değilim.I'm not a criminal.
O bir sabıkalı değil.She's not a criminal.
Bir sabıkam var.I've got a criminal record.
Tom aranan bir sabıkalı.Tom is a wanted criminal.
Tom sabıkalı.Tom is an ex-con.
Sabıka kaydın var mı?Do you have a criminal record?
Tom sabıkalı değil.Tom is not a criminal.
İlk tanıştığımızda Tom'un bir sabıkalı olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was a criminal when I first met him.
Tom'un sabıka kaydı var mı?Does Tom have a criminal record?
Biz onun sabıka kaydını araştırdık.We have investigated his criminal record.
Sabıka kaydı sorgulaması yaptın mı?Did you do a background check?
Dan'in Meksika'da bir sabıka kaydı vardı.Dan had a criminal record in Mexico.
Tom'a bir sabıkalı olduğunu söylemedin, değil mi?You haven't told Tom you're an ex-con, have you?
Ben bir sabıkalıydım.I was a criminal.
Tom'un sabıka kaydı yok.Tom has no criminal record.
Tom'un sabıka kayıtları yok.Tom has no criminal record.
Ne cüretle bana sabıkalı diyorsun?How dare you call me a criminal?
Ben bir sabıkalı oldum.I became a criminal.
Leyla'nın sabıka geçmişi vardı.Layla had a criminal history.
Leyla'nın kendi kolundan daha uzun bir sabıka kaydı var.Layla has a criminal record longer than her arm.
Sabıka kaydım yok.I don't have a criminal record.
Sabıkam yok.I don't have a criminal record.
Bir sabıka kaydım var.I have a criminal record.
Sabıka kaydında yalnızca iki kez alkollü araç kullanmaktan vukuatı var.His criminal record consists of only two drunken driving citations.
Tom'un hırsızlıktan sabıkası var.Tom has a criminal record for theft.
Ben de çok basit bir portre serisi yapmaya karar verdim, sabıka fotoğrafları bi' nevi.So I decided to make a series of very simple portraits, mugshots if you will.
Eğer kolay olsaydı, bugüne kadar çoktan ortak sabıka kaydı kontrolleri yapılıyor olurdu.If it were, we'd already have universal background checks.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.These were criminals, thugs, dangerous, destroying their own environment.
Sabıkası yok !His record is clean
Benim sabıkam var!I have a record!
Sabıka kaydıma bakabilirsiniz.You can check my record then.
Ama daha önce bir sabıkan olmadığı içinYet, since you've done yourjob well before,
Sanat severlerin tümü basın manşetlerinin Milsom'un sabıka kaydını öne çıkarmasını onaylamadı:Not all art lovers appreciated the many media headlines that focused on Milsom's criminal record:
Eski sabıkaları olanlar ülkeye giremeyecek.Those with prior convictions will be unable to enter the country.
Örgüt, sabıkası olan başvuru sahiplerine vatandaşlık verilmemesi gerektiğini iddia ediyor.They claim that applicants with a criminal activity record should be refused citizenship.
Cengiz, "Bu adayların, seçilmelerine engel oluşturan sabıka kayıtları olduğunu söylüyorlar."They say these candidates have criminal records, preventing them from being elected.
Film, Potter'ın sabıka fotoğrafı çekilmesi ile biter.The film closes with Potter getting his mugshots taken (which he actually seems to enjoy).
Matthew Francis Nolan adında sabıkalı bir abisi ve Jonathan adında bir kardeşi vardır.У него есть старший брат, Мэтью Фрэнсис Нолан, осуждённый преступник и младший брат Джонатан.
Tom'un bir sabıka kaydı yok.Tom não tem um registro criminal.
Matthew Francis Nolan adında sabıkalı bir abisi ve Jonathan adında bir kardeşi vardır.Ma starszego brata, Matthew Francisa Nolana, skazanego przestępcę, i młodszego brata, Jonathana.
Sabıkalı olduğu için daha kıyıda köşede kalmış işlere bakmaktadır.그는 항변을 묻는 자리에서 건방진 태도로 되려 감옥에 갇히게 됐다.
Sabıkalılara ait olan bölüm (Regelvollzug), 845 kişilik kapasiteye sahiptir.Prevzgojni dom ima kapaciteto 68 obsojencev.
Ben de çok basit bir portre serisi yapmaya karar verdim, sabıka fotoğrafları bi' nevi.Alors j'ai décidé de faire une série de portraits très simples, des mugshots, si vous voulez.
Ben de çok basit bir portre serisi yapmaya karar verdim, sabıka fotoğrafları bi' nevi.Așadar am decis să fac o serie de portrete simple, poze de identitate dacă vrei.
Ben de çok basit bir portre serisi yapmaya karar verdim, sabıka fotoğrafları bi' nevi.Así que decidí hacer una serie de retratos sencillos, fotos de archivo por así decirlo.
Ben de çok basit bir portre serisi yapmaya karar verdim, sabıka fotoğrafları bi' nevi.Così ho deciso di fare una serie di ritratti molto semplici, simili a delle foto segnaletiche.
Ben de çok basit bir portre serisi yapmaya karar verdim, sabıka fotoğrafları bi' nevi.Daher entschied ich mich, eine Serie einfacher Porträts zu machen, Schnappschüsse sozusagen.
Ben de çok basit bir portre serisi yapmaya karar verdim, sabıka fotoğrafları bi' nevi.Dus ik besloot een serie heel simpele portretten te maken, politiefoto's als je wil.
Ben de çok basit bir portre serisi yapmaya karar verdim, sabıka fotoğrafları bi' nevi.그래서 저는 정말 간단한 얼굴 사진들을 찍기로 했습니다. 증명사진 같은 것들 말이죠.
Ben de çok basit bir portre serisi yapmaya karar verdim, sabıka fotoğrafları bi' nevi.Odločila sem se narediti serijo zelo preprostih portretov, kot nekakšne policijske fotografije.
Ben de çok basit bir portre serisi yapmaya karar verdim, sabıka fotoğrafları bi' nevi.Por isso decidi fazer uma sequência de retratos muito simples, como os da prisão, se quiserem.
İlgili Sayfalar