Ana içeriğe geç
Sözlük

saatler ile cümle

saatler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama aslında bunun hakkında saatlerce konuşulabiliriz.Но можем да говорим с часове.
Ama aslında bunun hakkında saatlerce konuşulabiliriz.Но мы можем говорить об этом часами.
Ama aslında bunun hakkında saatlerce konuşulabiliriz.אבל אנחנו יכולים לדבר עליו שעות.
Ama aslında bunun hakkında saatlerce konuşulabiliriz.ولكننا نستطيع التحدث عنها لساعات
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.Ale zároveň je problém, že fotosyntéza může probíhat jen přes den.
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.그러나 동시에, 광합성은 밤에 일어나지 않는다는 문제가 있습니다
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.Pero al mismo tiempo, el problema es fotosíntesis sólo puede ocurrir durante el día.
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.Tetapi pada saat yang sama, masalahnya adalah bahwa fotosintesis hanya dapat terjadi pada siang hari.
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.Z drugiej strony, fotosynteza może zachodzić tylko w ciągu dnia. Nawet reakcje fazy ciemnej.
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.Но в същото време проблемът е, че фотосинтезата може да протича само денем.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Ale 9 na 10 dotyczyło trzęsienia.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Ale 9 z 10 během prvních hodin.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.De a tíz közül kilenc az első néhány órában.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Dennoch, neun von zehn in den ersten Stunden.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.또한 반나절 안에, 모금 사이트들이 올라왔죠.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Maar negen van de 10 die eerste uren.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Mais 9 sur 10 au cours de ces premières heures.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Namun itulah sembilan dari 10 pada jam-jam pertama.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Pero nueve de los 10 en esas primeras horas.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.(Risos) Mas eram nove em dez nas primeiras horas.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Vendar devet izmed 10 linkov v prvih urah po potresu.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi. Yarım gün içinde bağış siteleri kuruldu.Dar 9 din 10 in acele prime ore, si in jumatate de zi, situri pentru donatii erau gata.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi. Yarım gün içinde bağış siteleri kuruldu.E in una mezza giornata i siti per le donazioni hanno spopolato con contributi da ogni parte del mondo.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Αλλά 9 στους 10 στις πρώτες ώρες.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Но 9 из 10 были о землетрясении.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.Но девет от десет в онези първи часове.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.אבל 9 מתוך 10 בשעות הראשונות.
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.وفي خلال نصف يوم مواقع التبرعات قد رفعت
Ama ilk saatlerde on bağlantının dokuzu depremle ilgiliydi.そして半日もせずに 募金サイトが立ち上がりました
Ancak saatler ve cetveller, insanların icat ettiği şeyler.Но линията и часовникът са човешки изобретения.
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Cậu không biết là mẹ tôi ngày nào cũng ngủ trễ vì đợi mở cửa cho cậu à?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Du vet kanske inte att min mamma gå å lägger sig sent varje dag så att hon kan öppna dörren för dig?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Je wist niet dat mijn moeder elke dag laat naar bed gaat zodat ze de deur voor jou kan openen.
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Kamu tahu tidak ibuku jadi telat tidur setiap hari supaya dia bisa membukakan pintu untukmu?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.널 문 열어준다고 어머니 매날 늦게 주무신다는 거 몰라?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Nevieš, že moja mama stojí pri dverách a čaká, kým neprídeš?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Nie wiesz że mama codziennie siedzi do późna i czeka aż przyjdziesz żeby móc otworzyć Ci drzwi?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Non lo sai che ogni sera mia madre va a letto tardi per aprire la potra a te?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Nu stiai ca mama se culca tarziu in fiecare seara, deoarece vrea sa-ti deschida usa?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Tu ne savais pas que ma mère se couche tard pour ouvrir la porte à ton retour ?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Vidste du ikke, at min mor går sent i seng hver dag, så hun kan åbne døren for dig?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Το'ξερες ότι η μαμά μου πάει για ύπνο αργά κάθε μέρα γιατί σε περιμένει να σου ανοίξει την πόρτα;
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Не знаеш ли, че майка си ляга късно всяка вечер, за ди ти отвори вратата?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.Ты знала, что ради того, чтобы открыть тебе дверь, мама каждый день ложится очень поздно?
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.את לא ידעת שאמא שלי הולכת לישון מאוחר כל יום, ככה שהוא תוכל לפתוח לך את הדלת
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.انتي لا تعلمين ذلك امي تذهب للنوم في وقت متاخر كل يوم لكي تفتح الباب لكي
Annem sana kapıyı açabilmek için her gece geç saatlerde uyuyor.わかってるわよ
Anya kadar veriml olmadığı için, onunla birlikte biraz daha uzun sürüyor. . 8 saatlerini alıyor.Anya만큼 효율적으로 일하지 못하기 때문에 약간 더 오랜 시간인 8시간이 걸린 것입니다
Anya kadar veriml olmadığı için, onunla birlikte biraz daha uzun sürüyor. . 8 saatlerini alıyor.Но Бил няма същата продуктивност като Аня, значи ще им трябва малко повече време Трябват им 8 часа
Anya kadar veriml olmadığı için, onunla birlikte biraz daha uzun sürüyor. . 8 saatlerini alıyor.انه ليس فعالاً كآنيا، لذا تطلب منه الامر وقتاً اطول حيث استغرق 8 ساعات
Aralıksız uzun saatler programlama yaptığımızda Bakış açımızı daraltmaya meğilleniriz.Wenn wir für mehrere Stunden programmieren, neigt unsere Perspektive zu verengen.
Aralıksız uzun saatler programlama yaptığımızda Bakış açımızı daraltmaya meğilleniriz.Мы начинаем сужать перспективы Когда мы программируем много часов подряд.
Arama saatleriEl servicio telefónico atiende:
Arama saatleriMån–fre 8–21
Arama saatleri Pazartesi-Cuma 8.00-21.00Horaires de la permanence téléphonique
Arama saatleriЧасы работы консультации по телефону:
Arama saatleriالخدمة الهاتفية متاحة:
Arama saatleri公共服务开放时间:
Arkadaşları Herbie'yi son saatlerinde ziyarete geliyorlar.[Narratore]
Arkadaşları Herbie'yi son saatlerinde ziyarete geliyorlar.В последните си часове Хърби е посетен от своите приятелите.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod