Uçak yaklaşık 21.000 uçuş ve 56.000 saatlik uçuşla hizmet göstermişti.A aeronave tinha acumulado 56 000 horas de voo em quase 21 000 voos.
Konser, Kasım 2001'de iki saatlik bir yayınla CBS kanalında gösterildi.O show foi ao ar na CBS em novembro de 2001, como um especial de televisão de duas horas.
Ağustos ayında Mountain grubu Woodstock Festival’da bir saatlik konser verdi.Em agosto, o grupo — que a esta altura se chama Mountain — tocou um set de uma hora no Festival de Woodstock.
Final iki saatlik özel özet bölüm ile başladı ve iki buçuk saatlik final ile devam etti.A reunião durou aproximadamente duas horas e meia, culminando com o término do conflito.
Her yarım saatlik karikatürden 15 dakikalık iki öykü hazırlandı.A cada programa tinha 2 histórias de meia hora.
Bu iki şehir arasındaki 6-7 saatlik yolculuk süresini 3 saat 30 dakikaya indirmiştir.Esta estrada encurtou a viagem entre as duas cidades de duas horas para apenas 40 minutos.
Şöyle oldular: "Taaaaamaaaam - üç saatlik bir romantik epik mi?Seu lema foi: "Three Year Anniversary Spectacular".
27 Temmuz tarihinde iki taraf için geçerli 12 saatlik ateşkes ilan edildi.Em 11 de junho foi exibida um compacto de quase duas horas de duração.
Ialá dört saatlik sorunun ardından eylemine son vermiştir.Eles terminaram (e voltaram) nada menos que quatro vezes.
1999 yapımı bir saatlik mockumentary Larry David: Curb Your Enthusiasm'a dayanır.Alles begon met een HBO-special uit 1999, getiteld Larry David: Curb Your Enthusiasm.
24 saatlik gösterimde, gün geceyarısı 00:00'da ve günün son dakikası da 23:59'da başlar.In de 24-uurstijdsindeling begint een nieuwe dag om 0:00:00 en eindigt deze om 23:59:59.
27 Temmuz tarihinde iki taraf için geçerli 12 saatlik ateşkes ilan edildi.Op 6 juli werd vanwege het Suikerfeest een wapenstilstand van 72 uur afgekondigd.
Ialá dört saatlik sorunun ardından eylemine son vermiştir.Zij wilden graag hun termijn van vier jaar uitzitten.
35 saatlik müzik kaydettiler, hatta bazı şarkılar kısaltılmadan önce "bir saat 10 dakika" uzunluğundaydı.Enkele nummers duurden "een uur en 10 minuten" voordat ze ingekort werden.
Onun popülaritesi nedeniyle de birçok yeni remix ve birkaç saatlik versiyonlar yapılmıştır.Door zijn populariteit zijn er veel nieuwe remixen en covers gemaakt, sommigen wel urenlang.
Mikrobiyoloji: Her hafta 5 saatlik teoriğin yanında 2 saatlik pratik dersi olur.Hij gaf vijf dagen in de week biologieles, twee lezingen per dag.
Bir ölüm söz konusu olduğunda, ceset yakılmadan önce 48 saatlik bir bekleme süresi vardır.Binnen 48 uur van de ondertekening van dit akkoord dient een staakt-het-vuren van kracht te worden.
Üç sezon yayınlanan kısalar, daha sonra yarım saatlik televizyon şovu olarak Simpsonlar'a uyarlandı.Hier werden een paar songs geboren die een half jaar later op Fly Pilot Fly zullen verschijnen.
Uyumakta olan birinin 6 saatlik uykusunu görüntülüyordu.Een vierde persoon lijkt te slapen.
Fakat, bu stok nehrin en az birkaç saatlik ortalama debisine karşılık düşer.Langs Petite-Somme stroomt het riviertje de Somme.
3 saatlik tek bir seferde uçak 82,000 TL yakıt masrafı yapmaktadır.Het schip verbruikt per dag zo'n 80 ton stookolie.
En az bir saatlik toplam uçuş takati gereklidir.Het betrof korte missies met een totale vluchtduur van ongeveer een week.
1886 - ABD'nin Chicago kentinde işçiler 8 saatlik iş günü için genel greve gittiler.1886 – Kulminacja strajku robotników w Chicago w kampanii na rzecz 8-godzinnego dnia pracy.
Ağustos ayında Mountain grubu Woodstock Festival’da bir saatlik konser verdi.W sierpniu grupa zagrała na festiwalu w Woodstock.
Bu bölgelerde gün saatinde, 12 saatlik zaman gösterimi kullanılır.Dzień i noc w tej strefie trwa w przybliżeniu 12 godzin.
Bu alanlar yılda ortalama 2,500 saatlik güneş ışığı absorbe etmektedir.W górach odnotowujemy średnio 2,5 godziny słońca na dzień.
72 saatlik bir kesintiye karşı dayanabilir.Może się tak unosić przez 72 h.
27 Kasım 1989'da, ülke çapında tüm herkresin katıldığı iki saatlik iş bırakma eylemi yapıldı.W spektakularnej akcji 27 września zatrzymano wszystkich w ciągu kilku godzin w różnych punktach kraju.
İngiltere'nin güneşli Güney Sahilinde ve Londra'ya yalnızca bir saatlik mesafede bulunur.Leży w połowie drogi między Londynem a południowym wybrzeżem Anglii.
24 saatlik gösterimde, gün geceyarısı 00:00'da ve günün son dakikası da 23:59'da başlar.I 24-timmarsnotering börjar dagen vid midnatt 00:00, och sista minuten på dagen börjar klockan 23:59.
Bu DVD'de ayrıca Deliverance ve Damnation'ın kaydıyla ilgili bir saatlik bir film de vardır.Dessutom innehåller Lamentations en timslång dokumentär om inspelningen av Deliverance och Damnation.
30 saatlik yörünge perioduna rağmen batıda batışı 2,7 gün tutar ve doğması da uzun sürer.Trots att omloppsbanan är på endast 30 timmar tar det 2,7 dagar innan den går ner i väster.
Çoğu ülkede bilgisayarlar öntanımlı olarak zamanı 24 saatlik gösterir.De flesta program har som standard att visa tidsstämplar i 24-timmarsformat.
Her bölüm yarım saatlik zaman aralığını dolduracak şekilde 22 dakika sürmektedir.Varje avsnitt är 22 minuter långt, för att fylla ett halvtimmesblock inklusive reklam.
En az bir saatlik toplam uçuş takati gereklidir.Flygning med precision på en cirka en timme lång flygning.
3,5 - 4 saatlik tren yolculuğu ile ulaşılır.En resa till Lissabon tar cirka 3,5-4 timmar med tåg eller buss.
1960’a kadar EDVAC sekiz saatlik hatasız çalışma ortalamasıyla günde 20 saatin üzerinde sürekli çalışıyordu.För att få TGL måste man arbeta minst åtta timmar i veckan.
22 Aralık'ta USA Network'te programın iki saatlik versiyonu yayınlandı.Den 22 januari 2008 släpptes en remastrad version av albumet i USA.
Buna rağmen 12 saatlik bir çabayla, zorlukla da olsa, iki gemi de Korfu Limanı'na ulaşabildi.Тільки через 12 годин обидва есмінця вдалося привести в гавань Корфу.
22 Aralık'ta USA Network'te programın iki saatlik versiyonu yayınlandı.Наразі знято 22 сезони американської версії програми.
Oyunun son saatlik bölümü en az 20 over içermek zorundadır.Остання година гри повинна включати не менш як 20 оверів.
Bir saatlik müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Під час цвітіння акації не могли від неї відірватися.
Fakat, bu stok nehrin en az birkaç saatlik ortalama debisine karşılık düşer.Озеро сполучається із річкою Аканьяру під час повеней через проміжне дно приблизно двічі на рік.
Motor 35000 saatlik uçuş deneyimi ile dikkat çekmektedir.Понад 3 500 годин пілотування реактивних літаків.
Yani filmin 1 saatlik kısmı kayıptır.Тож 1 години фільму не вистачає.
5½ saatlik film seks düşkünü bir kadının gençliğinden orta yaşa kadar olan yaşamını anlatır.Tento čtyřhodinový film popisuje život ženy závislé na sexu od jejího mládí až do středního věku.
Ziyareti gerçekleştirmek için, 3 saatlik bir ateşkes ayarladı .Během tříhodinové návštěvy bylo vyhlášeno příměří.
Bu iki şehir arasındaki 6-7 saatlik yolculuk süresini 3 saat 30 dakikaya indirmiştir.Cesta mezi městy se zkrátila ze 3 hodin na 30 minut.
Borgen (Danca söyleyişi: ) bir saatlik politik drama televizyon dizisi.Vláda (v dánském originále Borgen) je dánský politicko-dramatický televizní seriál.
Bir ölüm söz konusu olduğunda, ceset yakılmadan önce 48 saatlik bir bekleme süresi vardır.Název vypovídá, že jim zbývá pouze 48 hodin, aby vyřešili nějaký závažný zločin.
66 watt saatlik bir pille çalışır.Účinkoval jako bubeník na nejméně 66 albech.
Bir saatlik müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Nebyli jste se mnou schopni bdět ani jednu hodinu.
26 yarım-saatlik bölümler yapılmıştır, uzun hikâyeli bölümleride vardır.Seriál má 26 půlhodinových dílů.
Benioff ve Weiss dizinin sonuyla alakalı; "En başından beri biz toplam 70 saatlik bir dizi istiyorduk.Weiss a Benioff řekli: „Diskutovali jsme o Confederate po celá léta, původně jako koncept celovečerního filmu.
Geleneksel Zaman Bankalarında bir insanın bir saatlik emeğinin karşılığı diğer herhangi birininkine eşittir.Člověkoden znamená čas odpovídající práci jedné osoby po dobu jednoho pracovního dne.
Motorlu teknelerle birkaç saatlik gezintiler organize edilebiliyor.Po hladině se konají vyhlídkové jízdy motorovou lodí.
350 saatlik filmi iki saate indiriyorduk.Tăiam 350 de ore de film la doar două.
Bağlantılar 30 dakikalık, saatlik veya iki saatlik aralıklarla sunulmaktadır.Conexiunile sunt oferite la fiecare 30 de minute sau la intervale de două ore.
Şöyle oldular: "Taaaaamaaaam - üç saatlik bir romantik epik mi?Cameron a spus, „Ei erau ceva de genul, 'Oooooohkaaaaaay – un film romantic de trei ore?
Verçenik yaylasından 3 saatlik yürüyüşle ulaşılmaktadır.Realizează o emisiune TV de peste trei ore la postul TVRM.